Onikinci adam

karizma topçu Tayyip efendi, yedek kulübesinde oyunun ikinci yarısını beklemekte… 12 inci sadık adamı olan, doğuştan değil, sonradan fanatik taraftarları arkasına alacağından emin ve kendine çok güveniyor…


11 numarayı kendi elleriyle, engebeli, delik deşik, çamurlu sahaya sürdü, risk alıp dar alanda tandem savunma ve kontra hücum oynattı, taktik denemeler ve maç öncesi provalar yaptı, hakedilmemiş mevkide oynayıp, karşıdan hücum oynayanların bu metodla birikmiş gazları alınmış oldu, aklıselim halktan rövanş alındı, türban karanlıklardan el yordamıyla Çankaya’ya sokuldu, alıştırılması gereken kesim, bu duruma alıştırıldı… Başbakan şimdi oyuna girmek için zeminin daha da düzelmesini beklemekte, anayasayı da çim biçme makinesi gibi kullanma sevdasında… Zaman ve zemin bunlar için çok önemlidir, sabretmeyi ve düz sahalar açmayı çok iyi bilirler…


İkinci adamın ilk tomurcukları Çankaya’da açmaya başladığında, birinci adamın dikenleri çıkmıştı ve yüzü yaprak gibi düşmüştü doğal olarak… İhtiras böyledir, hemen kendini yüz ifadelerinde ve vücut dilinde belli eder. Gül’ün yemin töreninde Tayyip Hoca’nın yüz ifadesini görmediniz mi? “ Nerden sardık bu adamı buraya? “ der gibiydi… Birinci adam olup, ikinci sırada kalmak zoraki olgunlukları pat diye çiğleştiriverir, hazmı çok zordur…  Sağdan soldan akın akın gelen ters tesir alanları yalnız bırakmazlar ve asla sindirtmezler kontrolsüz ve doymamış hırs dozajlarını… Kendi kendine hem başbakan hem de başkan olabileceği yarı başkanlık sistemini de düşlüyordur ve gizli anayasalarında ona da formül arayışlarında bulunuyordur mutlaka haşmetmaap…


Başbakan, akşamları iş çıkışı, yorgun argın eve dönüşlerinde, en first lady’nin ülkeyi temsilen yaptığı o günkü icraatlar, second lady’de kaçınılmaz bir haset yaratmış olacaktır mutlaka… İkincil birinci adam, “Ben dururken, nasıl olur da sıkmabaşıyla Çankaya kapılarını başka birisi zorlar ve girer içeri ”  diye bizzat sorgulanmaktadır mutlaka first lady’liği direkten dönmüş zevceleri tarafından… Buna ne kadar dayanılabilecektir? Bu nasıl adalettir? Onun örtüsü benimkinden daha mı allı pulludur ? İpekten midir, atlastan mıdır, sırmaları altın mıdır?


Tayyip efendinin önünde bu durumu lehine çevirip, değerlendirilebileceği tek fırsat referandumdur… Hem Gül’den kurtulup, hem de ılıtılmış makamına konmak şekliyle, bir taşla iki kuşu ya vuracak, ya da uçup kaçacaktır kuşların ikisi de… “ Cumhurbaşkanını halk seçer “ kararı referandumdan çıktığı anda çarşı karışacak, zeytinyağlar üste çıkacak ve doymamış yağ oranı bu defa farklı tarafa doğru akmaya başlayacaktır… Bu kaçınılmazdır…


Hele hele rektörler işlerine baksın demesinin ardından, Gül’ün göstermelik de olsa rektörlerin katılımcı olması gereğinden bahsetmesi bu çatlağın ilk belirtisidir… Hem ABDullah efendinin ABD abi tarafından daha çok sevilme ihtimali bile kasmaktadır Başbakanı…


Halkı hedef zincirine halka yapıp, ülkeyi babalarının malı sanmaları güçlerini kontrolsüzleştirmektedir… Kontrolsüz güçler de birgün yoldan sapıverirler, yollara güller döşenmiş olsa bile…


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

6 − three =