İngiltere, Yunanistan’ın niyetini biliyormuş

Simerini İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın, üzerinden 30 yıl geçmesi münasebetiyle açıkladığı 1974-75 dönemine ilişkin gizli belgelerinden önemli gördüklerini yayınlamaya devam ediyor.


Gazete “İngilizler Yunanistan’ın Düşüncelerinden Haberdardı” başlığı altında özetle şunları kaydetti:


“Yunanistan’ın, Türkiye’nin iki kesimli federasyon talebini kabul etme niyetinden İngilizler 18 Mart 1975’ten beri haberdardı. O gün Washington’daki İngiliz Büyükelçiliği İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na; Kissinger-Bitsiu görüşmesinden, Yunan hükümetinin; (Türklerin) Kıbrıslı Rumlara ekonomik açıdan yaşayabilir bir bölgeyi iade edecekleri mantığıyla Türklerin iki kesimli federasyon taleplerini kabul edecek göründüğü, ancak müzakere nedenlerinden dolayı bunu beyan etmeye hazır olmadığını iletti. Amerikalılar Kıbrıslı Rumların, Türklerin elinde tutmasını kabul edebilecekleri maksimum toprağın yüzde 30 olduğuna inanıyordu.


8 Mayıs 1975: Kissinger ve Washington’daki İngiliz Büyükelçi, Makarios’u uzlaşıcı havada buldular. Kissinger Makarios’un çok bölgeli çözümü tercih ettiğini, ancak iki kesimli çözümü kabul etmeye hazır göründüğünü, elbette önce Türklerin vereceği karşılıkların miktarını görmesi gerektiğini söyledi.  İngiliz büyükelçiden; Makarios’un, %30 toprağın Türk tarafında kalmasını kabul edebileceğini söylediğini duymak Kissinger’in ilgisini çekti. Ancak büyükelçi, bu arada Kıbrıslı Büyükelçi’yle telefon görüşmesi yaptığını ve Kıbrıslı Büyükelçinin; Makarios’un o açıklamasını resmi beyan olarak algılamamasını, o beyanın; kendisiyle yapılan (İngiliz büyükelçi-Makarios) özel görüşme sırasında söylenmiş bir şey olduğu izahında bulunduğunu aktardı.


20 Haziran 1975: Denktaş, Türk tarafının çözüm için, iki kesimli federasyonu kabul ederek yetkiler ve merkezi hükümetin işleyişine ilişkin bir anlaşmayı şart koştuğunu doğruladı. İngiliz belgelerine göre Cenevre görüşmelerindeki ana tartışma unsuru federal merkezi hükümetin işleyişiydi. Kayıplar konusu görüşüldüyse de, tarafların, ellerinde savaş esiri veya diğer tutuklu bulunmadığı şeklindeki karşılıklı açıklamaları ile sınırlı kaldı ve ellerine önemli bilgi geçtiğinde Kızılhaç’ın da yardımıyla karma araştırma yapılacağı konusunda uzlaşıldı.”


Gazete Glafkos Klerides’in 10 Şubat’ta Denktaş’a; Rum tarafının iki toplumlu çok bölgeli federasyonla ilgili önerisini sunduğunu; Denktaş’ın buna 13 Şubat 1975’te; Kıbrıs Türk Federe Devleti’ni kurarak ve devamında da Anayasa’sını hazırlayarak yanıt verdiğini ve böylece takip edecek olan iki toplumlu müzakerelerde iki kesimli, iki toplumlu federasyon hedefini başarmaya yönelik kendisinin ve Ankara’nın müzakere konumunu güçlendirdiğini yazdı, özetle şunları kaydetti:


“İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Ankara’nın Denktaş’a; meselenin hiçbir çözüm perspektifi olmadığını gördüğünde, tek yanlı olarak sahte devleti ilan etmesine müsaade edeceğine ve sahte devlete onay vereceğine inanıyordu ki bunu daha sonra 1983’te tam da İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın öngördüğü gibi gerçekleştirdi. Bu arada İngiltere Dışişleri Bakanlığı durumu göğüslemeye hazırlanmak için geniş bir inceleme gerçekleştirdi. Böyle bir perspektifte; Kıbrıs’ın Commonwealth (İngiliz Uluslar Topluluğu) üyesi olması ve benzer bahanelerle işgal bölgeleriyle ticarete son vermemeye karar verdi. Şunu da söylememiz gerekir ki; Denktaş’ın KTFD’nin kurulduğunu ilan etmesinden sonra İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın bazı belge ve notlarında, Kıbrıs Cumhuriyeti yerine Kıbrıs Federasyonu’ndan söz edilmeye başladı. Mesela Makarios’un İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan’la Nisan 1975’te Kingston’da gerçekleşen görüşme tutanağı şu başlığı taşıyor: ‘Dışişleri ve Commonwealth Bakanı ile Kıbrıs Federe Devleti Başkanı’nın görüşme tutanakları…”


Simerini devamla Türkiye’nin, zamanın Sovyetler Birliği’ne; Kıbrıs’ın kuzeyinde yabancı askeri üsleri kabul etmeyeceği taahhüdünde bulunduğunu; Türk Dışişleri Bakanı M. Esenbel’in, Türkiye’nin Sovyetler Birliği’ne; Kıbrıs’ın Türk bölgelerine yabancı askeri üsler kurulmasına izin vermeyeceği, Kıbrıs sorununun; Denktaş ve Klerides arasında merkezi idarenin yetkilerinin görüşüleceği müzakerelerin başlayacağı ciddi bir aşamaya geldiği ve Denktaş’ın; iki bölgeli bir federasyon sistemi temelinde müzakerelere başlayacağını söyledi.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.