İNGİLTERE'DEN… Ben Genel Kurmay Başkanı olsaydım

Türkiye'de gündem çok sık değişiyor. Sosyal konularda iki kere iki dört eder kesinliği olmasa da geçmişten kopup gelen grafiğin yükseliş çizgisini izleyerek bir öngörüde bulunmak olası… İşte o öngörüde kara bulutlar var…

Olayla karşısında çok sık empati yapar oldum… "Ben başbakan olsaydım…" diye başlıyorum. Sonra devam ediyorum "Ben İçişleri bakanı olsaydım…"
Bizimkiler düğün davet gezmekten bir türlü mesleklerini icra mı edemiyorlar? İş bana düşüyor. Sanal da olsa sorunları çözüyor, bir barış ve huzur ortamı yaratıyorum ki sormayın… 

Eski bir oyunun replikleri fısıldanıyor Türkiye'de… Bizans geleneğinden beslenen bu oyunda tabulardan da yararlanılıyor. Sebataycılar, Kürtler ve Ermenilere de edilgen roller veriliyor… Hükümete de sallanmak ve sonra da yıkılıp gitmek rolü düşmüş gibi… CHP çerçevenin dışında yine. O zaten kendi rolünü üstlenmiş gibi. Geçen sefer olduğu gibi muhalefetteyken oy yitirip parlamentonun dışında kalacak…

Türkiye'de bir şeyler oluyor…

***

İngiltere'de Genel kurmay başkanının adını sokakta sorsalar kimse bilmez. Türkiye'de politikacılar kadar ünlü… Yolunuz buralara düşerse göreceksiniz sokakta resmi asker de göremezsiniz… Şimdi siz bana "Burası Türkiye!" derseniz, üzülürüm. Demeyin lütfen! Üstelik Türkiye AB'ye girme isteğiyle Avrupa'nın genel geçerli kurallarına uyum sağlamayı kabul etmişken bu söz söylenmez zaten…

Şimdi Yunanistan'da Harp Okulu öğrencilerinin maruz kaldığı "bayrak skandalı"nda kendimi Genel Kurmay Başkanı'nın yerine koyuyorum. Ben Genel Kurmay Başkanı olsaydım "Ya bu olay çok çirkin ama güven artırıcı önlemler açısından da önemli bir fırsat" diye düşünürdüm. Yunanlı meslektaşıma telefon eder, "Bu konuyu basına duyurmayalım. Karşılıklı düşmanlığı körüklemiş oluruz. Öğrenci adı üstünde öğrenme sürecindeki insandır. Büyük olasılıkla çok genç insanlar yapmış olmalı. Siz araştırmanızı yapın ve suçluları cezalandırdıktan sonra, uygulanan prosedürü biz de öğrencilere ders olsun diye anlatalım" derdim.

Ne yazık ki Org. Hilmi Özkök, "güven azaltıcı" bir yöntem seçti. Yunanistan Kara Kuvvetleri Komutanı'nın özürü ile de yetinmeyip Yunanistan'ın resmen özür dilemesini bekleyip aksi taktirde ilişkileri yeniden gözden geçirmek gerekeceğini üstüne basa basa basına açıkladı.

Türkiye'nin AB serüveninde bir yol dönemecinde mumla destek aranırken Yunanistan'ı karşı tarafa itmenin bir bayrak olayının ötesinde bir şeyler olduğu düşünülebilir.

Bilime bulaştığımız için önyargılardan arınmaya çalışıp, her şeye septik şüpheyle bakıyoruz ya… İnsanların düşünme ve düşüncelerini ifade etme özgürlüğü varya… Hani Türkün Türkten başka dostu yok ya… İşte bir dost olarak aklıma esti işte!

Türkiye'de bir şeyler oluyor…

***

Türkiye'de bir şeyler oluyor… Türkiye'de bir değil çok şeyler oluyor. "Ne yapmalıyız hocam?" diye sorarsanız. Nazım'ın "Hürriyet Kavgası" şiirinde söylediği gibi, "Safları sıklaştırın çocuklar…" derim.

__________

* Doç. Dr. Cambridge Üniversitesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.