Çocuklar öldürülmesin!*

Çocukların düşlerinden oluşturulan  bir  kitap…  Adı: “Barış Şenliği”  İçinde yüzlerce küçük yüreğin çırpınışları, tüm sıcaklığıyla kucaklıyor okurlarını. Dünyaya, insanlığa ve daha da önemlisi dünyayı yönetenlere kocaman cümlelerle haykırıyor çocuklar.                          


Aslında çocukluk düşleri demek ne kadar doğru olur bilemiyorum. Kaş Kitap Şenliği sürecinde,  çocukların düşleri ve düşüncelerinden oluşturulacak bir kitap  hazırlamayı düşündüğümüzde, çocukların  bu kadar büyük olacaklarını hiç hesaba katmamıştık. Kaş ve köylerinde eğitim gören ilköğretim düzeyindeki çocukların, duygu ve düşüncelerini yazı yoluyla anlatmalarını salık verdiğimizde, onlara iki başlık vermiştik; “Çocuk ve Savaş”  ve  “Nasıl bir dünyada yaşamak istersiniz?”


Bu duyuru,   başlangıçta  hep alışılageldiği gibi bir kompozisyon yarışması olarak algılansa da, birkaç gün içinde  küçük yürekler ellerinde beyaz sayfalarla heyecanlı koşuşturmalarla çıka geldiler. Kimi  resim yapıyor, kimi karikatür, kimi öykü – şiir yazıyor. Bazıları da, hiç bir kategoriye sığmayan kocaman cümlelerle düşüncelerini yazıyor çizgili, düz  sayfalara…


On beş gün içinde yüzlerce çocuktan yüzlerce  “barış manifestosu” aldık. Ve bu cümlelerin yükü o kadar ağırlık yükledi ki omuzlarımıza, altından kalkabilene  aşk olsun.
Bu güne değin hep büyüklerin fikri sorula geldi, anketlerde, referandumlarda, kamuoyu yoklamalarında…


Çocukların düşleri zaman zaman göstermelik hatırlansa da, çoğunlukla ıskalanmaktan kurtulamadı. Bu kitapta yapmayı amaçladığımız, asla birilerine mesaj vermek değildi.
Sadece  hep  hayatın kıyısında bıraktığımız, seslerine kulak tıkadığımız çocuklarımızla yüzleşmekti  amacımız. Eğitim sistemimizle;  aile içi duyarlılıklarımızla, mahallemizle, sokağımızla yani çocuklarımızla paylaştığımız hayatımızla yüzleşmek …


Onların bu doğal dilini bozmamak için, yazdıklarının noktasına  virgülüne dokunmadan aktarmaya çalıştık.  Çocukluk düşleri bozulmasın diye.


İşte beş küçük yazarın kaleminden dökülen dünya özlemi:


***


Barışı anladım savaşı hayır!


Öğrenmeye başladığımda, barışın anlamını öğrendim, anladım ve sevdim. Bana çok anlamlı, gerekli ve güzel geldi. Sonra renkleri, sesleri, ayrı insanları, farklı inançları, farklı düşünceleri öğrendim. Anladım, hayaller kurdum kendim, ailem ve yakınlarım için istediğim temel hak ve özgürlükleri  herkes  için istedim.


Anladım ki ben; insanca, kardeşçe, dostça, temiz, hatta sınırların olmadığı, barış dolu bir dünyada yaşamak istiyorum.  Ama aynı ben; küçük yaşıma rağmen, Bosna’yı, 11 Eylül’ü, Filistin’i ve Irak olaylarını televizyondan izledim.Anlayamadım…


Neyi paylaşamıyorlar? Okulda Türk -Yunan savaşını ve yaşananları öğrendim.


