Seçmeli ders modeli ve anadil eğitimi ihtiyacı

Seçmeli ders modeli ve anadil eğitimi ihtiyacı

0
PAYLAŞ

Geçtiğimiz aylarda Ülke Milli Eğitim Bakanı tarafından beklenmedik bir açıklama oldu. İçinde Lazcanında bulunduğu bir çok Anadil seçmeli Ders olarak kabul gördü. Bu adamı isabetli bir reform olarak değerlendirsek de, İnsan hemen ‘Bu da Kürt Açılımı gibi hızla unutulacak bir söylemdir’ duygusuna kapılıyor.

Yine de biz Lazlar açısından önemli bir gelişme.

Laz Halkı yakın tarihte yaşadığı süreç gereği hala resmi söylemleri fazlası ile önemsiyor. Sanki yörede, Lazona’da yarım gönülle söylensede önerilen Seçmeli Ders Modeli Anadilimiz Lazca nın varlığının kabul edilmesi demektir.

LAZONA’yı yakından tanıyan bilir, dil ve kültür erozyonu yaşayan halkımızın Anadil Eğitimi ihtiyacını henüz içi doldurulmamış bir Seçmeli Ders önermesi karşılamaz. Belki bir başlangıç yardımı olabilir.

Onyıllardır Lazcanın gereksizliği ve hiç bir işe yaramadığı benimsetilmiş insanımız için ikna edici, teşvik edici bir önerme de değil. Sanki bu yöntem, pratikde sonradan ‘İmkan verdik de, ihtiyaç duyan olmadı?’ demek için konuyu geçiştirmek için ortaya atıldı.

Otuz yıla yakın Anadilin önemine dair düşünüp yazıyorum, geride bıraktığız süreç hiç de küçümsenir gibi değil.Yinede kitl çalışmasında, kalıcı bir mesafe katedip ilerlemiş değiliz.Hala Lazların öemli bir kesımı Anadillerinin mutlaka yaşatılması konusunda hemfikir değiller.Hatta bu uğraşları ‘bölgecilik ve de bölücülük ‘ olarak değerlendirenler de bir hayli çok.

Herşeyin para ve maddiyat ile ölçüldğü Kapitalist Sistemde Lazcayı ‘gereksizdir bir yerde geçerli değil’ tanımı ile adeta yaşam alanlarımızdan çıkardılar.

Bu durumda getirilen Seçmeli Ders modeli halkımızın Anadil Eğitimi konusunda ihtiyacını kesinlikle karşılamaz. Çok Kültürlü toplumların geliştirdiği, dünyadaki eğitim mödellerine bir bakmak gerekiyor.

İskandinav ülkelerinde mülteci ailelerin çocukları için geliştirilen son derece ileri pedagojik metodlaradönüp bakmak gerekir. Burada kaybolmakta olan diller söz konusu olduğunda, tek çocuğa bile öğretmen verilmekte olduğunu pedagog meslekdaşlarımdan defalarca duydum.

Bir çok Halkın bir arada yaşadığı İspanya’da bu konuya nasıl bir çözüm getirildi, bir incelemke gerekir. Yine bir Göçmen ülkesi olan Almanya’da Anadil Dersleri ne gibi bir müfredat ile yürümektedir. Bu deneyimlerden sonuçlar çıkarmak gerekir.

Sanırım Ülkemizde Halkların Anadilleri bölgelere göre farklı bir durumda yaşamaktadır. Kürtçe konuşan yerlerde Anadilde Eğitim mümkün olsada Lazca, Gürcüce, Abhazca gibi dillerin yer yer unutulmaya yüz tuttuğundan gerçekçi olan Anadilin Öğrenimi ve Eğitimi mümkün olacaktır.

Belki de kimi yerleşim birimlerinde Halkların Anadillerinin henüz canlı bir şekilde varlığını koruması sebebiyle iki dilde eğitim mümkün olabilir.

Bu alanda bence ilk adım bilimsel kurumların ve Üniversitelerin Kültür Aktivistleine açılıp Anadile hakim olan eğitimcilerin hızla eğitmen olarak eğitilmesidir. İkinci aşamada ise yapılması gereken gerekli müfredatın hazırlanması getirilen reformların yetersiz de olsa hayata geçirilmesidir.

Bence Halkların Sivil Toplum Kurumları ve muhalif kültür kurumları Hızla bu alandaki Projelerini geliştirip başlatmalıdırlar.Sistem kendini varedebilmek için tanıdığı olanakları belki bir dönem veya bir süre tanır. Gereksiz gördüğünde ise kendi reformlarını bir anda çiğnemesi çok olapandır.

Bizler Kültür Aktivistleri olarak bu durumun bilincinde kendi çalışma alanlarımızda ısrarlı çalışmalarımızı sürdürmeli, toplumsal dönşümlerde ivme olacak kalıcı adımlarızın sürekliliğini sağlamalıyız.

Mesleki yıllarımı verdiğim Almanya’ın çok kültürlü toplumunda, bu toplumun çok kültürlü yapısını değerlendiren olumlu pedagojik çalışmalar oldukça olağandır.

Ülkemizde ise halkların yaşayan dillleri üzerinde çalışmalar yeni ve kamu desteğinden yoksundur. Halkların Kültür Aktivistleri tarafndan amatörce yürütülmektedir.Bizlerin Lazca için de değişi deneyimlerimiz oldu:

-Dil ve tarih atölyeleri,
-Eğitici seminerler,
-Laz müziği ağırlıklı çalışmalar.

LAZURİ MEKTEBİ ise, Kadıköy AKA-Der Kültür Merkezine yerlştirdğimiz Lazca Anadil öğrenimi ile ilgili bir Model Proje olarak yola çıktı. Kısa sürede toplumsal düşünen Laz Gençleri ve Laz külürüne ilgi duyan Laz dostları için bir çekim merkezi oldu.

Ancak kurumlaşmada yetersiz kaldı. Gerek Laz kurumlarındaki dağınıklık gerekse de bu çalışmalarda zorunlu masraflar için bir bütçenin olmayışı, çalışmanın kendisi verimli geçsede İstanbul dışında yaygınlaşmada yetersiz kaldı. Lazcayı Anadil olarak konuşan yöreye henüz taşınamadı.

Halkların yaşayan dillerinin korunması yalnız Halkların Sivil Toplum Kurumlarının çabası ile hayata geçmez.

Eğitim sisteminin bu alanda çalışmaya uygun olması, Halkların Anadil Eğitiminin ülke eğitim müfredatında yer alması, son derece önemlidir. Sonuçta yaşadığımız Coğrafya çok kültürlü bir yaşam alanı, eğitim sistemi de buna göre yeniden şekillenmeli.

Benim önerim, öncelikle kendi anadillerine hakim eğitim emekçileri, kültür aktivistleri, insan hakları kurumları hızla bu alandaki çalışmalarına başlaması.

Öyle ki Anadil en temel insan haklarından biridir.
Seçmeli Ders Modeli bu alandaki ihtiyaca dikkat çekmek için bir başlangıç yardımı sunabilir. Ancak Anadil Eğitimi ihtiyacını kanımca karşılamaz.

Gurik’aiten ( yürek güzelliği ile )

BİR CEVAP BIRAK