POLONYA’DAN… ‘Biz Yahudi değiliz!’

Lütfen bizi öldürmeyin, biz Yahudi değiliz!

“Yaklaşık 500 asker Ölüm Kampı’ndan içeriye doğru girmeye başladık. Dört bir yanı kuşatan tel örgülere yaklaştığımızda gördüğüm manzara tüylerimi diken diken etmişti. Çizgili tektip giysiler içerisinde,adeta birer iskelete dönmüş yüzlerce insan, soğukta ve karın altında tir tir titriyorlardı. Ayakkabıların yerine ayaklarına bez parçaları baglamışlardı. Bana korku ve endişe dolu gözlerle bakıyorlardı.

Yanlarına  doğru yanaştım ve silahımı havaya kaldırarak sevinçle bağırdım ‘Sizi kurtarmaya geldik! Kızıl Ordu’yuz biz…’ dedim ama inanmadılar bana. Dikenli teller arasından uzanan elleriyle önce elbiselerime dokundular ardındanda yüzüme dokunarak gerçek olup olmadığımı anlamaya çalısıyorlardı. Dikenli teller arasindan uzanan eller buz gibiydi…

Sonra barakaları kontrol etmemiz söylendi. Tam karşımda duran barakanın kapısında ‘Kadınlar İçin’ diye yazıyordu. Kapıyı açıp içeri girdiğimde gözlerime inanamamıştım. Çürümüş kadın cesetleri, iskelete dönmüş onlarca çıplak kadın ve her tarafa dağılmış insan kanı… Yarısından çoğu ölmüştü.Hayatta kalanlar ise kokuşmuş cesetler arasında ölmek için dakikaları belkide saniyeleri sayıyorlardı. İçeride 5 dadikadan fazla durmak bile imkansızdı…

İkinci barakada erkekler için yapılmıştı ve onların durum da kadınlardan farksızdı…

Üçüncü olarak kapısından içeriye girdiğim baraka çocuklar için yapılmıştı. Kapıyı açar açmaz “insani nefessiz bırakan kokudan beynimin patlatacagini zannettim ‘İskelet çocuklar’ korkudan bağırmaya başladılar ‘Lütfen bizi öldürmeyin! Biz Yahudi değiliz.Ne olur acıyın bize…’

Aslında hepsinin Yahudi çocukları olduklarını biliyordum ama onları ‘gaz odalarına’ götürecegimizi zannettikleri için korkudan yalan söylüyorlardı.

Sağlık görevlisi askerler,çocukları tedavi etmeye başladı ve sonrada onları yıkayıp karınlarını doyurduk.”

60 yıl önce Auschwitz-Birkenau’nun Nazi’lerden kurtarılmasını sağlayan Sovyet Kızıl Ordu’sundan görevli eski bir komutan olan 92 yaşındaki Anatoly Shapiro,gözleri dolu dolu anlatıyor Auschwitz-Birkenau’da gördüklerini. Shapiro, Auschhwitz-Birkenau’ya giren ilk Sovyet Kızıl Ordu görevlisi olarak tarih sayfalarında yer edinmişti.

“Ben yeterince onurlandırıldım. Artık bana madalya vermeyin” diyen Shapiro, geçen hafta Polonya Cumhurbaşkanı Aleksander Kwasniewski tarafindan “Polonya Resmi Haç’ı-Üstün Liyakat” ödülüne layık görüldü.

Yaşlı adam şu sözlerleriyle noktalıyor hikayesini:

“Auschwitz-Birkenau’da gerçekte neler olduğunu biz gözlerimizle gördük. İnsanlar bu korkunç olaydan ders çıkartmalı kendilerine”.

Shapiro’nun sözlerine yürekten katılıyor ve tarih tekerrür etmesin, yeni Auschwitz-Birkenau’lar olmasın diliyorum.

Doğmuşum kölelik içinde,
Zincire vurulmuşum daha beşikte.
Selam sana istikbalin fecri,
Ardından doğacaktır, Hürriyet Güneşi…

Adam Mickiewicz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

one × four =