Murdoch Skandalı?

Murdoch Skandalı?

0
PAYLAŞ

DERLEYEN: FARUK ESKİOĞLU

Rupert Murdoch’a bağlı muhabirlerin haber üretmek için bazı telefonları polise rüşvet vererek ya da özel detektifler tutarak dinlediği iddia ediliyor.

Murdoch’a bağlı News of the World gazetesinin cinayete kurban giden bir genç kızın telefon mesajlarını okuduğu ve Londra’daki intihar eylemlerinde ölenlerin yakınlarının telefon konuşmalarını gizlice dinlediği iddialarının su yüzüne çıkması kamuoyunda büyük öfke yaratmıştı. Rupert Murdoch, 168 yıllık tarihi olan News of the World’u ani bir kararla kapatarak öfke dalgasını dindirmeye çalışsa da, telekulak skandalı dinmedi.

Soruşturmalar News of the World’un 2000-2003 yılları arasında bir kaç dinleme olayının ötesinde polise rüşvet vererek dört bine yakın kişinin telefonlarını dinlediğini ortaya çıkardı.

BAŞBAKAN’IN BİLGİLERİNİ BİLE DİNLEMİŞ

Eski başbakan Gordon Brown, çocuğunun hastalığına ilişkin bilgisayar sisteminde yer alan sağlık raporlarına ve şahsi banka bilgilerine Murdoch’a bağlı iki başka gazete tarafından gizlice erişildiğini gündeme getirildi.

Skandalı 3 büyük partinin kararıyla bağımsız bir yargıç soruşturuyor… Yargıcın, aynı zamanda daha genel çerçevede medya, siyaset ve polis ilişkisine de bakmasına da karar verildi.

BAŞBAKAN ZORDA

News of the World’un skandalların yaşandığı dönemde genel yayın yönetmeni olan Andy Coulson’un Başbakan David Cameron’un basın danışmanı olarak atanması başbakanı zor durumda bıraktı. Danışmanılk görevinden istifa etmek zorunda kalan Coulson soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ve kefaletle serbest bırakılmıştı.

Telekulak skandalı için tatil öncesinde olağanüstü toplanan parlamentoda sorularını yanıtlayan Başbakan David Cameron, skandala adı karışan gazeteci Andy Coulson’ı işe aldığı için pişman olduğunu söyledi. Cameron “Tabii ki pişmanım ve yarattığı öfke nedeniyle oldukça üzgünüm” diye konuştu.

Başbakan, skandalın halkın medya, polis ve siyasetçilere güvenini sarstığını belirterek, başlatılan iki ayrı soruşturmayla bu güveni yeniden tesis etmeyi amaçladıklarını da belirtti.

Başbakan Cameron, “Eğer Andy Coulson’ın beni yanlış yönlendirdiği kanıtlanırsa kamuoyundan özür dileyeceğim” sözünü de verdi.

İŞÇİ PARTİSİNDEN AĞIR ELEŞTİRİ

Muhalefetteki İşçi Partisi lideri Ed Milliband, Başbakan Cameron’ın danışman olarak atadığı kişi hakkında uyarıldığını ve telekulak kaygılarından haberdar olduğunu, fakat buna rağmen bir önlem almamasının ”felaket boyutlarında” bir hata olduğunu söyledi.

İşçi Partisi, Murdoch medyasıyla arasını bozmak istemeyen David Cameron’ın ciddi yasa ihlallerini görmezlikten geldiğini öne sürdü.

Cameron da, şimdi muhalefette olan eski İşçi Partisi hükümetlerini medyayla ilişkiler konusunda şeffaf olmamakla suçladı.

BASIN NE DİYOR?

İngiltere ulusal basını seçimlerden bu yana Murdoch grubunun yetkilileriyle seçimlerden buyana 26 kez biraraya geldiği açıklanan Başbakan David Cameron’un verdiği yanıtları tatmin edici olmadığı ortak görüşünde birleşti.

Independent manşetinden, Murdoch kablolu yayın ağı BSkyB’nin satışı konusunda neler konuşulduğunun gizemini koruduğunu öne sürdü….

