İNGİLTERE’DEN… Gordon Brown İngiliz bayrağı asacak mı?

Tam 4 yıl önceydi ve yine Dünya Kupası nedeniyle Londra sokakları İngiliz bayraklarıyla donatılmıştı. O sıralar Galler bölgesinde Swansea denen bir sayfiye kentinde tatilde bulunuyordum. Her ne kadar futbolla fazla haşır neşir olmasam da Dünya Kupası maçları her zaman ilgimi çekerdi. Genelde de Brezilya’yı desteklediğim için yine üstümde Brezilya t-shirtiyle sokaklarda geziniyordum. Sonra nedense bir anda Galler halkı arasında büyük bir sempati topladığımı farkettim. İlgi o kadar büyüktü ki, kaldığım otelden çıkıp, yolda yürümeye başladığım anda, gülümseyerek selam verenler, araçlarıyla yanımdan geçerken korna çalanlar ve hatta tüm bunlar yetmiyormuş gibi akşam puba davet edip içki ısmarlamak isteyenler bile vardı.

Sonra geç olmadan olayın gerçek nedenini bölgede yaşayan bir Türkiyeli dosttan öğrendim. Meğer o bölgede İngilizleri hiç sevmiyorlarmış. Bölge halkı olan Gallerliler, zamanında İngilizlerden çok çektiği için, hala ısınamamışlar bu en yakın komşularına. Bu nedenle de İngilizler dışında herkesin dünya kupasını kazanmasından yanalarmış. Bir gün sonra da  İngiltere ile Brezilya maçı olduğu için, ben de üzerimdeki Brezilyalı formamla ve Brezilyalıyı andıran ten rengimle bir anda adım attığım her yerde prim yapmayı başarmıştım…  

Tabii bu hikayede şimdi nerden çıktı diye merak ediyorsunuzdur. Hemen anlatayım. Geçtiğimiz hafta BBC 2’de David Dimbleby’in sunduğu ve bizim Ali Kırca’nın yönettiği ‘Siyaset Meydanı’nın ikizi gibi olan programı izliyordum. Programda yaşanan ilginç bir tartışma beni dört yıl öncesinde Swansea’de  yaşadığım bu eski olaya geri götürüvermişti. Programın konukları arasında Respect Partisi lideri George Galloway ve İşçi Partisi hükümeti Kültür Bakanı David Lammy vardı. Londra’daki son ‘polis operasyonları’, Irak Savaşı, Ulusal Sağlık Sistemi derken uzun süren politik tartışmaların ardından konu, genç bir izleyicinin sorusuyla döndü dolaştı futbola geldi.

Genç izleyici Kültür Bakanı David Lammy’e Başbakan Tony Blair’in ve Gordon Brown’un dünya kupası nedeniyle İngiliz bayrağı asma modasına uyup uymayacaklarını sordu.
Bu bayrak tartışmasının ardında yatan ise İşçi Partisi hükümetinin Maliye Bakanı Gordon Brown’un sene başında “İngiliz bayrağının istismar edilmesine izin vermeyeceğiz” şeklindeki açıklamasıydı. Brown, İngiliz solunun bayrağa ve ulusal sembollere neden sahip çıkılması gerektiğini anlatan uzun konuşmasında, “İngiltere’de merkez sol, adil olmak, özgürlük ve soromluluk gibi, İngilizliği tanımlayan değerlerin daha çok ilerici fikirlerden kaynaklandığını anlayamadı. İngiliz bayrağı, aşırı sağın tekelinden kurtarılarak yeniden ele geçirilmelidir. Bayrağımızın dışlayıcılık değil, hoşgörü ve kucaklayıcılık sembolü olduğunu her fırsatta vurgulamalıyız” demişti.

Tabii bu tartışma doğal olarak beraberinde ‘Brown  hangi İngiliz Bayrağı’nı kastetti” sorusunu da gündeme getirdi. Çünkü çoğu kişinin “İngiltere” diye bildiği “Büyük Britanya”da, aslında İngilizlerin, Kuzey İrlandalıların, Gallerlilerin ve İskoçların milli bayrakları ayrıydı ve her biri uluslararası futbol yarışlarına da kendi ulusal takımı ve bayrağı ile katılıyor.

