İNGİLTERE’DEN… Brown özür dilemedi ama…

Geçen haftanın İngiltere gündeminde en çok tartışılan haber Başbakan Gordon Brown’un ABD’yi resmi ziyaretiydi. AB içinde euroyu kurtarma çabalarında sterlinin dışlandığnı düşünen Brown, ABD’den istediği desteği almayı başardı.

Üstelik ABD’nin yeni gözdesi Almanya Başkanı Angele Merkel mi olacak sorularını da boşa çıkardı. Geleneksel ABD – İngiltere dostluğu bozulmadı. “Bozulacak mıydı?” diye sorarsanız, İngiltere basınına göre Brown Maliye Bakanlığı döneminde ABD’nin uyarılarına kulak asmayan bir politika izleyerek bugünkü küresel krizde pay sahibi oldu. Kongrede özür dileyerek hatasını düzeltmeliydi…

Brown kongredeki konuşmasında özür dilemese bile Londra’da yapılacak G-20 Zirvesi’ne ABD’nin desteğini isteyerek gönül aldı…

Geçen hafta İngiltere’de konuşulanları anlatmaya başlıyoruz… Haberleri ikiye ayırdık yine. Türkiye’ye yönelik olanlar önce… Bu haberlerin hepsi Açık Gazete’de ayrıntılı olarak yayınlandı. “Haber Ara” bölümüne anahtar kelimeyi yazarak ulaşabilirsiniz tabii.

***

Obama Türklere karşı ikilemde…

The Financial Times Amerikan Kongresi’nin Türkiye ile ilişkileri tehdit edebilecek soykırım yasa tasarısını yeniden gündemine aldığını yazdı. Gazete Barack Obama’nın seçim vaadini tutma ya da stratejik ortağını küstürme ikilemini yaşadığını belirtti. Ayrıca Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın yarın Ankara’ya yapacağı ziyarette Türk liderlerin bu konuyu gündeme getirmeleri beklendiğini de ekledi…

***

Erdoğan’ın popülerliği reformlara engel

The The Economist “Popülerlik, Türkiye’nin başbakanının reform şevkini körleştirecek mi?” sorusuna yanıt aradı.

Dergi, “Başbakan Tayyip Erdoğan’ı eleştirenler; 2007’deki genel seçimlerdeki zaferinden bu yana başbakanın giderek daha otokrat davranmaya başladığını ve AKP’ye 2002’de ilk kez tek parti iktidarını kazandıran reform gündeminden uzaklaştığını söylüyorlar” diye yazdı.

The Economist, “Erdoğan, bu sefer sadece dindar değil, tüm Türklerin isteklerini karşılayan bir anayasa hazırlamak için muhalefetle beraber çalışırsa daha iyisini yapabilir” yorumunu yaptı.

***

Au Pair’e artık vize yok!

İngiltere İçişleri Bakanlığı nitelikli işgücü ve kültürel değişim programlarından yararlanan yabancılarla ilgili gerçekleştirdiği düzenleme kapsamında Türk vatandaşlarına Au Pair olma yolunu kapattı. 26 Kasım 2008 tarihinde uygulamaya giren yasa kapsamında, Türk vatandaşlarının en çok kullandığı kültürel değişim programı olan ve kısaca ‘anne yardımcılığı’ olarak tanımlanan Au Pairlik sistemi sona erdi. “‘İngiltere bundan böyle, ‘Gençlik Değişim’ programı çerçevesinde sadece özel anlaşma imzaladığı Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada ve Japonya’dan gelecek başvuruları kabul etmektedir” denildi…

***

The Sun’a göre dünyanın en şanslı adamı 

The Sun gazetesi, Mersin Limanı’nda trenin çarptığı TIR’ın altında kalan güvenlik görevlisi Cem Tokaç’ı, ‘Dünyanın en şanlı adamı’ ilan etti.  


*** İNGİLTERE’NİN KENDİ GÜNDEMİ ***

‘Ekonomide hatalar yaptık’ itirafı
İngiltere Maliye Bakanı Alistair Darling, The Daily Telegraph’a verdiği özel demeçte ‘Ekonomide hatalar yaptık’ dedi.  

The Daily Telegraph bakanın ‘Ekonomide hatalar yaptık’sözünü manşetine alarak, Başbakan Gordon Brown’un küresel krizden çokuluslu finas şirketlerini suçlamasına karşın, kendi maliye bakanlığı döneminde aldığı bazı kararların mercek altında olduğunu yazdı. Böylece bakan ilk kez bankaların yanısıra hisselerin şişmesinde hükümetin de suçu olduğunu dile getirmiş oldu.

***

Krize karşı çözüm arayışında kriz

The Guardian da Avrupalı liderlerin 1 Mart’ta ekonomik durgunluk karşısında birlik arayışında başarısız olduğunu belirterek, Avrupa’nın 3 fay hattı olduğunu öngördü.
 