The Guardian’da başbakanın yanıt bekleyen sorularla tatile gittiğini belirterek yaşanan sürecin başbakanın karar verme yeteneğini de sınadığını yazdı…

MURDOCH’UN AVUSTRALYA VE ABD’DE DE BAŞI DERTTE

Avustralya Başbakanı Julia Gillard, Rupert Murdoch’un Avustralya’daki medya kuruluşları hakkında da meclis soruşturması yapacaklarını belirtti. Murdoch’un Avustralya’daki tüm gazetelerin üçte ikisinin sahibi

ABD’de de Murdoch gazeteleri mercek altına alınıyor… Ayrıca News of the World gazetesinin, ABD’deki 11 Eylül saldırılarında ölenlerin yakınlarına ait özel bilgileri temin etmeye çalıştığı yönündeki iddialar üzerine FBI’ın soruşturma açtı. Aralarında Cumhuriyetçi Kongre üyesi Peter King ve Amerikan Senatosu ticaret komisyonu başkanı Jay Rockefeller’in de dahil olduğu birçok siyasetçi, Murdoch’un Amerika’daki gazetelerinin yasadışı dinleme olayına karışıp karışmadığı yönünde incelenmesini istemişti.

DOKUNULMAZLIĞI VARDI?

Murdoch yıllar boyunca ABD’de olduğu gibi İngiliz medyası ve siyasi hayatı üzerinde büyük söz sahibi. Observer’e göre bu nüfuz geçen hafta ilk kez sekteye uğradı… Observer yazarı Henry Porter’a göre de otuz yılı aşkın bir süre boyunca kimse siyasetin Rupert Murdoch tarafından kendi çıkarları için istismar edilmesini sorgulamaya cesaret edemedi…

Lordlar Kamarası’nın İşçi Partili üyesi David Puttnam da siyasi taktikler uygulayan bir medya grubunun hegemonyasıyla demokrasinin zarar gördüğünü öne sürerek Murdoch’un bu amiral gemisinin piyasadan çekilmek zorunda kalmasını “Önümüze çıkan bu fırsatı özgür ve çoğulcu bir medya ortamı yaratmak için değerlendirmeliyiz” diye yorumladı… (Bana göre bu yorum işin aslını anlatıyor.)

The Sunday Telegraph ise önde gelen politikacılarının Murdoch’la ilişkisini değerlendirirken bu Avustralyalı medya baronunun eski başbakan Tony Blair ile kanka olduğunu fakat koltuğun Gordon Brown’a geçmesiyle işlerin değiştiğini öne sürdü. (Haliyle Blair dostluğu muhafazakarları da kızdırmış olmalı)

KARARI KİM VERİYOR

Rupert Murdoch ve oğlu James Murdoch, geçen gün Londra’ya gelerek Parlamento’da ifade verdi.

Telekulak kurbanlarından özür dileyen ve ‘hayatımın en aciz günü’ diyen Murdoch, “Bu fiyaskodan sorumlu musunuz?” sorusuna ‘hayır’ yanıtını verdi ve “Benim güvendiğim ya da belki onların güvendiği insanlar sorumlu” dedi.

Bloomberg’in verilerine göre, Murdoch ailesi, News Corp’un hisselerinin sadece yüzde 12’sine sahip olmasına karşın şirketin tamamını kontrol ediyor. Medya uzmanı Claire Enders, “Şirketin yönetiminde diğer hisse sahiplerinin söz hakkı yoktu. Tüm kararları Murdochlar veriyordu” diyor.

Yüzde 7 hissesi olan Suudi prens Velid bin Tallal da Murdoch’u destekleyerek “yüksek ahlaki değerlerini” övdü.

YANIT BEKLEYEN DİĞER SORULAR…

”News of the World” gazetesinin eski magazin muhabiri Sean Hoare, evinde ölü bulundu. Sean Hoare, itiraflarıyla telekulak ile devletin bağlantısını ifşa etmişti.

Hoare’un zamansız ölümü de yanıt bekleyen sorular arasına katıldı…

BİR CEVAP BIRAK