Patara’ya ‘Demokrasi Manzaralı’ 400 Villa!

2008 yılında hazırlanan Patara Koruma Amaçlı İmar Planı’nda yapımına izin verilen kooperatif villaları bölgede tartışma yarattı. Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Osman Aydın, uluslararası bir toplantı için Likya meclisinin restorasyonunun sürdüğü bölgeye ikinci konut yapımının yanlış olduğunu söylerken, Patara Muhtarı Arif Otlu, “Patara henüz bakir bir yer, bu kadarlık yapılaşmayı kaldırır” dedi. Patara’da sekiz yıl planlama çalışmaları yapan Prof. Dr. Tunçer ise Patara’nın Side olma yolunda ilerlediğini söyledi. Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK) özelliğinin yanında hem doğal hem de arkeolojik sit alanı olarak üç ayrı koruma statüsü bulunan Patara, geçtiğimiz ay 34 Akdeniz ülkesini kapsayan uluslararası bir çalışmayla Önemli Doğa Alanı (ÖDA) ilan edilmişti. Patara’da bulunan ve dünyanın ‘ilk demokratik meclisi’ olduğu öne sürülen Likya Birliği Parlamentosu’nun (Bulevterion) restorasyon çalışmaları ise devam ediyor.

‘İNŞAATLAR GAYET YASAL’

Patara ÖÇK içerisinde kalan ve Ova Beldesi sınırlarındaki alanda inşatına başlanan villaların, 2008 yılında onaylanan koruma imar planı çerçevesinde yapıldığını belirten Patara Muhtarı Arif Otlu, bölgenin 18 uygulamasının Mart ayında ihale edildiğini anımsatarak, “En kısa zamanda da 18 uygulamasının sonuçları askıya çıkarılacak. Belki de bir iki ay sonra köyde de inşaatlar ortaya çıkacak. Burada yapılan inşaatlar gayet yasal” diye konuştu.

‘FAZLA DEĞİL, 400 VİLLA!’

Patara’nın yapılaşmasına yönelik endişelerle ilgili sorumuza, “Endişesi olanlar mutlaka olacak tabii ki. Ancak buradaki imar planı koruma amaçlı olduğu için yapılacak olan yapılar planın şartlarına, mevzuatlarına uygun olacak. 700 metrelik alana, 70 metrekarelik konutlar yapılacak” yanıtını veren Muhtar Otlu, kaç konut yapılacağıyla ilgili sorumuzu da, “fazla değil, 350-400 arasında. Daha önceden bu kooperetiflerin 1000 konut yapma durumu vardı, imar planına göre bu biraz düşürüldü” şeklinde yanıtladı.

KOOPERATİFLERİN DEDİĞİ OLDU

Patara’daki yapılaşma içerisinde turistik tesis ve otel bulunmadığının altını çizen Otlu, “Geçmişte kooperatifler, imar planındaki yapılaşma oranının yüzde beş değil de yüzde on olmasını istiyorlardı. Bu nedenle davalar açılmıştı. Neticede yüzde on oldu. Planda, kooperatiflere toplam 2 bin, köy için de bin nüfus öngörülüyor” dedi.

‘PATARA’NIN GAYET ŞIK OLMASI GEREKİYOR’

Patara’nın gelişme yönünden öne çıktığını vurgulayan Otlu, 2011 yılında Patara’daki Likya Birliği Meclisinde dünya parlemento başkanlarını bir araya getirecek olan uluslararası bir toplantı düzenleneceğini anımsatarak, “Bu nedenle Patara’nın çevresinin de gayet şık olması gerekiyor. Bunun için yolu granit taşla kaplamaya başladık. 11 bin metrekare granit küp taşı yapılacak” diye konuştu.

‘PATARA HENÜZ BAKİR, BU KADARINI KALDIRIR’

Yapılaşmanın Patara’yı olumsuz etkilemeyeceği görüşünü dile getiren Otlu, “Bu yapılaşmanın sıkıntı vereceğini zannetmiyorum. Patara henüz bakir bir yer, bu kadarlık yapılaşmayı kaldırır. Kalkan’da olduğu gibi İngilizlere villa pazarlama düşüncemiz yok. 20 yıldır sıkıntısını çektik, 21. yılda da bunun rahatlığını yaşayalım diyoruz. Koruma amaçlı imar planı olduğumuz için de genişleme şansımız çok zor. Ayrıca tapulu arazimiz yok. 2-B ve 1. Derece Sit’e takılıyoruz. 3 bin nüfus, 750 konut. Ben zannediyorum ki önümüzdeki günlerde diğer köylüler de rahatlayacaklar” ifadelerini kullandı.

‘İLK YAPIYI BEN YAPMAK İSTİYORUM’

Patara’da yapılacak olan konutlarda Kaş’taki eski yapıların model alınacağını belirten Otlu, “yapılarla ilgili tip proje istiyoruz. Bu konuda mimarlar odası, koruma kurulu gibi kurumların görüşlerini aldık. Buradaki bütünlüğü bozmayacak bir dokuda tip projeyle gidelim diyoruz. Likya Birliği’ne başkentlik yapmış, uluslararası bir toplantıya hazırlanan bir kentin köyü de o kente uygun olmalı diye düşünüyorum. Ben umutluyum. Hatta Patara’nın içinde ilk yapıyı da ben yapmak istiyorum. Neden derseniz, otuz yıllık bir yapım var ve bu yapı artık beni yıprattı” dedi.