Gazetedeki yorum haberde “korumacılık hayaletinden kurtulmanın yolunu arayışı başarısız oldu” denildi

The Guardian, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu zorlukları “Avrupa’nın fay hatları” adı altında üç maddeyle şöyle sıraladı:

– Fransa’nın başını çektiği, Fransız ve Avrupa sanayiini ve istihdamı koruma kampanyasına İngiltere, Almanya, Orta Avrupa ve Avrupa Komisyonu karşı.
– Orta Avrupa’nın bazı kesimlerinde mali çöküş yaşanacağı korkusu, Avusturya, İtalya ve İsveç’te büyük bankaları eritebilir. – Euro kullanmayan ülkeler, krizle mücadele politikalarının Euro bölgesindeki ülkeler düşünülerek hazırlanmasından kaygılı. Bunların başında da İngiltere geliyor…

***

Ve Brown, ABD Kongresi’nde konuştu…
 
İngiltere Başbakanı Gordon Brown Brown, ABD Kongresi’nde yaptığı konuşmada ABD’yi korumacı politikalardan kaçınmaya çağırdı ve dünyayı kurtarmak için yardım etmelerini istedi.

Bugüne dek ABD Kongresi’ne hitap eden beşinci İngiliz Başbakanı olan Brown’un maliye bakanlığı döneminde ABD’ye rağmen uyguladığı mali politikanın küresel krizi tetiklediği için ABD’den özür dilemesi tartışılıyordu.

The Daily Telegraph, “Ancak Brown, konuşması sırasında Nisan ayında Londra’daki G 20 zirvesine yetişecek bir anlaşma sunulabilmesinde, ABD’nin kendisine yardımcı olması çağrısı yaparak, bu ihtimali devre dışı bıraktı” değerlendirmesini yaptı. Gazete, alaycı bir şekilde “Brown yaptığı konuşmada kendisini dünyayı resesyondan çıkarma vizyonuna sahip, uluslararası bir devlet adamı olduğu fikrini yerleştirmeye çalıştı” diye devam etti.

***

Basın toplantısı yapamadı…

The Independent İngiltere Başbakanı’nın beklediği desteği almış olmasına rağmen, Obama ile Oval Ofis’te kameraların karşısına geçtikleri sırada birbirlerine karşı saygılı göründükleri ancak fazla sıcak davranmadıkları yorumunu yaptı.

Gazete, “Brown, Beyaz Saray’a davet edilen ilk Avrupalı lider olma yarışını kazanmış olabilir (ALMANYA BAŞBAKANI ANGELE MERKEL’DEN SÖZ EDİLİYOR) ama Başbakan’ın büyük bir basın toplantısı yapmasına izin verilmedi. Kendisine ayrılan iki saatlik süre, eski başbakanlar Tony Blair ve Margaret Thatcher’in tadını çıkardıkları kırmızı halılarla çelişiyor” değerlendirmesini yaptı.

***

İngiltere Merkez bankası faiz indirdi 

İngiltere Merkez Bankası faiz oranını yarım baz puan düşürerek yüzde 1;den yüzde 0,5’e çekti. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu tarafından belirlenen yeni faiz oranı İngiltere tarihinin en düşük faiz oranı olarak kayıtlara geçti. Paranın maliyetinin düşürülmesinin iş dünyasını rahatlatacağı sanılıyor…

***

Brown’un başarısızlığı…

The Times gazetesi”Para basmanın siyaseti” başlığıyla İngiltere Merkez Bankası’nın 150 milyar sterline kadar karşılıksız para basma yetkisi verilmesini Brown’ın yarattığı mali sistemin başarısızlığını kanıtladığını yazdı. Daily Telegraph da “İniltere bilinmeyene doğru tarihi bir adım” attı” yorumunu yaptı. Gazete ayrıca kredilerin ucuzlamasına karşın tasarruf sahiplerinin (zenginlerin) faiz oranlarının düşmesiyle ayda 3 milyar sterlin faiz geliri yitirdiğini öne sürdü.

***

Okurların çoğu okumuyormuş

Dünya Kitap Günü nedeniyle İngiltere’de yapılan araştırmada, İngilizlerin yüzde 65’inin okumadıkları halde, bazı kitapları okuduklarını söyledikleri belirlendi. İngilizlerin okuduklarını iddia ettiği kitapların listesi ve okuyanların oranı şöyle:

1. 1984 – George Orwell (yüzde 42)
2. Savaş ve Barış – Leo Tolstoy (yüzde 31)
3. Ulysses – James Joyce (yüzde 25)
4. İncil (yüzde 24)

İLK ONA KARL MARX’IN KAPİTAL’İ GİRMEMESİ ŞAŞIRTICI…

***

İngiliz ITV televizyonu kişiyi işten çıkaracak 
İngiliz ITV televizyon kanalı 600, elektronik devi NEC 590 ve maden şirketi Vale Inco 900 kişiyi işten çıkaracak.

