Niçin cus edemiyoruz ?

PAYLAŞ

NIÇIN CUS EDEMIYORUZ ?

( NIÇIN COSAMIYORUZ ? )

Bayramlar gelip geçiyor, Cumhur (Halk, Ahali, Kalabalik, Basibos kalabalik anlamina geliyor Osmanlica Sözlük’te…) bir türlü gözünün içi gülerek sevinemiyor, 48 bin adet degil, milyon adet havai fisek patlatilsa,( her yas için bir mum yakilir ya dogumgünü pastasina, her yas için bir havai fisek yani 87 adet patlatilsa da olurdu Cumhuriyet’ imizin dogum günü kutlamasi için… ) umurumuzda olmayacak gibi…Çünkü çok dertliyiz, derdimiz de günden güne agirlasiyor, emeklilere yapilan yillik zam miktarini da 29 Ekim aksami dinliyoruz TV haberlerinden, Havai fisek gösterilerini de, çesitli çeliskili kanun haberlerini de, eksili istifa haberlerini de dinliyoruz. Bir gökyüzüne bakiyorum, bir haberleri dinliyorum, ve düsündüklerimi kendi kendime yazarak dertlesiyorum.

Cumhuriyyet, Cumhurluk anlamina gelen Arapça bir isimmis. Aklima CHP geliyor. Kimileri Alfebemizdeki ( he ) harfini ( ha diye okuyor ), ben ( he diye okuyorum, ilkokul ögretmenim böyle ögrettigi için…) Demek ki CHP, Cumhurluk Halk Partisi anlamina geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Baskani, Kemal KILIÇDAROGLU, TV’ den görebildigim kadariyla essiz katildi Halkin, caddedeki bayramina…Basbakanimiz Recep Tayyip ERDOGAN da essiz katildi, Cumhurbaskanimiz Abdullah GUL ve esi Hayrünissa GUL’ ün Kösk’ teki davetine…Üstelik, esim veya kiziyla katilacagini belirtmisti, olsun, demek ki, çok önemli bir mazereti vardir katilamayan insanlarin. Benim gönlüm, esi sag olan insanlarin, çok önemli bir mazereti olmadikça, yanyana olmalari, varliklarinin ve güzellikleri paylasmanin degerini bilmeleridir. 1925 de dogan, bir Cumhuriyet çocugu olan Attila ILHAN’in ezgiledigim bir siiri geliyor aklima…
karanligin insani delirten bir ihtisami vardir / yildizlar aydinlik fikirler gibi havada salkim salkim /
bu gece dagbaslari kadar yalnizim / çiçekler damliyor gecenin parmaklarindan /
dudaklarimda eski bir mektep türküsü / karanlikta sana dogru uzanmis ellerim /
gözlerim gözlerini ariyor durmadan / nerdesin
MHP Genel Baskani Devlet BAHÇELI her zaman oldugu gibi ilk gelen davetli olmus. Basi örtülü bir davetli hanimin sözlerini duydum, yine TV’ den, ”10 yil sonra oglumu,varligim için, burayi terkeden komutanlara emanet edecegim” diyordu. Bayram sevincimde, basi örtülü bir kadin-annenin sözleri bana çok dokundu, eski zamanlardan günümüze kadar insanin kendi cinsine karsi besledigi saldirganligin öykülerini hatirlamadan edemedim, ve dua ettim içimden, bu hüzünler bir bitse diye..Günümüz sairlerinden Latif SIMSEK diyor ki, ” Ne varsa kefenle kundak arasinda / o var besikle toprak arasinda ”.
Konservatuar ‘da hocam olan Can ETILI der ki, ” kötü günleri paylasmaktan daha önemlidir, iyi günleri paylasabilmek ”. Temizligin önemini de ögretirdi bize, ”disimizi ve dilimizi firçalamadan türkü söylemeyelim arkadaslar” derdi, ve tok karnina sarki-türkü söylenmeyecegini de hatirlatirdi.
Yine TV’ den, bir Cumhuriyet yazarinin ve Türkiye’ nin en büyük gazetesi Hürriyet’in Basyazari Oktay EKSI’nin yazisindan dolayi,istifa etmesi gerektigini, Cumhuriyet Bayrami kutlanirken, duyuyordum. Kimileri O’na duayen diye hitab ediyordu, mesela Gazeteci ve Halit REFIG’ in bacanagi olan Can ATAKLI, duayen diyor ve ”mutlaka bir yanlislik vardir”, koruyucu cümlelerini itina ile seçiyordu, Basin Konseyi’ ni elestirdigini, ancak oradaki kimselerin arkadaslari oldugunu da söylüyor yine susmayi tercih ediyordu.
Dua, Allah’ a yalvarma, niyaz, birini çagirma, bir yere gönderme anlaminda Arapça bir isim oldugu halde, Duayen ise Fransizcadan dilimizde kabul görmüs bir isimdir ve bir meslekte eskilik bakimindan basta gelen kimse anlamini tasir, sözlükler böyle söylüyor…
Oktay EKSI’ nin duayenlerden birisi oldugunu kabul edebilirim,ancak, Basin Konseyi Baskani olarak, belgelere bakmadan, sikayetimin yersizligine karar vererek, hakkimda yapilan yanlis haberlerin ve sahsima yapilmaya devam eden zulümlerin devamina sebep olmustur, bunu niçin yapmistir, sikayet edilen arkadasi Mehmet Ali BIRAND’ i korumak için, Can ATAKLI’ da TV’ de söylüyor ya arkadaslarini kouyup-susmalari gerektigini…Oysa Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki, ”Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir”.
Hukuk da, MEDYA’ nin sansasyonel fakat konuyu dogru anlatmayan mansetlerini koruyor ya, kamuoyunun ilgisini çekmek için, Medya, istedigi manseti, sürmanseti atma hakkina sahipmis…Oktay EKSI de canli yayina telefonla baglandi ve Can ATAKLI’ yi yaniltarak, kendisinin bilhassa, Kamuoyunda çarpici olsun diye , bu cümleyi yazdigini sesiyle itiraf etti…Bence de, kendisi, Basin Konseyi Baskanligi’ ndan istifa etmelidir, tarafsiz olamayan insanlarin, görevlerini yerine getirmediklerini tecrübemle ögrendim.
Bir de Baro Baskanligi var, ayni…Sahitlik yaptigim bir davada, beni hiç tanimadigi halde, hakkimda yalan söyleyen bir avukati sikayet etmistim, bir Hukuk adamina bu durumu yakistiramadigimi söylemistim,gelen cevap söyleydi, ”avukat bey müvekkilini biraz hararetli savunmus” dedi Baro Baskani, hukuk adami… Ilahi Adalet’ e inancim sonsuz olmasa, bu bayram günü ”Mazlumlarin ahinin aheste çiktigina” tanik olabilir miydim?
Bir AA ajansi var, nedense belgeleri elinde sakliyor, gerçegi yazmiyor, biriktiriyor, nasil güvenecegim, kime derdimi anlatacagim derken bir de bakiyorum, AA, Meclis Baskanimiz Bülent ARINÇ Beyefendi’ nin Oktay EKSI’ nin Basin Konseyi Baskanligi’ ndan istifa etmesi gerektigi haberini hemen iletiyor, saklamiyor, demek ki, isterse saklamiyor…Bu nasil bir sey, arkadasi, arkasi olan yasiyor, korunuyor…Eger benim gibi yalnizsaniz , tecrübeyle daha da seversiniz yalnizliginizi, ”Allah’ im sana trilyon kere sükür, etrafimi yanlis insanlardan temizledin” diye, dua edersiniz…
Yine Cumhuriyet Bayrami aksami duyuyorum ki, tas atan çocuklarin yasasindan, Gazeteci Hrant DINK’ i katleden çocuk da fayda görecekmis, bu nasil olabilecek, baska gazeteciler, hukuk adamlari yine susuyor…ATATÜRK diyor ki, ” Kanunlari ihtiyaçlar yapar. Teoriler yapmaz. Zaman, olaylar her sey hakimdir. Kanunun gelistirilmesi, kesin ve degismez bir yöntemdir.” Bu aksam, bu bayram, ATATÜRK’ ü biraz daha iyi anlamak istiyorum ve baska insanlari da…

