Üçüncü Dünya Savaşı Başladı (III)

ABD 2016 Başkanlık Seçimleri

Üçüncü Dünya Savaşı üzerine yazdığım serinin üçüncü yazısında Türkiye üzerine gözlemler yapmak niyetindeydim. Okuyucularımızdan gelen yoğun istek üzerine, Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen 2016 Başkanlık seçimi aday adaylarının yarışı süreci konusunda bir makaleyi araya almak durumunda kalıyorum. Cumhuriyetçiler ve Demokratlar’ın aday adaylarının yarıştığı önseçim süreci kıyasıya mücadele ile devam ederken, bu konunun görmezden gelinmesi doğru olmazdı.

Başkanlık seçimlerinde, ABD’de yalnızca Başkan değil, Başkan Yardımcısı da seçiliyor. Bu nedenle, Başkan Yardımcısının ismi de Başkan kadar önemli oluyor. 1792’den bu yana 4 yılda bir gerçekleştirilen Başkanlık seçimleri, her zaman Kasım ayının ilk pazartesi gününü izleyen Salı gününde yapılmaktadır. Böylece, Başkanlık seçimleri, 2-8 Kasım tarihleri arasındaki bir günde Salı gününde gerçekleşiyor. 2016 yılındaki seçim de 8 Kasım 2016 tarihinde gerçekleştirilecek.
ABD seçimleri, gerçekten de yeni dünya savaşına yöne verecek kadar önemli bir gelişme. ABD içindeki gelişmeler ve yeni yönetim, savaşın rotasını tayin edeceğe benziyor. ABD Başkanlık seçiminde önseçim süreci devam ederken, 2 adayın ön plana çıktığını görüyoruz. Son dakika sürprizi yaşanmazsa, Cumhuriyetçilerin adayı iş adamı Donald Trump ve Demokratların adayı eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un olacağı tahmin ediliyor. Bu güçlü isimlerin karşısında ise bazı Vali ve Senatörler şanslarını arıyorlar.

ABD Başkanlık seçimlerinde adayların doğrudan yarışa girmesi değil, adayları seçecek temsilcilerin seçilmesi söz konusu. Seçilen temsilciler, Başkan ve Başkan Yardımcısını seçiyorlar. Başkanlık seçim sonucu, seçim sonrasındaki Ocak ayında ABD Kongresi tarafından onaylanmakta olup seçilen Başkan, 20 Ocak tarihinde Başkan olarak görevini yemin ederek devralmaktadır.

Son seçimler göstermiştir ki, ABD seçimlerinde ülkenin orta gövde bölgesinde Cumhuriyetçiler, Batı sahili ve Kuzey Doğu sahil bölgesinde Cumhuriyetçiler seçimleri kazanmaktadır. 2016 seçimlerinde bu siyasi haritanın değişip değişmeyeceğini de göreceğiz.

ABD Başkanlık Seçimlerinin Önemi

ABD için bu seçimlerin önemi çok büyük. Daha önce 57 kez gerçekleştirilen seçimlerde öne çıkan seçim sonuçları elbette olmuştu. 58. Başkanlık seçimin sonucu ise ABD tarihi açısından değil, dünya tarihi açısından büyük öneme sahip görünüyor. Çünkü ABD seçimleri, Üçüncü Dünya Savaşı’nın yönünü değiştireceği gibi, başta Orta Doğu haritasının şekillenmesi, ABD’nin İslam ülkeleri ile ilişkilerinin biçimi ve Türkiye ile ilişkileri açısından büyük önem taşıyor.

Yazının yayımlandığı tarihte, Demokrat aday olarak Hillary Clinton’un ve Cumhuriyetçi aday Danold Trump’un Başkan adayı olacağına neredeyse kesin olarak bakılmaktaydı. Büyük olasılıkla, bu iki adayın Başkanlık yarışında olacağı tahmin ediliyor.

Demokratların Başkan adayı olması beklenen Hillary Rodham Clinton’un 2008 yılındaki seçimlerde Obama’nın karşısında aday adayı olduğunu, ancak az farkla Başkan adaylığını Obama’ya kaptırdığını hatırlıyoruz. Clinton, ABD eski (67.) Dışişleri Bakanı ve 1993-2001 yılları arasında ABD Başkanlığı yapmış olan Bill Clinton’un eşidir. Clinton, ABD’deki küresel sermayeye yakınlığıyla biliniyor ve başta George Soros olmak üzere ABD’deki küresel sermaye sahiplerinden ve Yahudi cemaatinden büyük destek görüyor.

Donald John Trump, ABD’nin önde gelen işadamlarından birisidir. Trump’ın dedesi, Alman asıllı Amerikalı işadamı Frederick Trump’tır. ABD’deki iç bölünmede WASP (White Anglo-Sakson Protestant) grubunun temsilcisi görünen Trump, İslam karşıtı söylemleri ve “Amerikan milliyetçiliğini” (daha sonra bu kavram konusunda başka bir makale yazacağım) andıran çıkışları ile tanınmaktadır. Çalışan beyaz Amerikalılar ve muhafazakarların desteğini alan Trump’ın büyük olasılıkla küresel sermayenin adayı Clinton ile Başkanlık yarışına gireceği tahmin ediliyor.

ABD’deki temel ayrımda küresel sermayenin ve uzantısı CIA’nın Clinton lehinde; WASP grubu, Pentagon ve çalışan beyaz Amerikalıların oluşturduğu muhafazakâr Amerikalıların ise Trump’ı destekleyeceği görülüyor. Bu süreçte Pentagon ve CIA arasında bir çekişme yaşanacağı da biliniyor. İki Başkan adayından birisinin seçilmesi durumunda ABD dış politikasında bazı önemli değişiklikler olması bekleniyor. ABD’nin İslam ülkelerine karşı tavırlarında ve özellikle Orta Doğu ve Türkiye konusundaki tavırları ise Trump’ın seçilmesiyle yeni bir boyut kazanacaktır. Demokrat Başkan adayı olması beklenen Hillary Clinton ise mevcut ABD politikalarını temsil ediyor ve küresel sermayenin çıkarları doğrultusunda ABD politikalarını devam ettirmeyi hedefliyor.

ABD Başkanlık seçimlerinin sonucu, yeni dünya savaşı ismini verdiğim paylaşım savaşlarında ABD’nin yeni bir politika mı izleyeceği, yoksa mevcut politikalarına devam mı edeceği sorusuna da yanıt verecek.

Serinin diğer yazısını oluşturan sonraki makaleye ertelememin nedeni, okurlardan gelen yoğun istek olduğu kadar, ABD Başkanlık seçimlerindeki adayların netleşmesi açısından zaman kazanmak istemem de etkili oldu. Yeni makalede, dünyada yaşanan paylaşım savaşında Türkiye’nin yeri, önemi ve rolünü değerlendireceğim.

Sağlıkla ve umutla kalın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.