Operada bir saat… (1)

Ankara’dan ayrılıp Istanbul’a gitmek onun için ne kadar zor oldu bilemem ama Türkye’nin son 50 yılda yetiştirdiği tek balerin-başbalerin Meriç Sümen, kendisini şöhrete ulaştıran Kuğu Gölü eserinde kraliçe rolünü üstleneceğini aklından geçirmiş
olabilir miydi?
Üstelik emekliliğine bir yıl kala.
Üstelik 60 yaş üstü bir dönemde.
Keşke sorsaydım.
16 yıl sonra Ankara Devlet balesinin tekrar sahneye koyduğu Kuğu Gölü, bu kez Meriç Sümen’in Opera ve Bale Genel Müdürlüğü koltuğuna oturduktan bir yıl sonra sahnelendi. Mayıs ayındaki ilk gece gösteriminde Meriç Sümen kraliçe rolüyle ayakta alkışlanmıştı.
Neden Ankara’ya döndü? AK Parti yönetiminde bu koltuğa oturmasının geçerli nedenleri neydi? En azından kurulu düzenini geçici olarak bozup Istanbul’dan Ankara’ya gelmek zorunda mıydı?
Bir saat boyunca yaptığımız sohbette sadece geçmişi konuşmadık tabii ki Meriç Sümen’le.
Evliliklerini, sanatını, Istanbul’a gidişini, orada yaptıklarını, oğlunu gelinini ve en önemlisi genel müdür olarak kısa sürede nelerim üstesinden gelebildiğimi anlattı.
Önce yıllarca geriye gittik.
25 yıl önce Ankara’daki yakın dost ve gazetecilerle bir araya geldiğimiz evindeki sohbeti unutmuş değilim. O da hatılıyor geçmişteki Ankara günlerini.
Bolşoy-Londra- Ankara üçgeninde gelişen başarılı grafiğin pırıltılı anları ve başarıları kolay kolay unutulur mu?
Sanmam.
“Balede bir tane yetişti ama en iyisi yetişti” diyenlere katılırım.
Meriç Sümen (Kanan) kendisine geçen yıllarda yapılan genel müdürlük teklifini geri çevirememiş. Çevirememe nedeni, araya girenleri kıramaması, kendisine ihtiyaç duyulması, ve en önemlisi bu görev “kısa bir süre olacak” vaadine evet demiş olması. Tabi teklifi kocasının, yani eşinin desteklemiş olması önemli rol oynamış kararında.Sonunda  Ankara’ya geliyor bir büçuk yıl önce.
Kolları sıvıyor. İlk adınlarını atttığı, çocukluk yıllarını geçirdiği o eski opera binasının
duvarlarını dahi özlediğini anımsıyor.
Ve hayatta kalan en yakın arkadasları, sınıf arkadaşları…
Ve balenin kadrosundaki yüzlerce öğrenciye kavuşuyor.
Bir yandan onların yetişmesinde sorumluluk, bir yandan sorunlarıyla boğuşmak, bir yandan da yeni eserleri seçerken titiz davranmak ve tabii ki siyasete bulaşmadan sanatı yüceltmek.
“Tam 10 yıldır alınmayan, çıkartılmayan 234 kişinin kadrosunu çıkardım.”deyince anlaşılıyor ki, yıllardır opera ve balede süren kadro sorunu meğerse kangrene dönüşmüş.
İşte bu kadro işini ele almış Sümen ve kadroları çıkarmış.
Maliye Bakanlığından öyle kadro çıkarmak her babayiğidin harcı değil.
“Dahası var, bugünlerde 111 kişilik yeni kadro için bakanlığa başvurdum. Çıktı, çıkacak. Böylelikle Opera ve balenin kadro sorunu şimdilik ortadan kalkmış olacak” diyor.
 
Tabii işi sadece kadro çıkarmakla sınırlı kalmamış.
Genel müdürlükte sürünceye bırakılan, sümen altına itilen ne kadar sorun varsa hemen hepsini masasının üstünde bulduğu için, önce gözü korkmuş insan olarak ama bir Antalya sorunu varmış ki onu çözmek öyle kolay değil.
Antalya Opera ve Balesinin ismi var, cismi yokmuş. Bina konusunda kavgalı bir tablo.
Yer yok. Kadro yok. Orkestranın yarısı var, o da kağıt üstünde. Neticede Antalya Belediye Başkanı Menderes Türel’in desteği ve gayretleri ile Antalya’daki sorunu çözmüşler. Tam dokuz yıllık sorun, kısa sürede rayına oturtulmuş. Bunu başardığını anlatırken Meriç Süümen’in gözlerinin içinin gülmesi dahi herşeyi anlatıyor insana.

Aslında genel müdürlük koltuğuna henüz oturduğu ve ısınmaya başladı sırada patlak veren “130 kloluk balet” tartışmasında yaşadığı paradoks önemli.
Koltuğa oturduğunun hemen ertesinde “Balenin kadrosunda kimler var kimler. Siz 130 kilolu balet olduğunu biliyor musunuz?” diyen Kültür Bakanı Koç’un ortaya attığı bu sözden sonra, sanatcılar dünyasını siyasetcilere, özellikle de bakan ve çevresine anlatmaya çalışan yeni genel müdür  Meriç Sümen “Eğer bir sanatcı aylarca yıllarca rol almamışsa, rol verilmemişse tabii ki kilo alır. Şu anda benim 15 kilo fazlam var” diyerek savunmaya geçmiş ve sanatcıların durumunu en ince detayına kadar anlatmaya çalışmış.
Anlayan anlamış mıdır, yoksa “anladıma” mı yatmıştır bazı insanlar onu bilemem.
Bakalım neler olmuş bu konuda?
Üstesinden nasıl gelmiş.

Devamını bekleyiniz….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.