İnci Pirinçcioğlu

2001 yili 17 Aralik’ ta, bu dünyada çok sevdigim bir insani kaybettim. Öylesine buz tutmus bir kara kis günüydü ki , oysa O günese sevdali bir insandi. Bazen ögretmenim, bazen arkadasim, bazen dert ortagimdi, degismez bir gerçek daha vardi, benim ilk isverenimdi VIP TURIZM de çalisarak, ilk kazandigim para O’ nun sayesinde oldu. Kazandigim parami diledigim gibi harcamak zevkini tattim ve çok mutlu oldum, kendime güvenmeyi ögrendim. Inci PIRINÇCIOGLU, herkese, her yasta, her zaman ve her durumda ögretmeyi ve ögrenmek gerektigini hiç bikmadan anlatirdi. Çalismayi ibadet sayan, ”Allah isterse” sözünü dilinden düsürmeyen, ”Anne sevgisini” ilk sevgi diye bastaci eden, esini saygiyla ve hosgörüyle, en içten sesiyle seven, çocuklarini ve torunlarini güzel gözlerindeki simsicak sefkatiyle seven, kizkardesindeki ve yeryüzü kardeslerindeki güzelliklere isaret edip, herkesin iyi, çaliskan ve mutlu olmasini isteyen, ölünecekse, ise yararlilik bittikten ve isler bittikten sonra ölmeyi dileyen, ülkesini çok seven, gerçek bir demokrat, gerçek bir ATATÜRK kizi olan Inci PIRINÇCIOGLU’ nun, varliginda oldugu gibi, yoklugunun 9. yilinda da Aziz hatirasi önünde saygiyla, sevgiyle egiliyorum.

Yabanci dil ögrenmenin gerekliligini ögretmisti bana. Ilk hediye ettigi kitap Hercul’ dü. Gençlerin bos zamanlarini, kendi yeteneklerini kesfederek, faydali islerle ugrasarak geçirmelerini ögütlerdi. ”Üniversitede okurken, part-time çalismali, yaz tatillerinde tam gün çalismali, zenginlik-fakirlik mevzu bahis degil efendim, mesele çalismayi sevmek” derdi. Insanlarin birbirine saygili hitap etmesini çok önemserdi. Herkesi dinler, herkese sorar, sorunlarin içinden çözüm üretirdi. Hiç bir seye bosvermezdi. ”Söz vermek” ve verdigi sözü tutmak en önem verdigi seylerden birisiydi.
Londra’ya gitmek istedigimde, babam karsi çikinca, benimle birlikte üzülmüstü, ”gökyüzüne bakinca bulutlar Ingiltere haritasi seklini aliyor” dedigimde ise, ”senin için dua ediyorum, baban izin versin diye O’nunla konusacagim, sen merak etme, o bulutlardan uçakla uçup gideceksin Londra’ ya, çok istedigin her sey mutlaka gerçek olur” demisti.
Ilk evliligimde ve bosanmamda yine dert ortagimdi, kendi hayatindan hatiralar anlatarak, annemi de sakinlestirerek yanimizda olmustu hep.
Çocuguma, yatak ve oyun bahçesi hediye almisti. Yazdigim siirleri kitap haline getirince çok sevinmisti.
Kizi Yasemin Londra’ dayken O’nu öyle çok özlemisti ki, bana Yasemin ismini vermis ve hep öyle seslenmisti. Oglu Ceylan eve gelmeden uykuya dalmadigini, ama bunu ona hiç belli etmedigini söylemisti. Çok sevdigi annesini ( Saadet anneannemizi) yogun is günlerinde, soförüyle bize gönderdiginde, hiç merak etmedigini, çok mutlu oldugunu söylemisti.
Evlilik yildönümlerinde verdikleri partide hep birlikte söyledigimiz ”Nasil geçti habersiz, o güzelim yillarim” sarkisinda, ”hani o güzel gözlü Ceylanlarin pinari” misrasi geldiginde hep gözleri dolmustu, kendi gözleri Ceylan gibiydi. Güzelliklere asik bir insan, çalismaya sevdali bir insandi.
Ilk yazlik evimizi O’ndan satin almisti babam, tapuyu annemin üstüne yapmak için O israr etmisti, kadinlarin emegine çok saygi duyardi.
INCI YALI apartmani, denizin kiyisinda, dalga sesleri arasinda, kayalarin üzerine insa edilmis, güzel bir evdir. Rengarenk çiçek açan, zahmetsiz büyüyen bir kaktüs cinsi olan ipek çiçegini, O’ndan ögrendim. Ama ben 9 yildir INCI ÇIÇEGI diyorum ipek çiçegine, günesi, denizi, inci yali’yi ve inci PIRINÇCIOGLU’ nu hatirlattigi için bana.
Kumsalda düzenlenen tavla yarismalarinda kazandigi 1.likler, zar seklindeki kolyesi, kavuniçi sezlongu, bambu dekorasyonlu evi, bahçedeki sohbeti, hep hatirimizda, O’ nun kullandigi kelimeleri seçerek kullaniyorum, teselli veren sesini hatirliyorum ve kendimi hep iyi hissediyorum.

17 Aralik Seb-i Arus’ tur. Inci PIRINÇCIOGLU ve çok sevgili annesi Saadet ARKAN Hanimefendi farkli yillarda fakat ayni gün,17 Aralik’ta , Allah’ a kavustular. Bu dünyada Onlara rastlamak, büyük bir sansti benim ve ailem için. Dünyayi, Turizmin önemini, çalismanin ve çaliskanligin güzelligini, sayginin,hosgörünün soyagacini, biz, bu iki güzel hanimefendiden ögrendik, dogal samimiyetleri Yasemin PIRINÇCIGLU’ nda filiz vermis, Firat suyu gibi akip idiyor…derin izler, gül örüyor, hatiralarin güzelliginde hiç solmadan duruyor, Inci PIRINÇCIOGLU’ nun çok sevdigi sari güller gibi…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.