‘KOOPERATİFLER BAŞKA ALANA NAKLEDİLMELİYDİ’

Patara’nın bir önceki koruma amaçlı imar planını Kamutay Türkoğlu ile birlikte hazırlayan Şehir Yüksek Plancısı ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tunçer, Patara’daki kooperatiflere yapılaşma izni verilmesinin yanlış olduğunu belirterek, kazanılmış hak kavramının bu tür özel alanlarda geçerli olmadığını kaydetti. İnşaat izni verilen bölgede nekropol bulunduğunu ve 1. Derece Arekeolojik Sit Alanı olması gerektiğini söyleyen Tunçer, kooperatiflerin takas ya da kamulaştırma yoluyla başka alanlara nakledilmesi gerektiğinin altını çizdi.

‘PATARA, SİDE OLMA YOLUNDA’

Sekiz yıl Patara’nın korunması için planlama çalışması yaptıklarını belirten Tunçer, 1997’de hazırladıkları plan raporları ve analizlerin, 1998 sonunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne sunulduğunu ancak Kültür Bakanlığı’nın altı yıl süren uzun inceleme sürecinden sonra planı uygun bulduğunu anlattı. Tunçer, “bu dönem içinde Patara’da kaçak yapılaşmalar, yangınlar ve tahribatlar yaşandı. Plan biter bitmez de kooperatifler tarafından iptal davası açıldı” diye konuştu. 1996 ve 1997 yıllarında hazırlanan Patara Yönetim Planı’na da değinen Tunçer, bu planın uluslararası krediyle yapıldığını belirterek, “Patara’da halkın katılım toplantılarında bütün katılımcılar büyük bir coşku ile ‘Pataranın bir Side olmaması için elimizden geleni yapacağımızı’ söylemiştik. Ancak şimdi Patara’nın yeni bir Side olma yolunda büyük bir hızla ilerlediğini görüyor ve üzüntü duyuyorum. Türkiye tüm değerlerini yokederek kendini de yokediyor!” ifadelerini kullandı.

‘PLAN BİZİ MEMNUN ETMEDİ’

Patara’da 27 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olan ve otel işletmeciliği yapan Ramazan Abalı da, köyde 1980’lerin başından beri plan tartışmaları yaşandığını söylüyor. Mevcut yapıları onarmaktan bile korktuklarını belirten Abalı, “plan bizi memnun etmedi. Plana göre büyük arazisi olanlar konut yapabilecekken, 500 metrekare gibi küçük arazisi olanlar bu haktan yararlanamayacaklar” diye konuştu.

KAÇAK YAPILAŞMALAR PLANI DELER’

Planın öngördüğü 3 bin kişilik nüfus projeksiyonunu da yetersiz bulan Abalı, “bu plan gelecekte kaçak yapılaşmalarla delinir. Biz hem yaşayalım hem de koruyalım istiyoruz. Buna göre 4 bin nüfusluk bir yapılaşma daha gerçekçi olurdu” görüşünü dile getirdi.

KOOPERATİF ARAZİLERİ KAMULAŞTIRILMALIYDI

Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Osman Aydın, Patara’nın önemine dikkat çekerek buradaki yapılaşmanın baskıyı arttıracağını kaydetti. Kooperatiflere ait arazilerin kamulaştırılması gerektiğinin altını çizen Aydın, “bir yandan dünyanın ilk meclisini restore ediyoruz bir yandan da ikinci konuta izin veriyoruz. Bırakın Patara’yı, hiç bir antik kente ikinci konut yapılmamalı” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN EN PAHALI VİLLALARI OLACAK

Kooperatiflere takas yoluyla eşdeğer arazi gösterilmesi yönündeki görüşleri de değerlendiren Aydın, “Türkiye’de bu tür takaslar doğru dürüst yapılamıyor. Ancak kamulaştırılabilirdi” dedi. Patara’ya yapılacak olan villaların Türkiye’nin en değerli villaları olacağına işaret eden Aydın, “kooperatif adı altında herkes villa sahibi olacak” dedi.

UZMANLAR NE DİYOR

Türkiye’nin önemli şehir ve bölge plancılarının görüşü, özenle korunması gereken Patara’nın lokal değerlendirmeler ve kısa vadeli çıkarlar uğruna kurban edildiği yönünde. Bölgenin koruma dengesi gözetilerek üst ölçekli planlarla ele alınması gerektiğini belirten uzmanlara göre, günümüzde yapılan koruma kullanma ve planlama çalışmaları, üst ölçekli planlardan yoksun olduğundan bir tür yasak savma anlamında ele alınıyor.

