Opera Festivali’nin ardından

Opera Festivali’nin ardından

0
PAYLAŞ

6. İstanbul Opera Festivali, ülkemizde ki değişik oprelarda sergilenen eserlerin yanı sıra, Fstival içinde sahneye konulan operalar ve yurt dışından gelen operaların da konuk edilmesi ile gerçekleşiyordu. Bu yıl sadece bizim operalarımız sahne almış, yurt dışından bir katılım gerçekleşmemiştir.

Bu Festival’de operaların yanı sıra, opera sanatçıları ile değişik operalarda ki şarkıların seslendirildiği, GALA konserleri de gerçekeştirilirken, yine yurt dışından da opera sanatçısı solistler, bu Gala konserlerinin konuğu olurdu.

Bu yıl Festival’de üç opera yer almıştır. İstanbul Devlet Operası ve Balesi’nin sahnelediği, MOZART’ın “Saraydan Kız Kaçırma” ve O.DEMİRİŞ’in “Yusuf ile Züleyha” operası ile Mersin Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği, GOUNOD’un “Romeo ve Juliet” Operası programda yer almıştır.

Festival’in son günü ise, 18 Haziran Perşembe günü Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda GALA KONSERİ gerçekleştirilmiştir. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nı, Raoul GRÜNEİS yönetmiştir. Orkestra’nın ve İstanbul’luların yabancı olmadığı, tanıdığı bir şef. 2010-2012 yıllarında bu orkestranın Genel Müzik Yönetmeni olarak da görev yapmıştır.

Alman asıllı şefin, orkestrayı ve İstanbul seyircisini tanımış olmasının rahatlığı, sahnede belirgin olarak da kendini göstermiştir. Orkestranın uyumu ve şefin izleycilerle konser sırasında ki etkileşimi, iki saati aşan konser süresince devam etmiştir.

İki konuk, iki bizden opera sanatçısı, gala konserinin solistliğini üstlenmeştir.

Mezzo Soprano Michelle BREEDT ve Soprano Catherine FOSTER konuk sanaçılar olmuştur. İlk kez izleme olanağı buldum. Değişik ülke ve konser programları dizisine, Türkiye-İstanbul’u da eklemiş oldular.

Bizden iki tenor da, Ankara’dan gelen ama İstanbul izleyicisinin de yakından bildiği ve izlediği, Ankara Devlet Opera ve Bale sanatçısı, Murat KARAHAN ve Ünüşan KULOĞLU idi.

Wagner, Verdi, Puccini’nin operalarından aryalar seslendirildi. Konserin sonunda, alkışlara yanıt olarak sanatçılar, ayrı ayrı ve düet olarak söyledikleri bislerle selamladılar.

Wagner yorumcusu olarak, ülkemiz de olduğu kadar ülkemiz dışında da ün kazanmış olan Ünüşan KULOĞLU’nun, sahne de operada ki oyunu sergiliyor gibi şarkılarını söylemesi, vücud dilini de kullanması ve hakimiyeti, operada da izleme isteğimizi yeniden tazeledi.

Ülkemiz dışında, özellikle RİGA Operası’nda değişik operaların sahnelenmesinde yer alan Murat KARAHAN’da, diğer tenor olarak seyircinin beğenisini kazandı.

6. Uluslararası İstanbul Opera Festivali bu etkinlikle sona erdi. 43 İstanbul Müzik Festivali süreci içinde bu Festival’in gerçekleşmesi, bazı günler seyircilerin tercih yapmasını zorlaştırdı.

Festival’in sponsorluğunu yapan Denizbank’ın, sponsorlukdan çekilmesinin, tanıtım eksikliğine yol açtığı gibi, yabancı operaları izleme olanağının da gerçekleşmemesi sonucunu doğurduğu görüldü. Denizbank’ın sponsorluğunu sürdürmesi veya yeni sponsorların sağlanması, gelecek dönem için önem kazanmaktadır.

6 yıldır süren bu Festival’in, daha etkiin programlar hazırlayabilmesi ve İstanbul Müzik Festivali ile programların çakışmamasının sağlanmasının, yaralı olacağını düşünüyoruz.

Atataürk Kültür Merkezi’nin adeta çürümeğe terkedildiği, bir opera salonunun bile olmadığı İstanbul için, başta yerel yöneticilerin yıllardır duyarsız kalmaları, işin diğer acı bir yönünü teşkil etmektedir. Küçük salonu ile Süreyya Operası’nın yetersiz kaldığı açıktır. Topkapı Sarayı önünde programların gerçekleştirilmesinin kaldırılması diğer bir eksiklik olarak sürmektedir. Haliç Kongre Merkezi’nin akustiğinin yetersizliği bir başka eksiklik.

İstanbul 43.İstanbul Müzik Festivali de sona ererken, İstanbul da bu kez, Caz Festivali başlıyor. İstanbul’da sanatsal etkinlikler devam ediyor.

63.Hükümet kurulurken, yeni Hükümet Programı’nda da, sanatın etkinliği ile ilgili adım atılmasını, yeni Kültür ve Turizm Bakanı’nın, bu tür programların gerçekleştirilmesi için daha etkin görev yapmasını dileyelim.

Temmuz ayı içinde,13.Uluslararası Bodrum Bale Festivali’nin başlıyacağını, Yine Bodrum da ağustos da,Turgutreis D Marin’in Festivalinin de başlayacağını belirtelim.

İstanbul’dan İzmir’e esen bu rüzgarın, Bodrum dan sonra Akdeniz’e Antalya’ya da ulaşacağını belirterek, başka etkinliklerde de buluşmak ve paylaşmak üzere diyelim.

Milas-Kıyıkışlacık. 29 Haziran 2015. Pazartesi. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK

19 − 5 =