Sağlığınız için süt içmeyi kesin

Sitemizde yayınlanan “Kansere karşı süt içmeyiniz” başlıklı yazı süt içmeyi sevmeyen ama yoğurt ve peynire “hayır” diyemeyen biri olarak ilgimi çekti. Yazıda Türk araştırmacı Prof. Dr. Mustafa Camgöz’ün kurduğu Kanser Öncesi Araştırma Vakfı ve Londra Türk Radyosu’nun desteği ile Kuzey Londra’da Palmers Green St Monica’s Parish Kilisesi’nde düzenlenen konferansa yer verilmişti. Konferans, Türk toplumunu kanser hastalığına karşı bilinçlendirmek için düzenlenmiş. Yaklaşık 150 kişinin dinleyici olarak katıldığı konferansta Jeo-Biyolog Prof. Dr. Jane Plant oldukça ilginç bilgiler vermiş.


Jane Plant, kendi yaşamından örnekler vererek kanser deneyimi ve araştırmalarını anlatırken sütün kanserle olan ilişkisine değinmiş ve kendi deneyimlerinden de yola çıkarak şunları söylemiş:


“Göğüs kanseri teşhisi konulduğunda üç aylık ömrümün olduğu söylenmişti. Bilinen tedavileri uyguladılar. Üç kez kanser geri geldi. Hepsini atlatmayı başardım… Hastalıkla uğraştığım dönemde Çinli kadınların göğüs kanseri olmadığını tesadüfen öğrenmiştim. Araştırmalarımı Çinlilerin tüketim alışkanlıkları, Çin’deki toprak, taş ve minerallerin özellikleri üzerine yoğalttım…


Çin de bebekler dışında kimse süt içmiyor. Doğada da yetişkin hayvanlar süt içmiyor. Kanser ile süt arasında güçlü ilişki saptandıktan sonra yetişkinlere soya sütü dışında süt içilmemesi öneriliyor… Ben de kanser yaşamış ve kanser araştırmaları yapan bir bilim kadını olarak süt içmeyi derhal kestim. Çocuklarım da süt içmiyor artık… Ne yazık ki yoğurt, peynir gibi süt ürünleri için de bu ilişki geçerlidir.”


Doğrusu bugüne kadar sütün faydaları konusunda yazılar okumaya alışık olduğum için bu haberi büyük bir ilgiyle okudum.


Açıkta satılan sütlerin zararlarını az çok biliyorduk. Ayrıca sütün bağırsak ve midede hassasiyete yol açtığını, hatta süte karşı alerjik bünyeler olduğuna dair bilgimiz de vardı ama, “sağlığınız için süt içmeyi kesin” türünden bir yaklaşımla bugüne kadar hiç karşılaşmamıştık.


Çünkü bugüne kadar sadece 21 mayıs süt içme gününde değil, diğer günlerde de beslenme uzmanları tarafından sık sık “süt doğanın en mükemmel gıdasıdır” türünden yaklaşımlarla süt tüketmeye itiliyorduk.


Bu yazılarda süt için, çünkü günde içilen yarım kilo süt, günlük ihtiyacımız olan; kalsiyumun yüzde 75’ini, fosforun yüzde 60’ını, iyotun yüzde 25’ini, B2 ve B12 vitaminlerinin yüzde 77’sini, C vitamininin yüzde 15’ini, A vitamininin yüzde 23’ünü, D vitamininin ise yüzde 16’sını karşılar deniliyordu.


Süt için, çünkü süt mide rahatsızlıklarını giderir,
Süt için, çünkü süt sindirim sistemini düzene sokar,
Süt için, çünkü süt büyüme ve gelişmeyi sağlar,
Süt için, çünkü süt dişleri korur ve çürükleri önler,
Süt için, çünkü süt saç ve tırnak oluşumunda rol alır,
Süt için, çünkü süt özellikle yağsız süt, kolesterolü düşürür,
Süt için, çünkü süt yaraların çabuk kapanmasını sağlar,
Süt için, çünkü süt kanın çabuk pıhtılaşmasını sağlar,
Süt için, çünkü süt kilo kontrolünü ayarlar,
Süt için, çünkü süt kasları güçlendirir,
Süt için, çünkü süt ishali tedavi eder,
Süt için, çünkü süt kemikleri sertleştirir,
Süt için, çünkü süt kronik bronşiti önler,
Süt için, çünkü süt tansiyon riskini azaltır,
Süt için, çünkü süt kemik erimesini önler,
Süt için, çünkü süt beynin gelişme ve çalışmasında faydalıdır.
Süt için, çünkü süt hücre ve doku oluşumuna yardımcıdır ve hücreleri onarır.


İşte sütün yazdığımız bu son faydası bize bazen zarar olarak geri gelebiliyormuş. Prof. Plant’a göre süt o kadar besleyici ki, bu özelliğinden dolayı bozulan kanser hücrelerinin de büyümesine neden oluyormuş.


Süt severler için kötü bir haber bu. Süt üreticileri için de…


Konuyla ilgisi yok ama sütten ağzı yananlar yoğurdu üfleyerek yermiş. Şimdi sütten ağzı yananlar aslan sütüne mezeyi katık etmese bari…
 


 


*Yazarın diğer çalışmaları için www.birsenaltiner.com


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.