Muhalefete muhalefet…

PAYLAŞ

mutlaka karşı tarafta bir arızadan veya mektup kutusunun dolu olmasından dolayı yazım gitmiyor ve geri geliyor…


Bu çok basit bir konu gibi görünebilir ama, bu internet adresi Cumhuriyet Halk Partisi’nin adını taşıdığı halk ile ilk buluşma noktası olması gereken, belki halkın dertlerini dinleyebileceği, belki de umulmadık akıllar alabileceği, en önemi feedbackleri, en sağlıklı kamuoyu yoklamalarını, en geniş kıyas bilgisini edinebileceği ve kendi ürün konumlandırma tanımını en net şekilde yapabilmesini sağlayacak bir kaynak, bir köprü, bir kanal… CHP’nin hantal genetik yapısının, tutucu, kuralcı ve asla dinamik olamayan duruşunun teknolojinin nimetlerini dahi dışlayabilecek kadar çağdan kopuk olduğunun yansımasıdır bu kayıtsızlık…


Ve bu algı kanalı, aynen CHP’nin, hayatı algılayış ve yorumlayış nosyonunda olduğu gibi, antisosyalliğin sürüklediği antidemokratlıkların alüvyonları ile kapalıdır… Denizin yolu tıkalıdır… Denize ulaşım tıkalıdır ve kulakların tıkalı vaziyette durduğunun ve halktan ne kadar kopuk olduğunun ey yalın göstergesidir bu hayati ihmal… Ve daha da ağır bir yorumla halka pek de itibar etmediğinin açık beyanıdır… Bu partide, ne yazık ki geçen çağdan kalmışlığın kalın örtüsü iktidar olarak galebe çalar… O zaman da koyunun olmadığı yerde keçi yer bitirir yeşillikleri, yeşil sermaye yeşillenir öz kaynaklarımıza ve zamanı çalar başka bir iktidar…


İşte özetle bunun içindir meydanın boş kalması ve tehlikenin giderek daha da yaklaşması… İşte temelde bu kafa yüzündendir ülke sorunlarına kalıcı çözüm önerileri üretmeden ıskalanan tekdüze, mekanik ve müzmin muhalefetçiliğin inandırıcı olamaması… Kayıtsız kalmaktan bile daha verimsiz, göstermelik yaklaşımların ve sığ irdelemelerin kısır döngüleri içinde tek başına iktidarı asla yakalayamama nedenlerinin, halka bir türlü potansiyel iktidar liyakatinde görünemeyişin, hatta çarpıcı bir muhalefet güveni vermeyi bile beceremeyişin hazin kaynağıdır bu kronik atalet…


Kendi parti içi demokrasi sınavlarında halk nezdinde defalarca sınıfta kalan bu partinin Cumhuriyeti kuran parti olması sıfatıyla, çağın hızına en etkili şekilde ayak uyduruyor olması gerekmez mi? Ama bu parti ne yazık ki Cumhuriyetin ilan edildiği yıllarda kalmıştır hala… Devletin tüm birimlerinin , laik cumhuriyetin tüm kalelerinin tehlikeli ellere bırakılmasında, bu güzelim memleketin son 5 yılda, 100 yıl geriye gitmesinde, dış dünyaya karşı, itibarın ve saygınlığın yitirilmesinde en az akepe kadar payı vardır bu zihniyetin… Baykal’ın şu anda ters falso ile ve kontra tahriklerle körüklemeye çalıştığı ve medet umduğu tek strateji, RTE’nin Cumhurbaşkanı olması… Ki bu suretle akepe zayıflar da seçimlerde üç beş puan fazla kaparız ucuzluğuna güveniyor halkın ve kendisinin bilek gücü yerine…


Koskoca ülke nasıl genç ve nitelikli lider adayları üretme konusunda kısırsa, CHP’de aynı rolleri aynı baş aktörlerle oynayarak halkı sıkacak kadar durağan ve muhalefeti peşinen kabullenmiş görünüyor… Hiç heyecan veremiyor… Kitleleri arkasına alamıyor, önüne katamıyor… Alternatif olabilecek güçte  ve canlılıkta görünemiyor… İnsan evrimindeki en handikaplı yaşam dilimi, durgun zaman sendromunun esiri olmaktır… Hani insan hiç bir şey üretmez, hiç bir fikir yaratmadığı gibi, hiçbir fikre katılmaz, hiç bir gelişim göstermeden yıllarını harcar ya, işte CHP’nin durumunun bundan hiç bir farkı yok… Hata yapıp silkinme şansı bile yok, çünkü hiç bir şey yapmayan, hata da yapmaz zaten…


Liderinin tek santrafor olarak kişisel oynaması, tribün popülistliğini çok sevdiği gibi, bunu çok iyi kamufle etmesi bile zarardır bu partiye… “ Protokolde az da olsa söz sahibi olayım, lider kalayım da, aman memleket sorunlarına bulaşmadan, başıma iş almadan işi götüreyim… “ mantığıdır yerinde saydıran Cumhuriyet Halk partisine, Cumhuriyete ve de halka…


Bir türlü gerçek ve geniş anlamda halkla bütünleşik olamayıp antipati yaratması, somut çözümler yerine geleneksel tavırlarla, afaki çıkışlarla, hedefsiz ve plansız muhalefet yapması, takım oyunu kavramının gelişmemiş olması bırakın geniş halk kitlelerinden uzaklaşılmasını, kendimi bildim bileli CHP’li olan beni bile partimden soğutmakta…


Peki kime oy atacağız ? Kim kurtaracak ülkeyi  yaklaşan tehlikeden ?


İLAVE : Ve bu yazımı chpbim@chp.org.tr adresine de gönderdim, gazete ve dergilerimle birlikte… İşte gelen geri dönüş cevabı aşağıda…


Your message cannot be delivered to the following recipients:


  Recipient address: chpbim@chp.org.tr
  Reason: Over quota


 

CEVAP VER