***

‘Reçeteli ilaçlar ücretsiz olsun’

The Daily Telegraph, İngiliz doktorların ülkede reçeteyle satılan tüm ilaçların ücretsiz hale getirilmesini talep ettiklerini yazıdı. 

***

Charles en iyi, Brown en kötü giyinen…

İngiltere veliaht prensi Charles, bir dergi tarafından ‘dünyanın en iyi giyinen erkeği’ seçildi. Başbakan Gordon Brown ise, en kötü giyinenler arasında gösterildi.

Esquire dergisi, mart sayısında dünyada iyi giyinen erkekleri sıraladı. 60 yaşındaki prensin özel bir gardroba sahip olduğu ve her zaman gayet şık olduğu belirtilen sıralamada, yeni ABD Başkanı Barack Obama dördüncü sıraya yerleştirildi. HERKESE HERŞEY YAKIŞMIYOR

***

‘İsrail seminerini iptal et’ çağrısı 

Londra’daki Bilim Müzesine, İsrail üniversitelerinin bilimsel başarılarının anlatılacağı ve çalışmalarının tanıtılacağı semineri iptal etme çağrısı yapıldı. 

Geçen hafta da Kanada’da Kamu Çalışanları Sendikasına (CUPE) bağlı üniversite çalışanları, İsrail’in akademik alanda boykot edilmesi yönünde karar almıştı.

***

İngiliz komutan: Irak’ta demokrasi yerleşti

Irak’taki İngiliz askerlerinin komutanı John Cooper, Irak’ta demokrasinin yerleştiğini belirtti. Öte yandan ABD Savunma Bakanı Robert Gates de, Irak’ta ‘anlamlı askeri başarılar kazandıklarını’ söyledi. 

İngiliz-Amerikan koalisyonunun 2 numaralı ismi Cooper, İngiltere’de yayımlanan The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, İngiliz askerlerinin Irak’ı iyi durumda bırakarak, Temmuz sonunda çekileceğini ifade etti.

***

İngiltere parlamentosu savaşı tartışmamış
İngiltere’de Bilgi Alma Özgürlüğü Yasası gereği yapılan bir başvuruyu ve Irak savaşı öncesinde bakanlar kurulu tutanaklarını açıklamayı reddeden hükümetin, savaş konusunu hiç tartışmadığı öne sürüldü. 

Irak savaşının başladığı dönemde Uluslararası Kalkınma Bakanı olan Clare Short, savaş öncesinde kabinede neler konuşulduğuna dair başvuruyu “devlet sırlarının korunması” gerekçesiyle reddeden hükümetin başka seçeneği bulunmadığını, çünkü kabinede konunun hiç tartışılmadığını açıkladı. Short’a göre; bugünkü Başbakan Gordon Brown da savaşa karşı tavır aldı ama bunu savaşa karşı olduğu için değil, Tony (Blair) ile geçinemediği için yaptı…

***

Helikoterlerin gecikmesi panik yarattı

İngiltere Savunma Bakanlığı tarafından 8 yıl önce satın alınan 8 adet Chinook helikopterin hizmete sokulmasının gecikmesinin, Afganistan’da görev yapan İngiliz askerlerinin hayatını riske attığı bildirildi.

***

İngiltere’den geleceğin ölüm makinaları
 
İngiliz ordusu geleceğin silahlarını tanıttı. Ölüm makinaları arasında küçük ama görünmeyen robotlar, insansız hava kuvvetleri filosu ve kamuflaşlı tanklar olacak. 

***

İngiltere’de ‘Slumdog etkisi’ 

8 dalda Oscar kazanan filmin ardından, zor şartlarda yaşamlarını sürdüren Hintli çocukları himaye altına almak isteyen İngilizlerin sayısında artış olduğu belirtildi. 

Önceki haberSudan yardım kuruluşlarını kovuyor
Sonraki haberZimbabve başbakanının eşi ‘kazada öldü’
Faruk Eskioğlu
1958’de Akşehir’de doğdu. Parkalı dönemin tanıklığını yaptı. 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’de Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde ‘master’ yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. 1985’de yerleştiği Londra’da da medya okudu ve film yapımcılığı kursları aldı. Nokta İngiltere Temsilciliği yaptı ve Hürriyet Londra bürosunda görev aldı. 1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak çalıştı. 2001 ekonomi krizinde Londra’ya döndü ve gazeteciliğini sürdürdü. 2005 Ocak’ında dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. 2007'de "Aşkolsun Adı aşk olsun!" başlıklı belgesel romanı Türkiye'de yayınlandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

13 − 5 =