Cumhuriyet bayrami kutlanirken, esli ya da essiz, nerede olursak olalim, ama bir olalim, gönlüm bunu yürekten diliyor…Bu bayram, her birimiz bir eyalet gibiydik, nüfusumuz kadar… Ben bir müzisyenim, haddimi bilirim, siyasetten de anlamam, ticaretten de, hak-hukuk yemem, açgözlü degilim, medya’ nin dilini de anlamam,bana yapilan haksizliklarin kinini de tutmam, siirsel Ilahi Adalete olan inancimi sürdürürüm, ve görmem gerekeni yüce Allah bana gösterir. Gerçegin ve tarafsizligin herkese gerekli oldugunu, bu bayram aksaminda, bu yoksullugumuzda 48 bin havai fisek, havaya, beyaz küller gibi savrulurken, Oktay EKSI gibi bir Basin Konseyi Baskani’ nin itiraflarini dinlerken, aklima hep masum ve mazlum olan yeryüzü insanlari geldi…Ve konserlerde Semahlari söyledikten sonra, Hocam Ruhi SU’ nun söyledigi dua geldi aklima, artik sadece CD’ lerden dinleyebildigim sesi güzel odama doldu,malum TV ekranlarindan bir Ozan sesi duymak çok zor, 14.TV kanali da yayina basladi ama 48 bin kanal olsa n’olacak, dedim ya, tarafsizlik herkese lazim, sanat ve sanatçi özgürdür, müzik evrenseldir, ” derdim çoktur,hangisine yanayim ” diyor ya Ali Ekber ÇIÇEK…iste bu yüzden cus edemiyoruz…
DUA (GÜLBENK)
Allah Allah, Allah Allah, Allah Allah / Üçlerin beslerin, gerçek erlerin ve sehitlerin yüzü suyu hürmetine / Aksamlar hayrola, serler defola, yigitler saf ola, yardimcimiz halk ola / varligimiza, birligimize, bir olmamiza, Merhaba ! Merhaba !

CEVAP VER