Sonra bir adım ötemizdeki Meis adasından dostlarımız oldu. Yorgo, Dimitri, Asimina, Luiza, evlerine gittik. Onlar da bize gelip misafir oldular. Düğünlerine, eğlencelerine ve yemeklerine katıldık. Aman Tanrım!  Birbirimize ne kadar çok benziyoruz. Öyleyse bu güzel insanlar, ne olmuşta birbirilerini boğazlamışlar.
Anlayamadım…


Anlamak ta istemiyorum. Güzel dünyamızda yaşanan bu olumsuz ve çirkin olaylara, sebep her neyse, kimlerse onlara sesleniyorum: savaşın anlamını öğrenmek, yaşamak ve parçası olmak istemiyoruuum!…


Bahar Hacıvelioğlu- 7. sınıf   / Kaş


***
                                         
Çocuklar öldürülmesin


Dün Türkçe dersinde öğretmenimiz bize, Japonya’ya atılan atom bombasından bahsediyordu.


Ben bir anda dalmıştım. O anda kendimi o bombanın atıldığı yerde buldum. Çocukların ağlayışları ,annelerin yavrum! diyerek bir oraya bir buraya gidişleri gözümün önünden gitmiyor. Kendimi bir Japon çocuğunun karşısında buldum.


Bana kendi dilinden bir şeyler söylemeye çalışıyordu. Ben onu anlayamıyordum. Onun masum gözlerinden akan gözyaşlarını gördüm ve her şeyi o zaman anlamıştım…


Akşam eve nasıl geldiğimi bilmiyorum. Televizyonu açmıştım. Hangi kanalı açarsam açayım  Amerika ve Irak savaşı. Savaşı izliyor ve düşünüyordum. Televizyondan savaş sesleri gittikçe yükseliyordu.  Amerika, Irak, savaş.  Hepsini ama hepsini duyabiliyordum. Televizyondan uzaklaşmaya başladım. Ve balkona çıkmaya karar verdim. Dışarıya çıktığımda ise akşam esintisi, yıldızlar ve ben vardım.


Gök yüzüne baktım ve düşündüm…


Neden savaş vardı, neden insanlar birbirilerini öldürüyordu, bunların hiç birini anlamamıştım. Ve bir yıldız kaydı. Acaba o kayan yıldızı o Irak’ta ki çocuk görebiliyor muydu?  Kayan bir ışık görüyordu ama ne bilsin ki ülkesine düşen bir bomba olduğunu. Sonunda bir karar verdim. O gece tüm duygularımı bir kalem aldım ve yazdım. Yazılarımı bir dergiye gönderdim. Ve sonra mektuplar gelmeye başladı. İlk gün iki üç tane, ikinci gün beş altı tane…


Aman tanrım mektuplar gün geçtikçe artıyor. Tüm çocuklarla birlikte tüm dünyaya sesleniyorduk ve sloganımız ünlü şairimizin dediği gibi; ” Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler”


Güzin Çırak- 8. sınıf  / Kaş


***
                                                   
Çocuk ve savaş


Düşünün, siz bir savaşın ortasında kalmış  küçücük bir çocuksunuz. İlk önce ne yaparsınız ? Tabii ki ilk önce çok korkmuş bir insan olursunuz. Kaçmaya çalışırsınız ama kaçamazsınız. Çünkü her yere, her toprağa düşen bombalar da bir çok insanın ölmesine sebep olur. Bir yağmur damlacığı gibi yere düşen bombalar bir çok hayat kaybına neden olur.


Bu savaşları durdurmak için lütfen  savaş yaratmayalım. birbirimize iyi davranalım. Örnek birer insan olalım .Birbirimize sevgili, saygılı, hoşgörülü ve iyi davranalım. Bu duyuruyu bütün dünya halkına ve bütün ülkelere duyuruyorum.


Örneğin Amerika Irak’a niye saldırdı?  Petrol kuyularının yerini öğrenmek için, petrol çıkartmak için saldırdı. Bunu anlaşarak halledebilirlerdi. Biz de Irak’ın yerinde olsaydık çok üzülürdük.


Irak savaşında bir anne ile küçük bir bebeği ölmüş. Ben bu duruma çok üzüldüm. Eğer annesi yaşasaydı, o da üzülür ve de annesi de  kendisini öldürürdü. Ben ise bunu daha çok anlatmak isterdim ama, benim yaşım daha küçük olduğu için size bu kadar anlatabilirim…
                                                           
Aslı Karagül-  4. sınıf / Kaş


***


Nasıl bir dünyada yaşamak istiyoruz?


