Rum Kesimi’nin AB’deki son çabası

PAYLAŞ

TAK’ın aktardığına göre; Politis “Lillikas AB Dönem Başkanlığı’na ve Rehn’e Kıbrıslı Türklere Yönelik Önlemler Paketini Verdi -Dönem Başkanı Almanya Bir Süredir Kıbrıslı Türklerin Dışa İhracat Hacminin Çok Düşük Olduğunu Fark Etti” başlığıyla yansıttığı haberinde Rum Dışişleri Bakanı Yorgos Lillikas’ın dün, Rum yönetiminin Kıbrıslı Türkler için hazırladığı “ekonomik refah paketini” Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier’e ve genişlemeden sorumlu komiser Olli Rehn’e verdiğini yazdı, özetle şunları kaydetti:


“Söz konusu fikirler demetinin ayrılmaz parçasını; Kıbrıs Türk ürünlerinin özgür bölgelerden dış ülkelere ihracının kolaylaştırılması oluşturuyor. Lefkoşa, çabalarıyla Avrupa Birliği’nin desteğini kazanmayı ve Türk tarafının bugüne kadar hâkim olan, ihracatın işgal limanlarından ve Timbu (Ercan) Havaalanı’ndan yapılması gerektiği argümanını etkisiz hale getirmeyi bekliyor.


RUM YÖNETİMİNİN SADAĞINDAKİ DİĞER SİLAH
Kıbrıs hükümetinin sadağında (okluk), sunmuş olduğu ekonomik paket dışında, sözde toplumsal dayanışma silahı da var. Gayrı resmi anlaşma, yani AB ortakları arasındaki ‘üye ülkelerin hayati çıkarları ve egemenlik haklarına dokunan siyasi düzenlemeleri ileri götürmeme dolayısıyla dayanışma ilkesi’ bu dönemde büyük önem kazanıyor.
Dönem Başkanı Almanya da Avrupa Anayasası’nın 2009’a kadar benimsenmesini gündeme getirecek bir ‘yol haritası’ oluşturma çabalarını yoğunlaştırıyor. Anayasa Sözleşmesi’nin en üst unsuru; her bir üye ülkenin kullandığı veto hakkının güçsüzleştirilmesidir. Berlin de Anayasa  için hassas olan bu dönemde  Lefkoşa’yı by-pass etmek ve diğer pek çok  ortak arsında; gelecekte kendilerinin egemenlik haklarında ihtilaflarla karşılaşabilecekleri endişesini işlemek istemiyor.


Yorgos Lillikas, AB Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısı çerçevesinde Alman dengi ve genişlemeden sorumlu komiserle peşpeşe gerçekleştirdiği görüşmelerde Kıbrıs hükümetinin tezlerini detaylı olarak anlattı. Lefkoşa’nın ana argümanı; üzerinde çalıştığı ekonomik nitelikli önlemlerin adanın bölünmesi değil yeniden birleşmesi çabalarıyla birlikte gideceği ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün olduğu şekliyle hayata geçirilmesi halinde adanın bölünebileceği şeklindedir.


İKİ EKSENDE 6 ÖNLEM


Ekonomik paket iki eksende hareket eden 6 önlem içeriyor. Eksenlerden biri hükümetin, işgal bölgelerinin girişimcilik, alış verişler ve işbirlikleri düzeyinde ekonomik kalkınmasına ilişkin tek taraflı inisiyatifleriyle ilgilidir. İkinci eksen ise Kıbrıslı Türklerin özgür bölgeler üzerinden ihracat yapmalarını  kolaylaştıracak inisiyatifler içeriyor.
Edindiğimiz bilgilere göre ikinci eksende şunlar kaydediliyor:


-Kıbrıs Türk ürünlerinin; Yeşil Hat Tüzüğü aracılığıyla Larnaka Limanı’ndan ihraç edilmesi.  Limanın bir bölümü; ürünlerini AB ülkelerine gönderme işini kendilerinin yapması için Kıbrıslı Türk memurlara ve çalışanlara veriliyor.


-Kıbrıslı Türklerin ihracatlarını ileri götürmek üzere Kıbrsılı Türklerin ve Rumların katılacağı özel bir örgüt kurulması. Yine; Kıbrıslı Türklerin AB’ye, Yeşil Hat Tüzüğü’nün öngördüklerinden daha fazla ürün ihraç etmelerine izin verilmesi öneriliyor.


-Kıbrıslı Türk tüccarlara; ilave gümrük ve tarifeler ödememeleri için özlü kolaylıklar.


Lefkoşa’nın ilk değerlendirmesi; Steinmeier ve Rehn’in Kıbrıs önerilerine olumlu yaklaştığı şeklindedir. Ancak bu AB yetkililerinin; doğrudan ticaretin de düştüğü çıkmazdaki konuların çözümü hedefiyle önlerine konulan yeni fikirlere yönelik değişmez taktikleridir.*


Gerek AB dönem başkanlığının gerek Komisyon’un nihai yanıtı; hükümetin sunduğu önerilerin, tüzükten ekonomik değil daha çok siyasi menfaat bekleyen Kıbrıslı Türkler ve Türkiye’yle görüşüldükten sonra verilecek. Öte yandan AB dönem başkanı Almanya, Kıbrıslı Türklerin ihracat hacminin çok düşük olduğunu bir süredir fark etmiş bulunuyor. Bundan dolayı da işgal bölgelerinin ve Ankara’nın söz konusu tüzüğün hayata geçirilmesindeki ısrarının, ‘devletin’ siyasi açıdan yükseltilmesinden başka hedefi olmadığını biliyor.”


____________________
* Yazarımız Ata Atun’un yorumu : Almanya tam tersini düşünmektedir.  Direk Ticaret Tüzüğünün aynen uygulanmasında ve  ihracatın KKTC’den yapılmasında ısrar etmektedir…

CEVAP VER