SANATTAN… Polemik sanatı

Sanatın her zaman politik bir yanı vardır. Yine de, sanatın siyasetle fiilen çatıştığı anlar enderdir. Çek Cumhuriyeti, AB dönem başkanlığını üstlenmelerini, Brüksel’de Avrupa Parlamentosu önünde, bir sanat projesiyle onurlandırmaları fikrinden sonra ortaya çıkan yapıt, böyle anlardan birini gündeme getirdi.

Proje, Çek sanatçı David Cerny’ye verilmişti. Cerny, ‘Entropa’ (1) (Sanırım, Entropy: körleşme ve Europe: Avrupa sözcüklerinden türeterek) adını verdiği projesinin, AB’de yer alan 27 üyeyi, her ülkeden birer sanatçının yapıtıyla simgelediği bir enstalasyondan oluşacağını açıklar. Ancak, daha sonra bazı sorunlar yüzünden, tüm eseri iki yardımcısıyla birlikte tek başına gerçekleştirmeye karar verir. Bu kararından da kimseye söz etmez. Her ülkeyi temsil eden eseri de, kendi uydurduğu sanatçıların yaptığını açıklar. Hatta onlara CV’ler bile uydurur. Sonunda, Cerny’nin yarattığı dev konstrüksiyon AP önüne dikildiğinde kıyamet kopar. Ancak, fırtınayı yaratan, onun yaptığı bu düzenbazlık –ya da şaka- değil, enstelasyon içinde her ülkeyi temsil eden simgelerdir.

Cerny’nin, kendin-yap (DIY)  türü oyuncak modellerden esinlenerek gerçekleştirdiği 8 tonluk konstrüksiyon, her ülkenin üç boyutlu haritası üzerinde yapılan bir müdahale veya bir simgeyle temsil edildiği dev bir “model-AB” şeklinde hazırlanmış. Örneğin, Bulgaristan haritası alaturka bir tuvalet, Romanya bir drakula, Hollanda, camilerin minareleri dışında sular altında kalmış bir ülke, Fransa greve çıkmış bir ülke, Almanya, gamalı haç şeklini almış otoyollardan ibaret bir ülke olarak gösterilmiş. Bazı ülkelerin resmi olarak şikayet etmesi ve olayın diplomatik boyuta sıçramasıyla da, Çek Cumhuriyeti başbakanı diğer ülkelerden özür dilemek zorunda kalır.

Cerny neden böyle bir şey yaptı? Cerny’ye sorarsanız, kurgu kimlik yaratmak, çağdaş sanatın stratejileri arasında vardır. Bir de, “Avrupa’nın kendine gülüp gülemeyeceğini bilmek istedik” diyor. Yani sadece bir şakaydı bu. Herkesin bu şakayı anlamadığı kesin. Yine de Cerny’nin asıl yaptığı, politikayla sanat arasındaki sınırları bir kere daha sınavdan geçirmiş olmasıydı. Enstelasyonun hala AP binası önünde durduğunu düşünürsek AB, en azından, sanatın sansürlenmesi konusundaki sınavı geçti. (Böyle bir durumda, veya olası AB üyesi  Türkiye’nin bu tür bir simgeyle tanımlanması karşısında  Türkiye’de olacakları düşünebiliyor musunuz!?)

Politik açıdan değerlendirdiğimizde, Entropa bir tür, ‘Rorschach Testi’ (2) görevi de gördü. Bu “test” sonucunda projenin dışarı vurduğu gerçeklerden biri de, Cerny’nin Entropa’da kullandığı simgelerden anladığımız kadarıyla, AB üye ülkeleri içinde bile insanların, karşılıklı  kültürler hakkında sahip oldukları bilgilerin, ne kadar sığ ve büyük oranda ön yargılarla örülmüş olduğuydu. Öte yandan, bu testi Cerny kendisi yapmasına rağmen, bir sanatçı olarak onun bile, bu dokunun dışında kalmakta ne kadar zorlandığını, farklı kültürler hakkında var olan basmakalıp bilgilerden (seçtiği simgelerin gösterdiği gibi) nasıl etkilendiğini gördük. 

Evet, bazı ülkelerin kendilerine yöneltilen alaycı eleştiriyi ve şakayı diğerlerine göre daha iyi karşıladığı da ortaya çıktı. Ama yöneltilen “eleştiri” toplumların ruh halleri, kültürleriyle ilgili bir bilgi verdi mi? Yani Cerny, politik anlamda gerçekten başarıya ulaştı mı? Örneğin Bulgaristan’nın, bir tuvaletle tanımlanma şakasına fena bozulması, onların bu tür bir eleştiriyi karşılayacak politik olgunlukta olmadığını, bir şakayı anlayacak kültürleri bile olmadığını mı gösterdi?

POLİTİK Mİ, POLEMİK SANATI MI?

Bir sanatçı siyasi düşünceleriyle ne kadar radikal olursa olsun, sanat, ancak hayal gücünü harekete geçirerek, gerçeği dönüştürebilir. Politikadan ana farkı da budur; sanatsal eylem, siyasi bir eylem gibi, maddi ve fiziksel değildir. Siyasi eylemin izleri, insanlar, olgular ve olaylar üzerinde hemen farkedilebilir. Sanatın bıraktığı iz ise, derindedir, ortaya çıkması zaman alır.