İngilizlerin Haçlı Seferleri döneminden kalma, beyaz üzerine kırmızı haçlı St. George bayrakları İngiltere’yi temsil ettiğine göre ve bir de hepsini birarada temsil eden ‘Union Flag’, denen mavi üzerine kırmızı-beyaz haçların yer aldığı Britanya resmi bayrağı olduğuna göre, öyleyse gerçekten de Brown ‘İngiliz bayrağına sahip çıkacağız’ derken hangi bayraktan bahsediyordu?

Neyseki bu tartışma bir süre sonra unutuldu. Ama işte 2006 Dünya Kupası ve meşhur ‘bayrak tartışması’ da yeniden alevlendi. Bu kez herkes İngiltere Başbakanı Tony Blair’in ve İskoç asıllı yardımcısı Gordon Brown’un arabalarına ve Başbakanlık konutuna İngiliz bayrağı asıp asmayacağını merak ediyor. Ama asıl sorun, Blair ve Brown’un sadece İngilizleri değil, aynı zamanda ülkedeki diğer ulusları yani İskoçları, İrlandalıları ve Gallerlileri de temsil ediyor olmasından kaynaklanıyor.

Bu durum da ‘Dünya Kupası’nda sadece İngilizleri temsil eden, İngiliz milli takımının bayrağının Başbakanlık konutuna asılması veya İskoç asıllı Başbakan yardımcısının İngiliz bayrağını arabasına asması adadaki diğer ulusları incitebilir mi’ sorusunu gündeme getiriyor.

Bu tartışmaya meclisin ilk siyah kadın milletvekili ünvanına sahip Diana Abbot’un açıklaması da adeta tuz biber oldu. Abbot, yine BBC’de yayınlanan ‘Bu Hafta’ isimli programda İngiltere-Jamaika maçında Jamaikayı desteklediğini söyledi. ‘Jamaikayı destekledim. Çünkü kültürel olarak kendimi Jamaikalı hissediyorum. Ama politik olarak Britanyalıyım’ diye konuşan Diana Abbot’un bu açıklaması aslında, Britanya’da uzun yıllardır İngilizlerle yan yana yaşayan bir çok İskoçun, Gallerlinin, İrlandalının ve hatta Asyalının da duygularını dile getiren bir çıkıştı.

Örneğin, İskoçya’da yapılan son araştırmalara göre,  İskoçların yüzde 52’si, İngiltere’den tam bağımsızlık istemektedir.  Bu rakamın yüzde 63’ünün 35 yaş altı olması da ayrı bir konu.

İngiltere’de son yıllarda yükselen milliyetçi akım, ülkedeki diğer ulusları ve azınlıkları da karşı cepheye çekiyor. Buda özellikle Dünya Kupası gibi özel durumlarda daha da keskin bir şekilde ortaya çıkıyor. Daha önce, “St. George Bayrağı’nın ne anlama geldiğini bilmeyen komşularımız bile Dünya Kupası bahanesiyle kapısının önünde koca bir St. George Bayrağı dalgandırıyor. Publarda St. George bayrakları altında ucuz biralar dağıtılıyor. Gazeteler boy boy St. George bayraklarını okurlarına ücretsiz veriyor. 

Evet bu güne kadar İngilizler bir taraftan diğer ulusları ve azınlıkları incitmemek adına ‘‘değisik’’ ve “uygar” bir politika uyguladığını göstermeye çalışıyordu ama son yıllarda İngiliz halkında milliyetçi duyguları ateşlendirmeye çalışan bilinçli bir politakada ürünlerini vermeye başlıyor. Önümüzdeki dönem, bu tehlikeli oyunun sonuçlarının daha da devşirilmeye başlanacağı, milliyetçi rüzgarların daha gürültülü esecegi bir dönem olarak önümüzde bekliyor. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

4 × five =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.