Rum mallarının değeri

Rum mallarının değeri

0
PAYLAŞ

1974 Mutlu Barış Harekatı sonrası KKTC sınırları içinde kalan Rum mallarına Taşınmaz Mal Komisyonu’nun rekor miktarda ödeme yapmayı kararlaştırması ilk başta ürkütücü gibi gözükse de, çok dahiyane bir davranış aslında.

Bu uygulama ile gelecek hafta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin gündemine gelecek olan Mal Tazmin Komisyonu büyük bir olasılıkla yasallık kazanacak ve mahkeme tarafından “iç hukuk” olarak kabul edilecek. Gelişmeler bu doğrultuda olursa da, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin gündeminde bulunan Rumlara ait yaklaşık 1700 dosya düşerek Türklerin yönetimindeki komisyona yönlenecek.
Komisyonun vereceği her karar, bağlayacağı her dosyanın gerekçesi, güneydeki Türk malları için de geçerli ve uygulanabilir bir kıstas yaratacak.
Hem maddi, hem de tarihsel.

Özellikle bu son uygulama içinde, Nikos Severis adlı Rum işadamına, Girne’deki 42 dönümlük ve Lefkoşa’daki 9,5 dönümlük topraklarının mülkiyet hakkından vazgeçmesi karşılığında 12 milyon Sterlin, yani yaklaşık 30 milyon Türk Lirası ödenecek olması, mülklerin tazmin edilmesi kavramına yeni boyutlar getirecek.
Kurucusu olduğum SAMTAY VAKFI arşivindeki bilgiler, Nikos Severis’in ailesine ait olan un fabrikasının 24 Aralık 1963 yılında Rumların Kumsal Bölgesine yaptıkları saldırı ve katliamda, Rum birlikleri tarafından kullanıldığını ortaya koymaktadır.
Kayıtlara göre EOKA milisleri ve Yunan Subaylarının komutasındaki küçük bir Rum birliği 21 Aralık 1963 sabahı Severis un fabrikasına mevzilenmiş, fabrikanın en üst katına da kum torbalarından yüzü Türk bölgesine dönük küçük bir korugan yaparak içine 1 adet A4 tipi makineli tüfek yerleştirmişti. Bu A4 tipi makineli tüfek Severis un fabrikasının damına, ellerinde 1959 yapımı CZ vz.52/57 tipi otomatik tüfek, 1936/57 yapımı M1 Garand tipi yarı otomatik tüfek ve Stengun makineli tabanca olan Rum çetecilere, masum Türk evlerine yaptıkları saldırılarda atış desteği vermek ve Türklerin olası karşı ateşinden korumak amacı ile kurulmuştu.
Severis Un fabrikasındaki Rum makineli tüfek yuvası Kumsal katliamından hemen sonra, 26 Aralık 1963, Perşembe günü, Kıbrıs Türk Alayı’ndan gelen küçük bir ekip tarafından susturulmuş ve söz konusu Un fabrikası Türklerin eline geçmişti. O günden beridir de bu bina ve içinde yer aldığı arazi Türklerin elindedir.

Bu gerçek bana özellikle, şimdi bulunduğu yere güzel bir otel yapılmış olan Severis ailesine ait Un fabrikasının da içinde bulunduğu 9.5 dönümlük araziye niçin bu denli yüksek bir tazminat ödendiğini iyice açıklamaktadır.

Tazminatın bu denli yüksek oluşu, un fabrikasının içinde yer aldığı 9.5 dönüm toprağın değerine ilaveten fabrikanın Türklerin eline geçtiği 26 Aralık 1963 tarihinden itibaren kullanılamamasının dolayı oluşan zararın da hesaplanmasından kaynaklanmaktadır.
Bu uygulama ve tazminat olarak biçilen değerin hesaplanmasındaki kıstaslar, Kıbrıs sorunu içindeki en önemli konulardan bir tanesi olan “Mülkiyet” konusuna yepyeni bir boyut getirecektir.
Bence Türkiye bu konuda elindeki kartları dahiyane bir şekilde kullanmış ve tazminat oyununu lehine çevirmeyi başarmıştır.
Bu uygulama ile Kıbrıs’ta ilk kez tazminatlar, Rumların adada sorunların 20 Temmuz 1974 tarihinde başladığı iddialarının da gerisine, 1963 yılına kadar uzanacak.
21 Aralık 1963 tarihindeki Rum silahlı saldırıları sonucunda boşaltılan 103 Türk köyünde zorla terkedilen toprakların, evlerin ve en önemlisi de “Rum saldırıları sonrasında karartılan gençlerimizin gelecekleri”nin tazmin edilmesi de “Karşılıklık Esasına” göre gündeme gelecektir.
Severis’in un fabrikası, 26 Aralık 1963 tarihi itibarı ile tazmin ediliyorsa, 21 Aralık 1963’deki Rum saldırıları sonrasında köylerinden zorla uzaklaştırılan Türklerin taşınmaz malları da 21 Aralık 1963 tarihi itibarı ile, Kasım 1913’de yayınlanan Kraliyet emirnamesi sonrasında tapu kayıtlarında yapılan sahtekarlıkla gasp edilen Türk malları da Kasım 1913 tarihi itibarı ile tazmine edilmelidir.
Örneği artık oluşmuştur.

Prof. Dr. Ata ATUN
http://www.ataatun.com

BİR CEVAP BIRAK