Çocuklara ilk ne öğretilmeli?

PAYLAŞ

Bazen de bu çocuk kime benzedi diye dillendiririz?


Çocuğumuzun ilk konuşmaya başladığı günleri düşünelim mi? Düşünelim, neler gözlerinizin önüne geldi? Benim gördüklerimi çevremde ki sizlerde gördünüz mü?


Allah bize hiç kayıt olmamış, bomboş hafızası, verileni alan,  dünyanın en seçkin, sevimli yavrularımızın, o temiz, masumane duru akıllarını kimler kirletti sizce?


Çocuğumuzun ilk konuşmaya başladığı günleri konuşuyoruz. Dillendikçe, güzel kelimeler öğretmemiz gerekirken, yanlışa hemen ilk kelimeleriyle kötülüğün temelini atıyoruz.


Çocuğumuzun temiz, berrak zihnini, kötü sözcükleri sarf ettikçe yapma demiyoruz. Daha da teşvik ediyoruz.


Alkışlıyoruz. Yetmiyor, ödül koyuyoruz. Hadi amcana da söyle, sana çikolata alacağım. Sana araba vereceğim. Çocuk bu, safiyane söylüyor, söyledikçe etrafında ki, biz büyükler sınır koyma yerine, alkış, coşku, ödül yağdırıyoruz.


Büyüklere bile böyle teşviklerde cömert davransak, onlar bile belki, ödüle ulaşmak için bazı kötü sözleri söyleyebilir.


Kötülüğe engel olmalıyız diye söyleriz ama icraatımız da tam tersini gösteririz.


İlk konuşma zamanında böyle edebe mugayir konuşmaya başlanırsa, gelecekte elbette çok büyük sıkıntılara maruz kalırız. Toprak nasıl ki, tavı geldiğinde ekim yapıldığında ürünümüz verimli olursa, onun gibi çocuğumuzun da, ilk döneminden itibaren kelimelerine dikkat ederek kullanmasını sağlamalıyız.


Çocuktur idare ediniz, büyüyünce akıllanıverir, mazeretlere sığınırsak kaybederiz. Zamanı geçtiğinde verim olmayacağını bildiğimiz gibi,  çocuklarımızın kullandığı sözcükler, cümlecikler çok önemlidir. Zamanında müdahale edilmeli.


Vaktinde önlem almayı ihmal eder isek, sonuçta kötü sözleri duymamız kaçınılmazdır.  Çocuklarımızın dil gelişiminde örf adet –gelenek ve göreneklerimizin (normunda) ölçüsünde yetişmesine itina etmemiz gerekiyor.


Çocuklarımızın kötü sözler sarf ettiğine bizzat şahit oldum. Sarf ettiğinde çocuk adına çok üzülmüştüm. Biz eserimizi oluştururuz, sonra bu çocuk nasıl konuşuyor diye dert yanarız?


Hep çocuk suçludur(!) hakikatte asıl suçlu ise o çocuğun anne babasıdır.


Çocuğun toplum tarafından da dışlanacağı günlere gittim. Küfürbazın biridir sözlerini duyar gibi oldum. Zavallı çocuk senin elinden tutmak isterdim lakin gücüm yetmez ki.


Gücüm yetse elbette yaradılışına uygun sözcüklerle buluşmanı sağlardım. O temiz yüreğine kıyamam ben.


Senin nur gibi parlak olan sözcük hazinenin kirlenmesine müsaade etmezdim.


Yaradılışının gereğini yaparsak ileride pişman olmayız. Günü birlik düşünmeden, on beş yıl sonrayı düşündüğümüzde hatamızın büyüklüğüne ve küçüklüğüne göre davranmalıyız.


Büyüdüğünde her sözünün adabı muaşeret dairesinde olmasını elbet isteriz. O temiz sayfalarının kötü sözcüklerle lekelenmesine müsaade etmemeliyiz.


Basit olan bu konuyu her anne ve baba yerine getirebilir. Kendimiz çocuklarımızın yanında, sosyal hayatta uygun sözler ifade etmeliyiz.


Aile içi iletişimi benzeşim kurarak çocuğumuz öğrenmektedir. Biz farkına varamayız. Anne baba günlük yaşantısında ölçülü konuşmalı ki, çocuğuna ikaz ettiğinde çocuk annem benim iyi olmam için öneride bulunuyor desin.


Ama anne baba kötü sözcükleri her an kullanırlarsa, çocuğuna demekten, ikaz etmekten çekinir. Madem kötü kullandığım sözler, siz niçin kullanıyorsunuz der ise, ne cevap vereceğiz?


Cevaptan öte, insanlığımız gereğinden sözcüklerimizi itina ile seçerek konuşmalıyız. Benim çocuğum neden hoş olmayan kelimeler kullanıyor demeden, ben niçin çocuğumun yanında uygunsuz konuştum diyebilir miyiz?


Bizim huzur duyacağımız, memnun olacağımız cümleler konuşmalıdır. Yüzümüz kızarmayacak kelimler konuşmalı.


Mahcubiyet duymayacağımız sözler öğretmeliyiz. İnsanların lisanlarından dökülen sözler önemlidir. Güzel, hoş, bütünleştirici, kaynaştırıcı sözler öğretmeli.

CEVAP VER