Rum’un ince politikaları

“Kıbrıslıyım” ifadesi tam bir açıklama getirir mi kimliğinize? Bence hayır. Kim olduğunuzu soran kişiye Adınızı, Soyadınızı, köyünüzü, kentinizi ve elzem olursa memleketinizi açıkladığınız takdirde tam olarak kendinizi bilinme ortamına koyarsınız. Birçok kez bu ülkede yabancı unsurdan kişiler nereli olduğumu sorduğunda ‘Kıbrıslıyım’ ifademe karşılık bildiği birkaç Rumca kelimeden olan ‘Bos ise’ yani ‘Nasılsın?’ sorusuna muhatap bıraktı beni. Tabii, canım hiçbir zaman sıkılmadı bu gibi sorulara ama yabancıların ‘Kıbrıslılık’ ifadesindeki hükümlerinin sebebini soruşturmaz mısınız? Neden yabancılar peşinen Kıbrıslı olanın Rum olacağı hükmüne varır hemen? Açıklaması çok kısadır. Rum politikalarının agresif ve rejeksonist politikalarından…! Herkesi ve her şeyi kendi çevrelerine mal etme politikaları zaman içerisinde beyinlere yerleşmiş bir mahiyet almış ki özel mülakatlarda bile görülmektedir.  Fakat kim kınayabilir Rum vatandaşlarımızı bu azgın propaganda eylemlerinden? Ben kınamam. Onlar kendi taraflarının duruş temellerini güçlendirmek için her şeyi yapıyorlarsa, siz de yapın…! Ama onların bu ‘Duruş Temellerini Güçlendirme Çabaları’na katkıda bulunma lüksümüz var mıdır bizim, uzayan Kıbrıs’ın politik ortamında? Adamlar davalarına yardımcı olacak her türlü vesileyi kendi yararlarına çevirmenin fırsatını öyle bir kolluyorlar ki…! Örneğin Türkiye Başbakanı Sayın Erdoğan’ın deklare ettiği ‘Bir adım önde olacağız’ atılımının Kıbrıs’la ilgilenen  muhataplara nasıl bir anlayış getirdiğini dayatmalarından görmekteyiz. Bitme bilmeyen taleplerle bastırıyorlar ki eminim Sayın Başbakan Erdoğan şimdi ‘İki adım önde olma’nın vicdan azabını çekmektedir. Uluslar arası politikalarda gideceğiniz yolun üzerine mayın döşerseniz, döşediğiniz mayınların kurbanı olacağınızı mutlaka hesaplamalısınız.


Bazı okurlarım benim politik duruşumu bir ‘Rum Düşmanlığı’ diye yorumlamaktadır tepkilerinde. Tamamen yanılgı içindedirler çünkü benim ‘Bireysel Dostluk’ları ‘Politika’ ile karıştırmayacak kadar şuur dengem mevcuttur. En samimi dostlarımın Rum olduğunu burada açıklamaktan bir sakıncam yoktur. Hatta diyebilirim ki bu samimi dostlarım benimle olan samimiyetlerini politik dobracılığımdan ötürü devam ettirmektedirler. Onlara yaranmak için onların Politik duruşlarına, masumane olsa da, malzeme sağlarsam  eminim bana karşı olan saygınlıklarını veya dostluklarını sarsmış olacağım. Varolmuşluk, var olduğunuzu ve kendinize özel güvenilir temellerin olduğunu göstermenizle saygı kazanır. Benim o yöndeki fikirlerimin  ‘Rum’a Nefret’ diye algılanması Rum dostlarımın endişesi dışında kalmıştır bu güne kadar.


Rum tarafının çok ince, çok yönlü politikaları vardır. Uyuşma gerekçesi iki taraf arasında güncel olur. Bir tarafın olmadığı şartlarda kimle neyi uyuşmaya oturacaksınız? İşte Rum muhataplarımızın Kıbrıs’ta uygulamaya koydukları veya koymaya uğraştıkları Politik çabalar ‘Taraf’ı ortadan kaldırma, yani ‘Yutma’ amacını gütmektedir. ‘Türk’ önsözü olan her şeyi ortadan kaldıran tüm düşünceler, bazılarına göre masum görünse de, Rumların o ince Politikalarına uygun düşmektedir. Makarios’un meşhur planı olan ‘Türklerin tüm mallarını satın alın sonra Ada’dan gitmelerine de yardımcı olun’ emirlerini kaçımız hatırlamaktadır? Papazın uzun vadeli bu planı, aceleci Yunan cuntası tarafından bozulmasa emin olun bu gün o plan belki de hakikat olacaktı. Bizim yerel gazetelerimizde yer alan ilanları görüyorsunuz elbet. Güneyli Türk’ün malını satın alma çabaları da Politik projelerinin bir uzantısıdır esasta. Gün geldiğinde ve bizim Güneydeki mallarımız masaya konmak istendiğinde adamlar ‘Hangi mallarınız beyler?’ diye soracaklardır bizlere!


Geçen hafta konu aldığım C4C (Kıbrıslılar Kıbrıs için) başlıklı yazım şimşekleri çekmiştir üzerime. “Friends of Cyprus” tan argümanları ile Kıbrıs meselesini iyi tanımadığını görebildiğim İngiliz olduğunu söyleyen hanımdan tutun bazı Türk ve Rum kişilerden de reaksiyon geldi e-postama ve ‘Açık Gazete’ sayfalarına. Kimisinin sakız yaptığı ‘Kıbrıslılık’ tezinin kimlerden kaynaklandığı ortaya çıkarken, kimisinin de savunmakta olduğumuz fikirlere bakış ifadeleri gereksiz ithamlarla sonuçlanmıştır. Keşke inandırıcı argümanlar koyabilseler ortaya!
 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.