Orams Davası’nın olası etkileri tartışıldı

Seminerde, Avrupa Toplulukları Adalet Divanında Linda ve David Orams çiftini savunan yüksek hukukçu Nicholas Green Q.C ile Dr. Angela Ward ve Amerikalı özel uluslararası hukuk, sınır ötesi hukuk, vergi hukuku uzmanı Andrew Grossman , konuyu değişik yönleriyle ele aldılar…

TÜrkiye’nin Londra Büyükelçiliği siyasi müsteşarı Serra Kaleli, KKTC Londra temsilcisi Kemal Köprülü, KKTC Konsolosu Cem Topçu’nun da katıldığı 100’e yakın konuğun dinlediği konuşmalarda, Nicholas Green sonbaharda Londra’daki “İstinaf Mahkemesinde” görüşülecek davayla ilgili çıkabilecek olası sonuçları anlattı…

“KARARIN DİĞER AB ÜLKESİNDE UYGULANABİLİRLİĞİ SINANACAK”

Kıbrıs Türk Ticaret Odası üyesi Avukat Erdoğan Derviş’in sunum ve açılışını yaptığı seminerde ilk sözü Nicholas Green Q.C aldı. Avrupa Adalet Divanı’nda Linda ve David Oram çiftine karşı Rum Kesimi’ni savunan Green, ATAD’da 100’den fazla duruşmada avukatlık yaptığını, ancak Orams’larınki kadar politik yönden hassas bir davaya rastlamadığını vurguladı.

Orams’ların avukatı , Lüksemburg’daki duruşmada davayı ilgilendiren devletler Türkiye’nin AB üyesi olmadığı, KKTC’nin ise tanınmadığı için temsil edilmediğine işaret etti.

Adalet Divanında ancak çok önemli davalara 12 yargıcın baktığını, Orams’ın da bu tür öneme sahip olduğunu kaydeden Green Q.C, ATAD’ın Apostolides lehine verdiği kararı da “çok zayıf” yasal sonuç olarak tanımladı. Mahkeme başkanının bir Yunanlı olduğunun, Kıbrıs Rum yönetimi tarafından özel nişanla ödüllendirildiğiyle ilgili konu üzerine, “Yargıçların milliyetlerinin bu mahkemlerde fazla önemli olmadığını” kaydetti.

Halen devam eden bir dava konusunda fazla ayrıntıya giremeyeceğini, ancak genel hatlarıyla bilgi verebileceğini hatırlatan Nicholas Green, 12 yargıcın oy birliğiyle kararı almadığını tahmin ettiğini belirtti…

Sonbaharda Londra’daki İstinaf Mahkemesinde görüşülecek davada, duruşmanın asıl konusunun “Kamunun yararına” olup, olmadığının ele alınacağını kaydeden Green, Güney Kıbrıs’ta alınan bir yasal kararın Birleşik Krallık’ta uygulanmasına zorlanıp zorlanılmayacağının anlaşılacağını belirtti.

Kararın en fazla , çok sayıda Britanya vatandaşı Kıbrıslı Türkün yaşadığı, ayrıca KKTC’de emlak sahibi olan binlerce Britanya vatandaşı bulunduğu için en fazla Birleşik Krallıkta yaşayanları ilgilendireceğini, belki İsveç ve Almanya’da yaşayanları da ilgilendirebileceğini hatırlattı.

KARAR İNSAN HAKLARINNIN ÇİĞNENMESİNE YOL AÇABİLİR

Seminerin ikinci konuşmacısı İrlanda asıllı, Sydney’de Üniversitede öğretim görevlisi Dr. Angela Ward, konuyu Avrupa’da iş ve ticaret yapan Kıbrıslı Türklerin dolaşım serbestisi ve insan hakları açısından ele alarak değerlendirdi. Güney Kıbrıs mahkemesinde alınan kararın, AB yasalarına karşı sorgulanabileceğini öne süren Dr. Ward, Kıbrıs asıllı Türklerin, vatandaşlıkları ne olursa olsun Avrupa’da dolaşım haklarının bu kararla tehlikeye girebileceğini ifade etti, insan haklarının çiğnenebileceğine işaret etti. .

Uluslararası özel hukuk uzmanı, ayrıca vergi, mal-mülk, sınır ötesi anlaşmazlıklar konusu uzmanı hukukçu Andrew Grossman, konunun uluslararası hukuku ilgilendiren yönü bulunduğu belirterek, konuyu bu yönleriyle ele aldı.

Ne Güney Kıbrıs’ın, ne de Birleşik Krallık mahkemelerinin , KKTC’de yaptırım gücüne sahip olmadığını ifade eden Grossman, ATAD’ın aldığı kararın “çok zayıf “ olduğunu ve gereken adil kararı barındırmadığını söyledi.

FOTOĞRAF: Avrupa Adalet Divanı’nda Linda ve David Oram çiftine (küçük foto) karşı Rum Kesimi’ni savunan Nicholas Green

Bir soru üzerine konunun kesinlikle “siyasi” olduğunu ve ilgili devletlerin desteğini gördüğünü belirten hukukçu Grossman, “Orams ailesi, yasal yanlışlıkların kurbanı oldu. Kıbrıslı Rum ve Türklere eşit yasa uygulanmadığının da göstergesi. Karar yeniden vurguluyorum, zayıf bir karar” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.