KORUMA PLANI ARAÇ OLARAK KULLANILIYOR

Patara’daki yapılaşmayla ilgili görüşüne başvurduğumuz ancak ismini vermek istemeyen üst düzey kamu görevlisi bir şehir ve bölge plancısı, bölgede yaptığı incelemenin ardından sorularımızı yanıtladı: “Cerahatlı bir yaraya sadece lokal anesteziyle müdahale edilebilir, kuşkuzuz oradaki cerehat temizlenebilir ama kaynağı ortadan kaldırılmayan bir enfeksiyonun yeniden yayılma ve vücudu ateş altına alma, sarsma ihtimali her zaman gündemdedir. Burada da alınacak lokal tedbirlerden bir tanesinin reçetesi gibi görünen koruma imar planının amacı, tam da bu kelimeyle uygun olarak bir araç olarak kullanılıyor. Yani amaç gerçekten koruma mı yoksa koruma görüntüsü altında alanı parçalara bölüp işletmek mi? Amiyane tabirle ‘pazarlamaya’ açmak mı? Patara’yı bu şekilde olağanüstüleştirerek değerini aslında orta ve uzun vadede düşürüyorsunuz. Burayı farklı ve karmaşık bir sürecin malzemesi ya da kurbanı haline getiriyorsunuz. Burayı spekülatif bir alan haline getiriyorsunuz. Buraya yerleştirilecek 3 bin nüfus, kendini katlayarak çoğalacaktır. Çünkü bu tür atraksiyonlar kendini katlayan bir etki yaratırlar. Bir süre sonra kaybettiğiniz Patara ve çevresini yeniden kazanma araçlarından yoksun kalacaksınız. Yerelden yükselen ‘yıllardır biz buraya çivi çakamıyoruz’ söylemlerine bir parmak bal çalmaktan ibaret bir çözüm olarak tasarlandığını görüyorum planın. Bu söylemin çok da doğru olmadığı Patara’daki yapılaşmadan da ortada.

BÖLGESEL PLANLAMA YAPILMALI

Edinilmiş hak kavramı bu tür bölgeler için söz konusu dahi edilmemeli. 2 bin kişi ‘müktesap hakkım var’ diyerek, keyif yapacak, rahat edecek diye sadece bu ulusun değeri değil artık bir dünya mirası olmuş bir yerin kurban edilmesi doğru değil. Bölgenin bir lunapark anlayışıyla ve piyasa mekanizması olarak değil, yaşayan bir müze kent olarak kurulmasının somut koşullarının yaratılması lazım. Patara’nın bölgesel bir kalkınma planının parçası olarak ele alınması gerek.”

ÖNCE İZİN VERİLDİ, SONRA YIKIM KARARI ÇIKTI

1986 yılında Koruma Kurulu yerine, Antalya Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü’ne başvuran Patara’daki kooperatifler, Bayındırlık Müdürlüğü’nün Antalya Müzesi’nden aldığı olumlu görüş üzerine inşaat izni almış ve bölgede 2 bine yakın konutun inşasına başlamıştı. Antalya İl İdare Kurulu Kararı ile verilen izni, dönemin Antalya Valiliği de onaylamış, kooperatif alanlarını içeren kesimler, “Toplu Konut Yerleşim Alanı” olarak kabul edilmişti. Ancak 1990 yılında koruma amaçlı planın koruma kurulunun eşgüdümünde yürütülmesi kararının ardından, inşaat ruhsatı işlemlerinin durdurulmasına ve sit alanları içerisindeki yapıların iki kattan fazlasının yıkılmasına karar verilmişti.

YENİ PLAN NELERİ ÖNGÖRÜYOR?

2008 yılında Antalya İl Özel İdaresi’nce yaptırılan Patara Koruma Amaçlı İmar Planı’na göre, köy merkezi ve çevresinde yüzde 15 yapılaşma izni verilirken, bu alandaki binaların iki katlı ve 6.5 metre yüksekliğinde olacağı belirtildi. Üç bölümden oluşan planın ikinci bölümünü kapsayan Tömler mahallesindeki yapılaşma ise yüzde 10 olarak belirlendi. Buradaki binaların iki katlı olmasına izin verilirken, kooperatif alanlarını kapsayan üçüncü bölümdeki yapılaşmanın yüzde 10 civarında, binaların ise tek katlı olmasının kararlaştırıldığı plan hükümlerine göre yapılacak her yapı için Antalya Anıtlar Kurulu’ndan izin alınması gerekiyor.

1. Antik kentin en önemli alanlarından biri olan sütunlu caddenin tam karşısında villa inşaatları yükselecek

2. Kooperatif inşaatlarının kalıntıları antik yerleşimi beton mezarlığına çevirmiş

3. Kooperatifler tarafından geçmişte yapılan inşaatlar yıkılıp yeniden yapılacak

4. Patara bölgesi önemli doğa alanı olarak seçilmişti

5. Patara Muhtarı Arif Otlu

6. Patara villa inşaatı

7. Patara’da 1980’li yıllarda inşatına başlanan ancak durdurulan kooperatifler yeniden inşa edilecek

8. Patara’da yapımına başlanan villalar kumsala yakınlığıyla dikkat çekiyor

9. Restorasyonu süren likya birliği meclisi

10. Villa inşaatı

11. Villalar meclis binasına hakip tepeyi de kapsayacak

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.