Olur böyle vak’alar…

Cem Garipoğlu nihayet teslim oldu…

Gönül isterdi ki “Garipoğlu nihayet yakalandı” haberiyle güne başlasaydık.

Ama olmadı.

Cem Garipoğlu adlı cinayet zanlısı çocuk (Daha çocuk olduğu kesinleşmiş değil) gece sabaha karşı sucuk-ekmek yedikten sonra avukatını arıyor ve “Teslim olacağim” diyor.

Ne zaman?

İşlediği iddia edilen cinayetten 197 gün sonra.

Dr. Kımbıl dizisi vardı bir zamanlar.

Yaşı 30’dan küçük olanlar hatırlamazlar.

TRT’nin siyah beyaz dönemlerinde bu dizi başladığında nefeslerimizi tutardık.

Ne zamana kadar?

Aylarca.

Çünkü katil şüphelisi doktorumuz devamlı kaçardı.

Seyredenler de yakalanmasın diye dua ederdi.

Çünkü katil sanılan Doktor Kımbıl’ın gerçek katil olmadığını hepimiz bilirdik.

Ve “Kaç Kımbıl, kaç” diye bağıran fanatikler olurdu TV karşısında.

Oysa Garipoğlu cinayetinde herkes katil veya katillerin bir an önce yakalanmasını istedi.

İlk günden itibaren halkımızın yarısından çoğu hafiyeliğe soyundu denebilir.

Her birimiz kendi çapımızda cinayeti çözmeye çalıştık.

Cem’in 18 yaşından küçük olduğu iddia ediliyordu.

Oysa işlenen cinayet bir çocuğun altından kalkabileceği türden değildi.

Sevdiği kızı bıçakla, satırla veya testere ile parçalayacak, sonra valize koyacak, sonra da bir konteynırın içine atacak bir babayiğit bulmak madem ki zordu, o zaman bu cinayet organize edilmiş olabilirdi.

Yani bir kaç kişi olmalıydı.

Hep tahminler yapıldı.

Ama şu anda hepsi belirsiz.

Kırmızı Bülten çıkarılarak tüm dünyada aranan Cem Garipoğlu’nun kızın yaşadığı semtte, üstelik altı aydan fazla bir süre saklanması oldukça düşündürücü.

Dincilere sorarsanız “Kan çekmiştir” diyebilirler.

“Kan çektiği ve vicdan azabı yüzünden kızın yaşadığı semtten uzaklaşmasına Allah razı olmamıştır” diyenler de çıkabilir.

Bilinen o ki, bir emniyet müdürü eskiten ve yeni bir emniyet müdürü atanmasından sonra teslim olan Cem Garipoğlu hakkında ne valinin, ne yeni emniyet müdürünün tek kelime söylemeye hakları yoktur.

Başarıda en büyük pay Cem’indir.

Cem karar vermiş ve teslim olmuştur.

Polise yakalanmamayı başarmıştır.

Onun için zaman zaman sarakaya alma anlamında kullanılan ve halkın dilinden düşmeyen “ Olur böyle vak’alar, Türk polisi yakalar” tekerlemesi tarihe karışmıştır artık.

Türk polisi artık yakalamak değil teslim almayı becermektedir.

Bu böyle biline.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.