                                     
Ben barış dolu bir dünyada yaşamak istiyorum. Dünyada savaş olmasını istemiyorum. Bütün ülke başbakanlarının kardeş gibi yaşamalarını istiyorum. Irak ile Amerika’nın savaş yapmasını istemiyorum. Böyle bir dünya olursa bence çok güzel olur.


Savaş yapılan bir ülkedeki çocuğu göz önünde bulundurursak, ne kadar hüzünlü bir durumla karşılaşırız. Onca düşman arasında suçsuz  anne babasını kaybetmiş bir  çocuk.


Bu dünya da herkesin okumaya ihtiyacı vardır. Bazı yerlerde çoğunlukla  kız çocuklarını okula göndermezler. Ama bu çoğunlukla Türkiye’de olur. Örneğin, Japonya’da çok sıkı bir eğitim vardır. Çocuk okuldaki disiplinden sıkılır,  bu da mideyi etkiler ve çocuk ülser olur. Bu yüzden ülser hastalığı Japonya da çoktur.


Alpay Tomruk- 4. sınıf /  Kaş


                                  
***


En zarar veren şey savaş


Savaşın bize iyi yönleri var mıdır? Bence yoktur. Niye derseniz?  Ben size örneklerle anlatayım. Örneğin; Amerika ve  Irak  savaş yaptığında Amerika Türkiye’ye diyor ki; Amerika’nın Türkiye’de ki  Mehmetçiklere ihtiyacı var. Bunun üzerine TAYYİP ERDOĞAN,  Mehmetçiklerimizi  Amerika Irak savaşına feda ediyor. Mehmetçikler ve Amerika Irağa karşı savaşıyor ve kazanıyorlar. Irak’ta ki çocukların bağzıları hayatını kaybediyor. Sizce Amerika- Irak savaşı neden çıktı? Bence Amerika’nın aç gözlüğü yüzünden.
2006- 2007 yıllarında Amerika Türkiye’yi ele geçirmek isteyecek ama geçiremiyecek.


Irak, Çin’e atom bombası attığında bir çocuk zarar görmüş ve doktora gitmiş. Doktor demiş ki, çocuğun annesine ve babasına  “çocuğunuz ölecek” demiş. Doktor sonra,  o çocuk 1000 serçe yaparsa duası kabul olacakmış. Çocuk 685’inci serçedeyken ölmüş. Bu konumuzun dışında olduğunu biliyorum. Ama aklıma gelmişti yazdım.
                                                                                         
Erol Başar – 6. sınıf / Kaş


__________________


* Kaş Kitap Şenliği bünyesinde,  İlköğretim öğrencilerinin yazılarından oluşan ve  Yusuf Yavuz tarafından hazırlanan  “Barış Şenliği”  kitabından beş küçük yazarın yazılarından derlenmiştir. 


DİĞER AYAKÜSTÜ SOHBETLER:


‘- ‘Bir Gün Mutlaka’


– ‘Derin devlet sorunları çözmek istemiyor’


– Kaş’taki gözyaşı


– ‘Son 15 yılda bilinçte sıçradık’


– Piref. H. Ökkeş ile ‘dörtköşe’ sohbet…


– Sorgun Ormanı’nı kurtaralım


– Devrim Bize Yakışırdı!


– G-8 protestosundan gözlemler…


-Başkaların hayalleri…


– Hurafeler gölgesinde Gelibolu…


Çokuluslu tekellere karşı ‘Adil Ticaret’


– Kuzey çikolata, Güney ekmek derdinde


– Fokları, katliamdan kurtaralım!


– Nükleer denemelerin faturası: Doğal felaketler


-Türkiye’de de nükleer silah istemiyoruz!


– Faşizm neden Almanya’da kök saldı?


– Demirel davasında tekelci medya da suçludur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.