Rüzgar ne anlatır?

 O kadar hazırlıksız o kadar ani… rüzgar… Bir anda kuşatıverse bedenini ve ‘hadi’ dese..  ‘bırak artık bana ellerini’… Bırakır mıydın? 


Bir gün… kalbin… beklenmedik bir rüzgarın sana değmesiyle yerinden fışkırıverir…  çok şey bilirmiş gibi konuşur durur… kalbin… oysa o da bilmez bazen o da unutur – o da görmezden gelebilir, bilemez ne yapacağını. Sendeleyebilir, inancı seyrelebilir, susabilir,  ilmi mi vardır kalbini konuşturmanın? Yoktur..  bir dağ gibi kıpırtısız durmayı da, bir rüzgarla savrulup yok olmayı da…  bir tek sen…  peki çok şey bilen sen… her şeyi anlayabilsen…. bir rüzgar anında kalbini  konuşturmayı  başarabilir misin?  


Adın… içinde dalgalanır bir rüzgarın… Alnın… parçasıdır yıkılmaz bir kayanın… Rüzgarın dindiği  yerde bastırır ani bir yağmur. Bir ıslaklık pencerenden koluna uzanır.  Sevgi akmadığı sürece hiç bir şey gerçek değil, herşey birer varsayım… İşte o an dağları oynatıp yerinden… al der rüzgar… bu yağmur senin ganimetin. Seni öyle çok sevdim ki  farketmediysen bu da senin kabahatin…  


Gözlerin İstanbul'u söndürür bir Eylül akşamı…  Martılar budar göğsüne dolanan bu son sarmaşığı… Aylarca susuz kalmak gibidir susmak.  Felek  çemberde dönmekten yorgun, sen rüzgara durmaktan… Ne kayalığın kalır ne taş mağaralığın… Ve kader şahit olur,  yağmura bulanan gözlerde bıraktığı son saltanatına bir rüzgarın…  


sibelbengu@yahoo.com


SİBEL BENGÜ'NÜN DİĞER YAZILARI


– Çok sevgili sevgililer günü için…
– Açık reçete…
– Çocuk
– Sen de kimsin?
– Kar yağarken pencerenden…
– Bayramları nasıl bilirdiniz?
– Ne kadar buradasın?
– Bu hayat nasıl geçer?
– Aşık kimdir?
– Aşk ne değildir?
– Aşk nedir?
– Herşeyin bir şeyi vardır…
– İyi insan kimdir?
– Kaygı çok kaygan bir kelimedir…
– Bumerang aşklar…
– İstanbul'da yine yağmur var…
– Kelimeler, kelimeler, kelimeler…
– Bir şairin bildiği sevgi/ Attila İlhan için…
– Nedir, niyedir? Neyse…
– İnsan bazen kendini bırakıp delice gitmek istiyor…
– 3 kadın 1 kritik…
– Hayatın şablonu mu var?
– Haydi dostlar buyrun kahveye…
– Muhakkak…
– Aşk'a herşey dahil…
– Bir İstanbul hatırası
– Kadın dediğin
– 'Adam gibi adam' dedikleri…
– Mantığım intihar, ruhum serseri… 
– Hiç-bir-şey anlamıyorum… 
– Hayal adalar… 
– Kırmızı başlıklı kızın nesi var?  
– İstanbul'a bir günlük firar… 
-Bırak deli desinler… 
-'Sen benim rüzgar gülümsün…' 
-Pardon tanışıyor muyuz? 
-İstanbul 
-Kıymık… 
-Siz mağrur musunuz? 
-Ne kadar önemsiyoruz yarınlarımızı? 
-Küçük şeyler… 
-Yürek mahrem bir bölgedir 
-Kiler… 
-Keşke 
-Anne karabiyesi… 
-Tren garları… 
-Yangın yeridir yürek, külleri kelimeler…
-Bir gün… gemiler… geçer… 
-Önsöz 
-O fotoğraf… 
-Durup dururken… 
-İçiyorsam sebebi var…
-Susmak üzerine… 
-Zor…anlatması zor… 
– Ciddi insan… 
-Kalbim Anadolu…
-Aşk niye biter? 
-Oğlum şiir oku…çünkü…
-Ne olmazsa olmasın, içinde sen varsın 
-Ölüm diye bir şey var… 
-Kırmızı başlıklı kızın neyi var?.. 
-Bebek'te gitmek zamanı…
-Kadın…nedir senin aşktan anladığın? 
-Altı üstü bir küre… 
-Aşk seni sordular…
-Atlıkarınca… 
-Dün haberini aldım…
-AY bilmecesi… 
-Karanlıktan korktuğumu nereden bildiniz? 
-Yüreğimin tozunu aldım… 
-Ne zaman yağmur düşse bu şehre… 
-Onlarca onlar…
-Kimsin sen?
-Bir sevgililer günü klasiği…_
-Nakış… 
-Rüya 
-Bilmen gerek… 
-Olgunluk… 
-İlk şiir 
-Kadınlar ne ister? 
-Meraklanınca 
-Sekiz onbeş vapuru 
-Olmayınca bir adamın gözleri 
-Biz İstanbulu sevdik 
-Tatiiil…. gel artık ben delirmeden…
-Ey kalbim…
-Sana yazdığım son şiirin içindesin şimdi…
-Tamiri zor oyuncaklar
-Hayat bir köprüdür oğlum… 
-Kim 
-Kol düğmesi 
-Nasıl anlatsam… 
-Gökte yakut, yerde zift karası… 
-Hadisene 
-Gökte yakut, yerde zift karas -3- (adam) 
-Gökte yakut, yerde zift karası -5 (kör olursun) 
-Gökte yakut,yerde zift karası – 6 (Gardiyan) 
-Gökte yakut, yerde zift karası – 8 (ilaç)
-The Fountain…
-En uzun cümlelerim 
-Öyküler
-Birvarmış, bir yokmuş…
-Buluşma 
-En kısa cümlelerim…
-Eyvallah           
-Of the record
-Yaşarız yaşanacak ne varsa bahtımızda…
-Çok insani bir takıntı 
-İki kaşın arasından geçiyordu 
-Adı yok 
-Murtaza, Cavidan ve sardunyalar…. 
-Bir hancı bir de yolcu… 
-Sayın İstanbul
-Bir şarkının çağrıştırdıkları…
-Yağmur ikindisi
-Bir ağustos bakıyorsun ki… 
-Hayat durduk yere bitmez gülüm
-Özgürlük mü yoksa bir kafes mi?
-İstanbul da bir sabah…
-Az şekerli çay 
-Ekvator çizgisi
-Kızmaktan daha marifetli işimiz yok mu şu dünyada?
-İşte bir gün daha bitti
-Yaz
-İstanbl'da yağmur ikindisi…
-Önemli olan neydi?
-İki kelime             
-Bir şiirin içinden geçmek
-Aşk olmasaydı ne olurdu?
-Basit miydi? 
-İnsan biliyor… 
-Bir fotoğrafın içinden yıldızlar geçiyordu…
-Herşey biraz yalnızlık mıydı?…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.