‘MİT tırları davası’nda ceza yağdı

MİT tırlarının durdurulması davasında yargılanan 27 sanık 1 yıl 10 ay 15 gün ile ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme başkanı, tutuklu sanıklardan Ömer Arık’ı “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse, Süleyman Gürbüz ve Mehmet Cevher Koyuncu’yu “silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etme ve açıklama” suçundan 34’er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde 1 Ocak 2014’te MİT tırlarının durdurulması olayında jandarmaya ihbarda bulunduğu belirlenen ve saklandığı hücre evinde yakalanan FETÖ sanığı Mustafa İlhan’a da “silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etme ve açıklama, resmi belgede sahtecilik” suçlarından 30 yıl 5 ay hapis cezası verildi.

Sanıklardan Hasan Bektaş ise “silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etme ve açıklama” suçundan 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

“Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etme ve açıklama” suçlamasıyla yargılanan sanık Özgür Yalçın da 10 yıl hapse mahkum edildi.

Heyet, 21 sanığa da “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün ile 8 yıl 9 ay arasında değişen hapis cezaları verdi.

Ne olmuştu?

19 Ocak 2014’te Suriye’ye giden 3 tır, önce Hatay’da ardından Adana’da savcılık emriyle yapılan bir jandarma-polis operasyonuyla durdurulmuştu. Gelişmeyi haberleştiren ilk yayın organı Radikal gazetesi olmuştu.

Yetkililerden gelen ilk açıklamalar, tırlardaki malzemenin devlet sırrı olduğu yönüne oldu.

Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan olayın arkasında ‘paralel yapının bulunduğunu’ söyledi:

“Savcı, benim iznim, Adalet Bakanlığı’nın haberi olmadan böyle bir müdahalenin içine giremez. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın ne getirip ne götürdüğüne bakamaz.”

Olayın hemen ardından ve sonrasında ilerleyen süreçlerde, tırların durdurulması ile ilgili savcı, asker ve polisler hakkında soruşturma başlatıldı.

Süreç içinde bazı savcı, asker ve polislerin görev yerleri değiştirildi, bazıları açığa alındı, bazıları ise tutuklandı.

21 Ocak 2014’te Aydınlık gazetesi, söz konusu tırlarda cephane taşındığını öne süren bir haber yayımladı.

29 Mayıs 2014’te Cumhuriyet gazetesi “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” manşetiyle çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘casusluk faaliyeti’ diye tanımladığı habere tepki gösterdi ve “Bu casusluk faaliyetinin içine o gazete de girmiştir. Haberi yapan bedelini ağır ödeyecek” dedi.

Soruşturma kapsamında gazetenin genel yayın yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilcisi Erdem Gül, 26 Kasım 2015’te tutuklandı.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 26 Şubat 2016’da, iki gazetecinin haberleri nedeniyle tutuklanmasını ‘hak ihlali’ olarak değerlendirmesi üzerine, Dündar ve Gül 92 günlük tutukluluk ardından tahliye edildi.

Ardından haberin kaynağı olduğu gerekçesiyle Enis Berberoğlu hakkında soruşturma başlatıldı.

Haziran 2017’de 25 yıl ceza alan Berberoğlu tutuklandı. Ardından cezası 5 yıl 10 aya çevrildi. Yargıtay kararıyla milletvekili olduğu için Eylül 2018’de tahliye edildi. Haziran 2020’de milletvekilliği düşürülünce gözaltına alınan Berberoğlu, nisan ayında çıkan infaz yasası kapsamında serbest bırakıldı.

Anayasa Mahkemesi, 17 Eylül’de Enis Berberoğlu’nun bireysel başvurusunu karara bağladı ve “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı” ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine oy birliğiyle karar verdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.