Onlar başka bir dünya istiyorlardı…

Onlar başka bir dünya istiyorlardı…

0
PAYLAŞ

Günlerdir içim sıkılıyordu… Ülkemizde olan bitenlere, Taksim Dayanışması için başlatılan ‘Cadı Avına’; suç delili olarak, polisin biber gazı saldırısına karşı taşıdıkları ‘gaz maskesi’ ve ‘gözlük’ leri gerekçe gösterip önüne geleni göz altına almasına; insanların evleri basılarak sahte delil üretilmeye çalışılmasına; gaz maskesi ve gözlük taşıyor diye terör ve çete üyeliği suçlaması yapılabilecek kadar ÜLKEMİZDE ADALETİN UCUZ OLMASINA….

Sabah 19 yaşında, üniversite birinci sınıf öğrencisi Ali İsmail Korkmaz’ın cenaze törenini izledim televizyondan; onu linç eden eli sopalı canavarlara mı öfkelenmeliydi, yoksa gittiği hastanelerde tomografi yok diye geri gönderilmesine mi, yoksa ölüm tehlikesi olan birine ‘senin işin adliyelik, önce git adliyeye baş vurunu yap öyle gel’ diyen hastane yetkililerine mi bilemiyordum…

Ama ne fark ederdi ki el birliği ile hayat dolu, istediği sadece ‘insanca yaşamak, insanca muamele görmek’ olan bir gencin hayatını sona erdirmişlerdi…

BU GENÇLER BAŞKA BİR DÜNYA İSTİYORLARDI…

KÖHNEMİŞ ZİHNİYETLERİN YILLARCA BİZE DAYATTIKLARI ENTRİKA DOLU, YALAN DOLU, ADALETSİZ, EŞİTSİZ, BASKICI DÜZENLERİ VE BU ŞEKİLDE YÖNETİLMEYİ İSTEMİYORLARDI…

Bunu sadece Türkiye’nin değil bütün dünyanın DOKSANLAR KUŞAĞI istiyordu… Onun için bugün bütün dünyada gençlik ayaktaydı.

Biz onlar hakkında ‘odalarına kapanıp internette oyun oynuyorlar, sohbet ediyorlar, bu nasıl gençlik dünyayla ilgileri yok, hayatla bağları yok’ diye düşünürken aslında onlar dünyayla ilişki kuruyor ve evrensel bir dil geliştiriyorlardı kendi aralarında…

Evrensel değerlerin hakim olduğu, barışçıl, eşitlikçi, adil, kişi hak ve özgürlüklerine saygılı; yeteneklerin geliştirilmesi için herkese fırsat eşitliği tanınan ve üretme arzusunun önü kesilmeyen; birey olarak herkesin kendini gerçekleştirebileceği, yani elmanın elma olma sürecini tamamlamadan dalından koparılıp düşmeyeceği; Einstein zekasındaki bir çocuğun Erzurum’da yoksul bir çiftçi çocuğu olarak büyüyüp çiftçi olarak ölmeyeceği; eğitim haklarının, söz haklarının olduğu, önemsendiklerini bildikleri bir dünya istiyorlardı…

BÖYLE BİR DÜNYA DIŞARIDA OLMADIĞI İÇİN İÇERİDEYDİLER ONLAR…

ELLERİNİN ALTINDA, DÜNYAYA AÇILAN İNTERNET VASITASIYLA, TAMAMEN KENDİLERİNE ÖZGÜ, BAMBAŞKA BİR YAŞAM ANLAYIŞI GELİŞTİRMİŞLERDİ İÇERİDE… EVRENLE KUCAKLAŞABİLİYORLARDI, EVRENSEL DEĞERLERE SAYGILI İLİŞKİLER KURUYORLARDI, DİLLERİ BARIŞÇILDI, DÜNYAYA KARDEŞÇE, İNSANCIL BAKIYORLARDI, BİLGİSAYAR BAŞINDA KENDİLERİNİ DAHA ÖZGÜR HİSSEDİYORLARDI…

DIŞARI ÇIKTIKLARINDA İÇERİDE ÖĞRENDİKLERİ HER ŞEY ALT ÜST OLUYORDU… İDEALLERİNDE OLANDAN, ÖZLEDİKLERİNDEN BAMBAŞKA BİR GERÇEKLİKLE KARŞILAŞIYORLARDI…

BU YÜZDEN DIŞARIYI İSTEMİYORLARDI; YA HEP İÇERİDE KALIP SANAL BİR ÖZGÜRLÜKLE YETİNMELİYDİLER, YA DA GELECEKLERİ İÇİN ÇIKIP DIŞARIDAKİ DÜNYAYI KURTARMALIYDILAR…

Dışardakilerden öğrenecekleri şeyleri istemiyorlardı… Mecliste birbirini yiyen, sadece birbirlerine laf yetiştirmeye çalışan, hırs ve öfkeleriyle toplumu geren, ayrıştıran, toplumsal adaleti ve refahı değil kendi çıkarı için adaletsizliği ve baskıyı seçen politikacıların kendilerini yönetmesini istemiyorlardı…

