Rehn: Çözüm Annan Planı’nda…

AB Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn Uluslararası Kıbrıs Konferans Merkezi’nde yaptığı konuşmada tam bir yıl önce AB’ye üye olan Kıbrıs Rum Kesimi’ni yorumladı.


Kıbrıs’ın üyeliğini “Artık önünüzde yeni ekonomik fırsatlar var ve AB üyesi olmanın getirdiği güvenlik gibi bir avantaja sahipsiniz” diye değerlendiren Rehn barış süreci ile ilgili şu yorumda bulundu:


“Bir yıl önce, BM Genel Sekreteri tarafından sunulan plan, Kıbrıs Rum toplumu vatandaşlarının onayını almamıştı. Kapsamlı bir çözüme ulaşılmak üzere olunduğunu düşünen kişiler için böyle bir sonuç hayal kırıklığı idi. Ancak halk bu yönde oylarını kullandı ve demokraside halkın iradesine saygı gösterilmesi ve kaygılarının dikkate alınması gerekmektedir. Şimdi geleceğe bakmalı ve bu olumsuzluktan dersler çıkarmalıyız.”


Rehn, geçmişteki görüşmelerden söz ederken “Yılların sabırlı çalışmasını bir kenara atmak da bir hata olur” diyerek “Annan planı tadil edilebilir; ve iyileştirilebilir, ancak hala yapılacak bir uzlaşmanın çerçevesini oluşturmaktadır, çünkü mülk, topraklar, güvenlik ve birleşik bir adanın kurumları gibi temel konulara işaret etmektedir” diye konuştu. 


“Zamanın statükodan yana çalıştığı ve bu nedenle de Kıbrıslıların – tüm Kıbrıslıların – aleyhine işlediği gerçeği bana korku veriyor” diyen Rehn,  “Çözümsüz geçen her gün, hem fiilen hem de insanların zihninde bölünmeyi derinleştiriyor. Mülkler konusunda yakın zamanda yaşanan gerginlikler ve endişeler, görüşmelerin yeniden başlamasının ne denli acil olduğunu vurgulamaktadır. İnanıyorum ki, yeni bir süreç en azından nihai bir çözümü askıda bırakan bu tür gerginlikleri kontrol altına alacaktır” dedi. 


Rehn, AB Genişlemeden Sorumlu Komisyon’un gelecekteki görüşmelerde inisiyatif kullanacak bir rol oynamayı istediğini belirterek, “Kısa bir süre önce, Büyükelçi Jakko Blomberg’i Kıbrıs danışmanım olarak atamış bulunuyorum. Ancak müzakereler, güvenlik, yönetişim ve toprak gibi temel meselelerde sahip olduğu yetki ve uzmanlıktan ötürü BM himayesinde gerçekleşecektir. Müzakerelerin başarılı olması için temel sorumluluğun adadaki iki topluma ait olduğu net bir biçimde ortaya konulmalıdır” diye konuştu.


ŞİKAYET YERİNE DİYALOĞA
Adadaki iki toplumu diyaloğa davet eden Rehn, “Bir çözüm bulunması en çok sizin çıkarınızadır ve diğer sorunları ele almak için en iyi konumda da siz bulunuyorsunuz. Adada bir diyalog başlatmadan, her iki toplumun AB temsilcilerine birbiri hakkında şikayette bulunması pek anlam taşımamaktadır!” dedi.
 
TÜRKLERE YÖNELİK PAKET


Rehn, Kıbrıslı Türkler’e yönelik çalışmalar hakkında da aynen şunları söyledi:


“2004 Nisanı’nda, AB Üyesi Devletlerin toplanıp karar aldığı Konsey, Komisyon’u “Kıbrıs Türk toplumunun izolasyonuna son verecek kapsamlı teklifler ileri sürmeye” davet etmiştir. Komisyon 7 Temmuz 2004’te, yardım ve ticari tedbirlerden oluşan kapsamlı bir paket teklifinde bulunmuştur. Yardım tüzüğü, adanın yeniden birleşmesi yolunda Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik kalkınmasına yönelik bir mali destek enstrümanını tesis etmektedir. Bu amaçla 259 milyon Euro ayrılmıştır. Ticaret tüzüğü, Kıbrıs’ın kuzey kesimi ile AB arasında ticarete yönelik özel koşullar sunmayı amaçlamaktadır.


Konsey’deki tartışmalar sonucunda iki teklif üzerinde bir karara varılmamıştır.  Şurasının altını çizmek istiyorum ki, yaptığımız teklif sadece, kuzeyin ekonomisini düzeltmeyi, Kıbrıs Türk Toplumu’na fırsatlar sunmayı ve böylece onu Kıbrıslı Rum yurttaşları ve AB’ye yaklaştırmayı amaçlamaktadır.



Zaman bir kez daha tüm Kıbrıslıların aleyhine işlemektedir. Çözümsüz geçen her gün, kuzeyde yer alan ve AB’nin gerçekte Kıbrıs Türk Toplumu’na yardım etmek istemediğine inanan kişilerin şüphelerini güçlendiriyor. Şüphe ve hayal kırıklığı bölünmenin en iyi müttefikleridir.


Bu nedenle, içinde bulunduğumuz açmazı sona erdirmek için, söz konusu iki teklifin kabul edilmesine izin veren bir uzlaşıyı değerlendirmeye hazırız. İlgili tüm tarafların aynı uzlaşı ruhunu taşıyacağını umarım.”


YEŞİL HAT TÜZÜĞÜ


Rehn, “Yeşil Hat Tüzüğü, kişilerin geçişi konusunda büyük bir başarı sergilediğini öne sürerek şöyle devam etti:


“Daha önce de bahsettiğim gibi, binlerce Kıbrıslı her gün hattı geçmektedir. AB vatandaşlarının serbest dolaşımı söz konusudur.


Bununla birlikte, Tüzük kapsamında hattı geçerek ticarete konu olan malların değeri sınırlı kalmaktadır (ayda yaklaşık 100.000 Euro). Halihazırda ada içerisindeki ticarete yönelik engeller söz konusudur; örneğin, kamyon ve otobüsler ada içerisinde serbest bir biçimde dolaşamamaktadır. Bir telekomünikasyon  bağlantısı bulunmamaktadır. Her iki tarafta bulunan iş adamları arasında güvenin tesis edilmesi gerekmektedir. Aynı şekilde Adalet ve İçişlerinde de işbirliğine gerek vardır.


Son olarak, Zodia ve Ledra Caddesi’nde, iki geçiş noktasının daha açılmasıyla ilgili konuda yakın zamanda ilerleme sağlanacağını umuyorum. AB kendi üzerine düşeni yapmıştır. Tampon bölge içerisinde yer alan mayın tarlalarının temizlenmesini finanse ettik.”


FOTOĞRAF: Olli Rehn

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

nine − one =