Olmayınca bir adamın gözleri

PAYLAŞ

Görünürde bir deniz,
genellikle karanlık genellikle dipsiz…
Of  bir adamın gözlerine ulaşmak,
ay’a ulaşmaktan daha zor şimdi…


Tohum bekledi upuzun karanlıkta bir yudum su,
bakan çok oldu ama  elinde ateş topu.
gecenin karanlığında suskun bir yüz…
eğildi baktı ama uymadı adımların ritmi.
Soğudu sarılar karardı gözler,
o korkunç büyümesi tohumun susuz…
tohum çatladı … hayat acımasız.
İsimler unutuldu, lakaplar yakışıksız…


Anlatacak öykü kalmadı, bilendi öfke, köreldi hisler.
Bütün dillerde değişti aşkın tercümesi,
isimler kirlendikçe aşklar da filtrelendi.
Neyi özler ki bir kadın,
olmayınca bir adamın gözleri…


Sabah karıştı, gece uyandı,
güneş pencerede mermer mi mermer.
Yoğun çelik gözler gün doğumuyla paralandı.
Dünya asıldı, bakışlar kesildi, yollar uzadı?
‘Garantili aşk yoktur’ dedi kitaplar,
ne de kötüydü kin doğuran arayışlar…
Bir gün başka parladı deniz,
eridi tuz – ıslandı tüm kitaplar ve kitap benzerleri…
‘Atın bu deli kitapları’ dedi kadın,
hiç biri müjdelemiyor bir adamın gözlerini…


Of hayat ne kadar da sıkıcı…
Olmayınca içinde bir adamın gözleri.
Hangi renk- hangi buğday sarısı-
hangi grev sevdanın içinden öfkeyle çıkacak karşıma?
Kimisi kaybetmiş güzeli etinden et kopa kopa,
kimisi çıldırmış uzaklaşıp,
kimisi güldürmüş yollarına çıkıp,
kimisi susmuş ruhunu yontup, kimisi sinmiş korkup…
Of hayat ne kadar da sıradan,
olmayınca yanımda bir adamın gözleri….


Dışarıda çok adam, içeriye kör adam…
Kurşun biriktiren iğneli bakışlar ağırlaştı gitgide,
gelecek olana yontuldu her bir kelime…
Of olmayınca mevcut bir adamın gözleri,
herkes ne kadar da herkesin benzeri…


Dışarıda çok adam, içeriye yok adam.
Tüneller çöktü, dağlarda heyelan…
acımasız toprak geçit vermiyor…
Yolcular sırada, biletler ellerde, yine rötarlı beklenen…
arkadan seslenen her bir isimle, içim burkuluyor…
Olmayınca bir adamın gözleri…


sibelbengu@yahoo.com


SİBEL BENGÜ’NÜN DİĞER YAZILARI


– Çok sevgili sevgililer günü için…
– Açık reçete…
– Çocuk
– Sen de kimsin?
– Kar yağarken pencerenden…
– Bayramları nasıl bilirdiniz?
– Ne kadar buradasın?
– Bu hayat nasıl geçer?
– Aşık kimdir?
– Aşk ne değildir?
– Aşk nedir?
– Herşeyin bir şeyi vardır…
– İyi insan kimdir?
– Kaygı çok kaygan bir kelimedir…
– Bumerang aşklar…
– İstanbul’da yine yağmur var…
– Kelimeler, kelimeler, kelimeler…
– Bir şairin bildiği sevgi/ Attila İlhan için…
– Nedir, niyedir? Neyse…
– İnsan bazen kendini bırakıp delice gitmek istiyor…
– 3 kadın 1 kritik…
– Hayatın şablonu mu var?
– Haydi dostlar buyrun kahveye…
– Muhakkak…
Aşk’a herşey dahil…
Bir İstanbul hatırası
Kadın dediğin
– ‘Adam gibi adam’ dedikleri…
– Mantığım intihar, ruhum serseri… 
– Hiç-bir-şey anlamıyorum… 
– Hayal adalar… 
– Kırmızı başlıklı kızın nesi var?  
– İstanbul’a bir günlük firar… 
-Bırak deli desinler… 
-‘Sen benim rüzgar gülümsün…’ 
-Pardon tanışıyor muyuz? 
-İstanbul 
-Kıymık… 
-Siz mağrur musunuz? 
-Ne kadar önemsiyoruz yarınlarımızı? 
-Küçük şeyler… 
-Yürek mahrem bir bölgedir 
-Kiler… 
-Keşke 
-Anne karabiyesi… 
-Tren garları… 
-Yangın yeridir yürek, külleri kelimeler…
-Bir gün… gemiler… geçer… 
-Önsöz 
-O fotoğraf… 
-Durup dururken… 
-İçiyorsam sebebi var…
-Susmak üzerine… 
-Zor…anlatması zor… 
– Ciddi insan… 
-Kalbim Anadolu…
-Aşk niye biter? 
-Oğlum şiir oku…çünkü…
-Ne olmazsa olmasın, içinde sen varsın 
-Ölüm diye bir şey var… 
-Kırmızı başlıklı kızın neyi var?.. 
-Bebek’te gitmek zamanı…
-Kadın…nedir senin aşktan anladığın? 
-Altı üstü bir küre… 
-Aşk seni sordular…
-Atlıkarınca… 
-Dün haberini aldım…
-AY bilmecesi… 
-Karanlıktan korktuğumu nereden bildiniz? 
-Yüreğimin tozunu aldım… 
-Ne zaman yağmur düşse bu şehre… 
-Onlarca onlar…
-Kimsin sen?
-Bir sevgililer günü klasiği…_
-Nakış… 
-Rüya 
-Bilmen gerek… 
-Olgunluk… 
-İlk şiir 
-Kadınlar ne ister? 
-Meraklanınca 
-Sekiz onbeş vapuru

CEVAP VER