Sanatsal perspektiftense, Cerny’nin projesi, son yıllarda yaygın tanımıyla, politik sanat şemsiyesi altında değerlendirilebilir. Siyasi bir kurumun projeyi desteklemesi açışından değil, enstelasyonun konusu ve sanatçının bu konuya yaklaşımı yönünden bu böyledir.
John Elderfield politik sanatı irdelediği bir yazısında, “gerçek politik sanat, insan ilişkilerini sloganlara indirgemez; basitleştireceğine, karmaşıklaştırır. Politik sanat olarak gösterilen eserlerin çoğu, geçekte polemik sanattır; var olan inanışları ve sık sık olduğu gibi, suçlamaları teyit eder veya güçlendirir” der. (3)  Bu bağlamda Cerny’nin eserine baktığımızda, hem işin içeriği ve üslubu, hem de konuya yaklaşım tarzı itibariyle tam da Elderfield’in tarif ettiği gibi, bir ‘polemik sanatı’ olduğunu görüyoruz. (Tabii burada ‘polemik sanat’ kavramının aslında, başarısız bir politik sanat yapıtını kategorileştirmekten başka bir şey olmadığını da belirtmek gerekir. )

Kendin-yap tarzında hazırlanmış bir oyuncak fikrinden yola çıkarak gerçekleştirdiği konstrüksiyonun yapısı, ülkeleri temsilen seçtiği, yüzeysel ve basmakalıp semboller, (Romanya: drakula, İtalya: futbol vb.) hatta, projeyi 27 ülkeden sanatçının birlikte gerçekleştireceğini söylemesine rağmen tek başına yapması bile, (Pek inandırıcı gelmese de, diğer sanatçıları örgütlemek konusunda önüne çıkan zorluklar nedeniyle bu yönteme başvurduğunu açıklamıştı Cerny) Entropa’nın, Cerny’nin ileri sürdüğü gibi, AB hakkında bazı gerçeklerin su yüzüne çıkmasına neden olacak, bir katalizör görevi görecek düzeyde bir politik sanat olmadığını bize söylüyor.

Politik sanatta, bir eserin gerçeğe yakınlığı önemli değildir, olması da gerekmez, hatta olmamalıdır bile denebilir. Direkt politik konulara cepheden vurarak üretilmiş bir sanat eserinin, gerçekle arasındaki mesafesi, sanatın kullandığı estetik dilden gelir, konusundan değil. Politik sanat, diğer bir deyişle, sanatçının politik görüşünün estetik bir dille anlatımı veya gerçeğin estetik yeniden sunumudur.

Sanat, sık sık ifade edildiği gibi, sözcüklerin bittiği yerde başlarsa, veya sözcüklerin dile getiremediğinin ifadesiyse eğer, politik sanat, siyasi alana yeni bir boyut eklemektir. Siyaseti, bir politikacının daha önce düşünmediği bir yaklaşımdan yorumlayan eserdir politik sanat. Politik sanat, var olan siyasi düşünceler içinde taraf değildir. Bunu politikacılar zaten yapar. Hiç bir tarafın görmediğini göstermektir, sanatçının amacı. Bunu yaparken de tarafları, argümanlarını yeniden düşünmeye zorlar. Ancak bu anlamda taraftır, politik sanat.

Bu bağlamda Entropa’ya dönersek; kısaca sanat, diyalog yaratmak, bir olguyu sorgulamakta yeni bir perspektif gösterme, farklı olan unsurlar arasındaki bağlantılara işaret etmek için varsa, Cerny’nin yarattığı Entropa, en azından, sanatsal açıdan başarılı oldu diyebilir miyiz?

Bu soruyu böyle formüle eder etmez, politik sanatın iki yanı olduğu düşüncesi kafamda oluştu; bir, politik yanı, bir de, sanatsal yanı. Sanki iki cephede savaşmak durumunda kalır politik sanat. Sanki, hem politik, hem de sanatsal ifadesinde haklı ve doğru olmalıdır. Sorun da budur belki; sanatçının bu iki olguyu iki ayrı düzlemde formüle edip, bir yapıtta birleştirme çabasında. Sonuç böyle olunca, izleyici de esere bir bütün olarak bakmakta zorlanıyor. Politik yorumuna katılmıyorsa, sanatsal yanıyla ilgilenmiyor. Veya katılıyorsa, estetik yanını görmezlikten geliyor. Ya da, bir sanat eseri olarak hoşlandıysa, politik yanına aldırmayabiliyor…

Gerçekte, sanatçının üzerinde düşünmesi ve karar vermesi gereken böyle bir ikilem olmamalıdır. Eğer bir eseri, politik ve sanatsal olarak iki ayrı alanda değerlendirme ihtiyacı hissediyorsanız, ve eğer buna başarısız demek yerine yeni bir ad vermek istiyorsanız, eser bir ‘polemik sanatı’dır, politik sanat değil.

_________________

(1)  http://www.guardian.co.uk/artanddesign/gallery/2009/jan/14/entropa-eu-art-hoax?picture=341741453
(2) Hermann Rorschach’ın geliştirdiği, ruh hastalarının durumunu değerlendirmede kullanılan, hastalardan, beyaz kağıtlar üzerindeki siyah lekeleri  tanımlaması istenerek yapılan psikolojik değerlendirme yöntemi.
(3) “Soldiers of Misfortune” the Guardian, 6 Jan.2007

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

nine − 1 =