“Onun odası var ama…”

Mutfakta neden deney yapamasın çocuk…
İçecekleri karıştırıp yeni tadlar bulmak hoşuna gidiyorsa .. Ziyan olmuyor hiçbir şey…
Çocuğun ziyan olmasın…

Çocuklar çok sever duvara resim yapmayı..Biz sevmedik mi…
Evinde bir tanecik duvar çocuğuna çok mu…
Çaresini sen bul..silinebilir malzeme kaplat…

Evi orası çocuğun… Ne senin biblolarının vitrini ne babasının ofisi ne de mutfak otel mutfağı… Denesin yemek yapmayı…

” Mutfak batıyor amaa”..

Başka mutfağı mı var çocuğun yemek deneyeceği.. Denemesin mi…
Sadece senin gibi mi yaşasın..

SENDEN FARKLI OLMASI YASAK MI…

Evlerde diktatörlük eserken ülkede esmesi daha az acı…
Birinin farkındayız da diğerine bi de isim takmışız “ev düzeni”…

Özgür düşünebilen çocuklar yetiştirmek onları önce BİREY OLARAK KABUL ETMEKLE BAŞLAMIYOR MU..

İsterse yaşı 3 olsun… Bi dolu faaliyete koşturulan, ders çalış sözünü ezberlemiş nesille nereye gidiyoruz.. Farklı kültürleri tanıma şansı vermediğin evladının- isterse şatoda yaşasın- ufku dar kalacaktır..

Salonlarımızda hangi mobilyalar vardır genelde… Koltuklar..
Vitrin…Büfe..Gümüşlük…
Gümüşlük… Salonda evimize gelen misafirin gözüne gümüşlerimizi sokmanın erdemi nedir…..
ÇOCUĞUNUZ RESİMLER YAPAR…Harika… Öğretmeni de çok başarılı bulur..
Evde aştınız mı hiç .. Nereye…

“Çocuğun odasına elbette “… Aa çok ayıp bi resim mi yapmış..

Getir salona as… “E nereye asılır ki salonda..?”
Fikrimi söyleyeyim mi… Gümüşlüğün camına aş.. O gümüşlerden daha değerli o resim ..Değil mi..

Söylesene annesi…Şöyle babası… Evladının yaptığı resim kaç altın eder …Tartabilir misin..

Okuldan sevinçle eve gelir çocuk:
“Babaa fizikten 8 aldım…”
Baba: ” Tolga kaç aldı ? “
Hayırdır Tolga diğer evlat mı ..

Kendini başkalarıyla kıyaslaması gerekitğini öğrenir sizden çocuk…
Ömürboyu da öyle yapar… KENDİYLE KIYASLAMAK DA NEDİR Kİ..

“Yaa bizim Ahmet yine arabasını değiştirmiş.. Ben hala aynı düldüldeyim..Deliricem kardeşim.”
Bekle… O düldül de altından gitmeye görsün..

Karıkoca birbirine en başta söz verir.. Başkalarının yanında asla bibirimize kötü konuşmayacağız.. Başbaşayken herşeyi halledeceğiz…Muhteşem…

Mİsafirleeeer gelir..
Masa kuruluyor….Evin erkeği sohbette… Kadın kaş göz işareti ile çağırır eşini mutfağa…
“Buzları sen çıkarır mısın canım..Bi de karpuzu sen kesiver.. Sohbete araver biraz…Bak yetişemiyorum.” Ne hoş…Sakin..Ilımlı…

Evin 14 yasındaki genç kızı dalmış, teyzesiyle koyu sohbette..

“Kızııım birşeyin ucundan da sen tutsan diyorum..”
“Yemeği koltuğuna mı istersin kızım “..
Herkesin içinde…
Herkesin ortasında..

Kusar anne…
Kusar..

“Ama o da öğrensin canım…Genç kız olacak bir de…Hep böyle yapıyor buu.”
Buu ??… Bu kim..
Eşiniz de huyundan vazgeçmiyor…Eşinizi toplum içinde rencide etmiyorsunuz…
Kızınıza mı gücünüz yetiyor.. Eğitmek bu mu…

Belki de farklı olur… 5 yasındaki tatlı oğlunuz gelir mutfağa..
“Annecim tabakları ben götürebilirim masaya ..”
“Çekil şimdi ayağımın altından bi de şenle uğraşamam…Sen git oyuncaklarinle oyna..
Kırar dökersin bi de şimdi …Başıma iş açma..”

Kendi başınıza işi “tam o an” siz kendiniz açmısınızdır…
İlerde oğlunuzda göreceksiniz.. İzlerini…

Bir de bazı aillelerde tabudur…Anne baba çocuğun yannda yakınlaşmaz…
Öpüşmek mi haasaaa…

“Biz annebabayız…Kendi odamız var..”

Çocuğun yanında abartın demedim ki…
Sevgiyi gösterin… Annesiyle babasının birbirini sevdiğini bilen çocuk kendini güvende hisseder..
Ve onun da içinde hep sevgi tomurcuklanır..

Çocuğun yanında çok hassasım diyorsanız öyleyse siz hiiç tartışmamısınızdır da çocuğunuzun yanında..Helal…

Hep misafirler dedik durduk…Çocuğunuzun arkadaşları da evinize istedikleri sıklıkta gelebiliyor mu… Buna da mı siz karar veriyorsunuz… Sokakta buluşsunlar dı mı…Size iş çıkmasın..

Ebeveyn olmak zor iş.. Demokrasi ile mutlakiyet arasında gidip gelme halleri..

Figen ERKAAN

21.03 2015 Hürth Almanya

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − 9 =