Olağanüstü Hal (OHAL) nedir?

15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından 3 ay süreyle olağanüstü hal kararı alındı. Peki sıkıyönetim ile OHAL arasında ne fark var?

Darbe girişiminin ardından tüm ülkede olağanüstü hal ilan edildi.

Olağanüstü hal “Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde” ilan ediliyor.

6 AYI GEÇEMEZ AMA UZATILABİLİR

Karar, “Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulu’nun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilân” edebilebiliyor.

Olağanüstü hal süresini Meclis değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir.

Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir.

Bakanı Ala’dan OHAL açıklaması

Kararı açıklayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Spekülasyonlar yapılabilir sıkı yönetim başka bir olay olağanüstü hal başka bir olay” uyarısında bulundu.

Başbakan Binali Yıldırım da benzer bu açıklama yaparak vatandaşlara seslendi: Darbeciler karşısında asil bir direniş sergileyen saygıdeğer vatandaşlarımızın şunu iyi bilmelerini isteriz ki alınan üç aylık olağanüstü hal kararı, vatandaşlarımızın gündelik hayatlarını asla olumsuz etkileyecek bir karar değildir.”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise OHAL kararının, esasen demokrasiyi, özgürlüğü, vatandaşların hak ve özgürlüklerini güçlendirmek için alındığını belirterek “Vatandaşlarımızın günlük hayatını, özgürlüğünü olumsuz etkilemeyecektir. Yani millete olağanüstü hal değildir, devletin içine sızmış bu teröristlere karşı OHAL ilan ettik” diye konuştu.

KOORDİNASYON KURULU OLUŞTURULACAK

Kanunun olağanüstü hal durumunda koordinasyonun nasıl sağlanacağını belirleyen 12. maddesinde, koordinasyonun Başbakanlıkça veya Başbakan’ın görevlendireceği bakanlıkça sağlanacağı belirtilirken, bunun için konuyla ilgili bakanlık temsilcilerinden meydana gelen “Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulu”nun kurulacağı ifade ediliyor. Bu maddeye göre, Koordinasyon Kurulunun kuruluş ve çalışma esasları, çıkarılacak yönetmelikle duyurulacak.

Ayrıca, kanuna göre, olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde, olağanüstü hal ilanını gerektiren olayları ve tedbirlerin uygulamasını izlemek amacıyla bölge valisinin başkanlığında “Bölge Olağanüstü Hal Kurulu” kurulacak. Kurulda, bölge valisi tarafından görevlendirilecek il valileri, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, garnizon komutanı veya onun görevlendireceği bir temsilci yer alacak. Bölge valisinin gerek görmesi durumunda il merkezlerinde veya ilçelerde olağanüstü hal büroları da oluşturabilecek.

YETKİ BÖLGE VALİLERİNDE

Olağanüstü halin nasıl uygulanacağını düzenleyen 14. maddede ise olağanüstü halin bir ili kapsaması durumunda görev ve yetkinin il valisinde olması öngörülürken, birden fazla ili kapsaması durumunda “bölge valileri” yetkilendiriliyor. Olağanüstü hal durumunun birden fazla bölge valisinin görev alanına giren veya bütün yurtta ilan edilmesi durumunda ise koordine ve iş birliği Başbakanlıkça sağlanmak suretiyle bölge valilerine ait oluyor. Gerekli işlemlerin tamamı bölge valileri tarafından yürütülüyor.

Bölge valileri, kendilerine ait görev ve yetkilerin bir kısmını veya tamamını illerinde olağanüstü hal ilan edilen il valilerine devredebiliyor.

SIKIYÖNETİMDE ASKER OHAL’DE SİVİL

Kanuna göre, olağanüstü hal döneminde genel kapsamlı yükümlülükler için her çeşit yayın araçlarıyla ilanen, gerektiğinde belirli yükümlülükler için ilgililere yazılı olarak ve acil hallerde daha sonra yazı ile teyit edilmek üzere sözlü olarak duyuru yapılacağı belirtiliyor. Duyurunun ardından yükümlülerin, yükümlülük konusu para, taşınır ve taşınmaz mallarını verilen süre içinde ve istenilen şekilde görevlilere teslim etmek, çalışma yükümlülüğüne tabi tutulmuşlarsa belirtilen gün ve saatte iş başında hazır bulunmak zorunda olacağı ifade ediliyor.

Teslim alınan veya kullanılan mallarla yaptırılan çalışmalara karşılık ilgililere birer belge verileceği, yükümlülerin bu belgelerle ilgili makamlara başvurmaları üzerine alınan mallar veya yaptırılan çalışmaların bedeli, kirası, ücreti veya tazminatının mahalli rayice veya satış fiyatına göre Olağanüstü Hal Kurulu veya bürolarınca tespit ve takdir olunarak ödeneceği de kanunda düzenleniyor. Ayrıca, ödemelerin gecikme ile yapılması veya takside bağlanması hallerinde, bu alacakların kanuni faizleri ile ödeneceği, kişilerin ödenecek bedellere karşı adli yargıya da başvurabileceği belirtiliyor.

Kanunun 17. maddesinde geçici süreyle alınacak taşıt araçları ve diğer malların yükümlülük sona erdiğinde ilgililere geri verileceği düzenleniyor. Bu düzenlemelere ilişkin hususların yönetmelikle gösterileceğine işaret ediliyor.

Kamu kuruluşlarına ait malların iadesini düzenleyen 18. maddede ise “Genel ve katma bütçeli dairelerle kamu iktisadi devlet teşekkülleri ve kuruluşları ile bunlara bağlı müesseselere ve mahalli idarelere ait kuruluşların geçici olarak kullanılan taşınır ve taşınmaz malları ile tüketilmeyen maddeleri geri verilir. Bunlar için herhangi bir bedel, ücret kira veya tazminat ödenmez” ifadeleri bulunuyor.

Olağanüstü hal ile sıkıyönetimin de karıştırılmaması gerekiyor. Olağanüstü halde yetki mülki erkandayken, sıkıyönetimde ise yetki askere veriliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four + one =