Peri suyunda termal kameralı HES ablukası

Vadinin giriş çıkışlarına termal kameralar yerleştirilerek bölgenin ablukaya alındığını öne süren Munzur Koruma Kurulu Üyesi Hasan Şen, Aşağı Doluca köyünün de güvenlik güçleri tarafından kontrol altına alındığını, aralarında kadınların da bulunduğu altı köylünün önce karakola götürüldüğünü buradan da Kobra helikopterlerle Savcılığa sevkedildiğini söyledi.

BARAJA DİRENEN HALKA KESİNTİSİZ BASKI

Bölgede yapılmak istenen Pembelik Barajı’na karşı bir yılı aşkın bir süredir yöre halkının direniş gösterdiğini ve direniş çadırları oluşturarak mücadeleyi sürdürdüğünün altını çizen Munzur Koruma Kurulu (DEDEF) Üyesi Hasan Şen, Danıştay’ın projeyle ilgili yürütmeyi durdurma kararına karşın LİMAK şirketinin doğayı talan ederek, yaşam alanlarını sular altında bırakmak istediğini öne sürdü. Doğalarını ve yaşam alanlarını savunan köylülerin 25 Temmuz günü yaptıkları basın açıklamasından sonra LİMAK şirketinin ve devletin kolluk güçlerinin saldırısına uğradığını iddia eden Şen, bölgede yapılmak istenen baraja karşı direnen yöre halkı üzerinde kesintisiz şekilde devam eden baskının, tutuklamalarla daha da boyutlandırıldığı görüşünü savundu.

BARAJ KARŞITI KÖYLÜ CEZAEVİNE GÖTÜRÜLDÜ

Peri Vadisi’ndeki baraj karşıtlarından Özkan Aslan Karakoçan’ın Savcılığının talimatıyla gece geç saatlerde evinden gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandığını kaydeden Şen, Karakoçan’ın Elazığ Cezaevi’ne götürüldüğünü söyledi.

BÖLGENİN GİRİŞİ ÇIKIŞLARINA TERMAL KAMERALAR YERLEŞTİRİLDİ

Baskılarını olağanüstü arttıran yatırımcı firmanın bölgede adeta kuş uçurtmadığını ve savaş hukuku uyguladığını iddia eden Şen, bölgenin bütün giriş çıkışlarına Termal kameralar yerleştirildiğini dile getirdi. 6 Ağustos günü sabah saatlerinde Nazmiye’ye bağlı Dalıbahçe karakolu tarafından Aşağı Doluca köyünün ablukaya alındığını dile getiren Şen, yapılan ev baskılarında Aşağı doluca köyünden Deniz Gül, Zülfü Artak, Mustafa Artak, Zülfikar Çiçek, Mustafa Akça ve Murat Altay isimli 6 köylünün gözaltına alınarak Karakoçan Koçyiğitler karakoluna götürüldüğünü, buradan da Kobra helikopterle Karakoçan savcılığına sevk edildikleri bilgisini verdi.

TALANIN KARŞISINDAKİ EN BÜYÜK ENGEL HALKIN DİRENİŞİ

Bu saldırıların yaşamı savunan herkese yöneldiği görüşünü savunan Şen, “türlü hukuksuzluklarla devam eden bu sürecin; AKP iktidarının, sermayenin talan politikalarının önündeki en büyük engel olan halk direnişlerini baskı ve zorla sindirmeye çalışma programının bir parçası olduğu; Hopa’nın ardından Gerze ve Erzurum’dan başlayan sürecin ardından Peri’de mücadele eden köylülere yönelik saldırılarla bir kez daha açığa çıkmış bulunmaktadır” dedi.

YAŞAMI SAVUNMANIN TERÖR EYLEMİ SAYILMASI VİCDANA SIĞMAZ

Suyu ve yaşamı savunmanın, sermayenin ve iktidarın talan politikalarına karşı çıkmanın ‘terör eylemi’ değil, onurlu bir insan davranışı olduğunun altını çizen Şen, doğayı savunmanın mevcut anayasaya göre bile bir vatandaşlık görevi olduğunu dile getirdi. Suyu ve yaşamı savunmayı ‘terör eylemi’ olarak yargılamanın hukuka, akla ve vicdana sığmayacağı görüşünü savunan Şen, şunları söyledi:

“Bu ancak sermayenin ve onun iktidarı AKP’nin ileri demokrasinin ne menem bir hukuki zemine oturduğunun bir göstergesidir. Suyuna, yaşamına, doğasına, emeğine sahip çıkan halka yönelik saldırı programını durduracak tek güç yine halk mücadeleleri olacaktır! Baskı ve zorla halk direnişlerini engelleyemeyecekler! Birlikte kazanacağız! Baraj ve HES mücadelesindeki, suyuna, toprağına, yaşam alanlarına sahip çıkarak yaşamı savunan hiçbir köylümüz ve insanlarımız yalnız değildir. Peri’de tutuklanan ve göz altına alınan mücadele dostlarımız özgür kalacak, nehirlerimiz özgür akıp denizlere ulaşacak!”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here