İNGİLTERE’DEN… Alaturkalık

İNGİLTERE’DEN… Alaturkalık

0
PAYLAŞ

Alaturka, sözlüklerde “Düşünce, iletişim ve davranışda Türklerin davranış tarzı” diye geçiyor… Yurtdışından Türkiye ile iş yapmak isteyenler ise Alaturka’ya negatif bir anlam yüklüyor… Türkiye’de standartlara uymayan, sözleşme akdini yerine getirmeyen, zorda kaldı mı çamura yatan, vergiden sigortaya ödemesi zorunlu harcamaları bir fazlalık olarak gören bir iş anlayışı…

Türkiye’de kurumsallaşmış ve ya da kurumsallaşma yolundaki büyük şirketlerin bu Alaturkalığı büyük ölçüde aştı. Şirket yönetici ve patronlarının yurtdışında eğitim görmeleri ya da yurtdışı ile sıkı bir iş ilişkisinde olmalarının da buna katkısı olduğunu söyleyebiliriz. Ne yazık ki KOBİ’ler de profesyonellik anlayışından çok uzak olduğunu öne sürebiliriz…

AB’ye üyelik yolunda Türkiye’deki bütün işletmeler de ev ödevlerini yaparak kendilerini Avrupa rekabetine hazırlamalılar. Büyük şirketler ayakta kalabilmek için ya da “know how” sağlayabilmek için yurtdışındaki şirketlerle evlendiler ya da ortaklık ilişkisiyle sözlendiler… Bekar gezen KOBİ’lerin işi çok daha zor. Bu açıdan Türk Standartlar Enstitüsü, meslek örgütleri, odalar ve birliklere KOBİ’lere rehberlik etmesi ve onları ikna etmeleri konusunda büyük iş düşüyor.

“İkna” dedik çünkü yönetmelik ya da kuralları uymak için bir şeyler yapmanın hiç bir faydası olmayacaktır. ISO kurallarında yapılanları gördük… Sertifikayı asmakla emniyet ya da sağlık koşulları sağlanmış olmuyor… Türkiye’de bu belgenin denetimsiz ve haksız dağıtılması da şaşırtıcıdır… Bu nedenle KOBİ’ler her şeyden önce iş güvenliği sonrasında kendilerini Avrupalı rakiplerinin klasına hazırlayabilmesi için ikna olmalı…

İşyerleri kesinlikle engellilerin yaşamını kolaylaştırıcı bir biçimde olmalı. Ne yazık ki Türkiye’deki pek çok işyeri engelliler için engellerle dolu… Marmara Depremi sonrasında Sakatlar Konfederasyonu Başkanı dostumuz Faruk Öztimur ile gittiğimiz her toplantı ya da otelde, tekerlekli sandalyenin garsonlarla kaldırılıp taşınmak zorunda kalınması Türkiye’nin büyük bir özrüydü. Bu özür iş kaygısından ötede insan hakları adına da bir utanç sayılmalı…

Kanımca Türkiye AB’ye yeni bir iş anlayışına hazırlanmayı eğitim kurumlarından başlatmalı… Eğer batının anlam yüklediği bağlamda Alaturkalık”tan vazgeçersek trafik sorunundan rüşvete pek çok soruna kolay çözüm bulabileceğimizi sanıyorum… Şimdi kolları sıvarsak meyvalarını 15-20 yıl sonra alırız. Önlem almaz da lakırtıyla zaman geçirirsek, günü geldiğinde küreselleşmeye dayanacak belkemiğimiz kırılmış olacaktır.

Bir tarih evvelinden söylüyorum çok yanarız  Alaturkalığımıza…

BİR CEVAP BIRAK