Neredesin Raci Tetik?

78’liler Girişimi’nden Hüseyin Gevher tarafından yapılan “Albay Raci Tetik aranıyor” başlıklı açıklama aynen şöyle:

“Seni 29 yıl önce, burada tanıdık. Sen ki 12 Eylül darbe rejiminin buradaki çirkin yüzüydün. Devrimciler ezilenler bu kışla içindeki zindanda bir daha unutmamak üzere seni tanıdı ve unutmadı. İşte bu gün 29 yıl sonra “Albay Raci Tetik aranıyor” çağrısıyla burada toplandık ve buradan senin şahsında tüm 12 Eylül suçlularına sesleniyoruz! Peşinizdeyiz. Hesap soracağız.

Albay Raci Tetik, Mamak Cezaevine 1980 yılı Ağustos ayı başında müdür olarak geldi ve ilk işi, A/Blok Zemin 1, 2, 3. Koğuşlarında bulunan devrimcileri, durup dururken kurşunlayarak gelecekte neler yapacağının işaretini vermek oldu.

28 Ağustosta ise, A ve B/Blokta kalan tüm devrimcileri arama yapılacağı bahanesiyle zorla havalandırmada topladı. Çatılarda silahları tutsaklara çevrilmiş askerler hazır bekletilirken, havalandırmada konuşlandırdığı askerlere verilen ”analarını belleyin” emriyle sınırsız işkence başlatıldı.

Bu çıplak, pervasız askeri faşist zorun uygulanmaya konulduğu gün ACİLCİLER DAVASI sanığı olarak, yardım ve yataklıktan tutuklu bulunan Mustafa Yalçın aldığı darbelerin etkisiyle hayatını yitirdi. Bizler yaralandık. O nedenle Mamak’a 12 Eylül çok daha önce 28 Ağustos’ta geldi denilirse yanlış olmaz.

Mamak’ta 28 ağustosta pratikleştirilen 12 Eylül uygulamalarının vahşet biçimini alması nedeniyle dışarıda sürek avına dönüşen operasyonlarda gözaltına alınıp tutuklanarak Raci Tetik komutasındaki kadroya teslim edilen tüm sosyalist yapılardan devrimciler, ilerici-devrimci aydınlar, D.K.Ö temsilcileri, sendikacılar, cezaevine getirildiklerinde ”gözaltı işkencelerinden kurtulmadıklarını gördüler. İşte, bu dönemde aydın, yayıncı İlhan Erdost’u bu işkencelerde kaybettik. Böylece Mamak askeri cezaevinin de diğer 12 Eylül zindanlarından geri kalmadığı gösterildi.

Albay Raci Tetik’in müdürlüğünü yaptığı bu kışla içindeki Mamak zindanında sadece tutsakların üzerinde devlet terörü estirilmekle kalmadı, aynı zamanda görüşmeciler içinde bir zulüm kapısıydı. 3 dakikalık görüşme süresinde evladına, eşine, kardeşine bir umut, bir özlem duygusunun aktarımı bile yasaklanmıştı. En küçük paylaşım Albay Raci’nin yasaklarına çarpıyordu. 12 Eylül bu zindanlarla yetinmedi, yaşamı bir bütün olarak zindan etti. Zulüm sadece ezilenlerin değil, tüm dünya insanlık tarihine Türkiye’de yaşanmış bir utanç belgesi olarak geçti.

Türkiye bu utancı hala yaşıyor. 12 Eylül darbe hukuku ve anayasası hala yürürlükte, baskılar hala devam etmekte, hatta bununla da yetinilmemekte F tipi hücre sistemi ile zindanlar birer tecrit, birer ölüm yuvası olarak varlığını sürdürmektedir.

Bugün burada toplanışımızın nedeni geçmişi yad etmek, acıları tazelemek değil, hesap sormaktır. Albay Raci Tetik’ler şunu bilmelidirler ki yaşananları unutmadık unutmayacağız. Nerede olurlarsa olsunlar peşlerinde olacağız.

Biz emek ve demokrasi güçleri olarak, bu gün bedenen bizlerle burada bulunamayan Mustafa Yalçın, İlhan Erdost ve tüm 12 Eylül zindan direnişlerinde kaybettiğimiz arkadaşlarımızın onurlu anıları önünde saygı ile eğiliyor, sorumlularıyla hesaplaşacağımızı ilan ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.