Farklı dinden farklı etnik kimlikten, farklı cinsten olanların birbirini hazmedemediği, cinsel tercihleri farklı diye insanların linç edilmeye çalışıldığı, farklılıkların zenginlik olarak görülmek yerine horlandığı, dışlandığı, ötekileştirilmeye çalışıldığı; barışın, hoşgörünün unutulduğu bir toplumda yaşamak istemiyorlardı…

Annelerini, ablalarını, kardeşlerini kadın oldukları için aşağılayan, döven, malı gibi görüp istediğinde şiddeti, öldürmeyi hak bilen babalarını, ağabeylerini örnek almak istemiyorlardı… Kadına insan olduğu için saygı duymak, eşit haklara sahip olduklarına inandıkları için hayatın her aşamasında onları yanlarında görmek istiyorlardı…

DIŞARIDAKİ DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK İÇİN ÇIKMAYA KARAR VERDİLER SONUNDA… BUNU SADECE KENDİLERİ İÇİN DEĞİL, KENDİLERİNE GÜÇ VE ŞİDDET KULLANANLAR İÇİN DE, ŞU AN KENDİLERİNİN UĞRUNA SAVAŞTIKLARI DEĞERLERİN ÖNEMİNİ KAVRAMAYAN, ANLAMAK İSTEMEYENLER İÇİN DE İSTİYORLARDI…

Bunları düşünüyor bir yandan da CNN İnternational’ı izliyordum. Birden 16 yaşındaki bir kız çocuğunun söyledikleri takıldı kulağıma… 16 yaşında Pakistanlı Aktivist bir kız çocuğuydu bu… Bütün Dünya Liderlerinin dünya çocuklarının Eğitimi için bir araya geldiği MALALA zirvesinde yaptığı bu konuşmayı bütün salon ayakta alkışlıyordu…

Söylediklerinden en çok aklımda kalan ve asla unutamayacağım sözleri şunlardı;

“EĞİTİM İSTİYORUM, SADECE KENDİM İÇİN DEĞİL DÜNYANIN BÜTÜN ÇOCUKLARI İÇİN İEĞİTİM STİYORUM; HATTA GEÇTİĞİMİZ EKİM AYINDA EĞİTİM İÇİN KAMPANYA YAPIYORUM DİYE BAŞIMDAN VE BOYNUMDAN ATEŞ EDEREK BENİ ÖLDÜRMEYE ÇALIŞAN TALİBAN İÇİN DE İSTİYORUM… EĞİTİMSİZ BARIŞ OLAMAZ, DAHA GÜZEL DAHA BARIŞÇIL BİR DÜNYA YARATILAMAZ…”

Ve devam ediyordu 16 yaşındaki Pakistanlı kız çocuğu büyük bir olgunlukla, dünya barışının sağlanması için neden DOKSAN KUŞAĞINI anlamamız gerektiğinin altını çizercesine…

“Bugün en çok eğitim ve kadın haklarına odaklanıyorum, çünkü bu iki konu hala insanlığın en çok acı çektiği konulardır….

Bütün dünya hükümetlerini bütün dünya çocuklarına eğitim sağlama kampanyasına katılmaya çağırıyorum… Barış eğitim olmadan gelemez… Dünyayı eğitim olmadan değiştiremeyiz…

İZİN VERİN DÜNYANIN EN GÜÇLÜ SİLAHI OLAN KİTAPLARIMIZLA VE KALEMLERİMİZLE KONUŞALIM”

Geçtiğimiz Ekim ayında Eğitim hakkı için yaptıkları kampanyada Taliban’ın başına ve boynuna ateş edip öldürmeye çalıştığı Pakistanlı bir kız çocuğunun dünya liderlerinin karşısında yaptığı konuşmasındandı bu sözler…

ONLAR BAŞKA BİR DÜNYA İSTİYORLARDI…

GEÇMİŞE TAKILIP KALMIŞ, ESKİ ALIŞKANLIKLARINI AŞAMAYAN;
KÖHNE ZİHNİYETLERİYLE İNSANLIĞI GERİYE GÖTÜREN;
DÜNYADAKİ BARIŞ DİLİNE AYAK UYDURAMAYIP HALKLARINA EZİYET EDEN,
DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLAYARAK, BASINI SANSÜRLEYEREK GERÇEKLERİ SAKLAYABİLECEKLERİNİ, SIKIŞTIRMAK İSTEDİKLERİ DAR KALIPLARDA İNSANLARI TUTABİLECEKLERİNİ SANANLARIN, KÜÇÜCÜK BEYNLERİYLE DÜNYAYA HÜKMETMEYE KALKANLARIN KENDİLERİNİ YÖNETEMESİNİ İSTEMİYORLARDI…

ONLAR FARKLIYDI, DÜNYA FARKLIYDI AMA YÖNETENLER AYNIYDI, HİÇ DEĞİŞMİYORLARDI…

KULLANMA TARİHLERİ GEÇMİŞTİ ANLAMIYORLARDI… ANLAMAK İSTEMİYORLARDI…

AMA ÖĞRENECEKLERDİ, ENİNDE SONUNDA ÖĞRENECEKLERDİ…

ONLAR GİDECEKTİ VE BU GENÇLER BİR GÜN ÖZLEDİKLERİ O ÖZGÜR, BARIŞÇIL, İNSANCIL, EŞİTLİKÇİ DÜNYAYI KURACAKLARDI…

BİR CEVAP BIRAK