Sendikalar ve siyaset

Sendikalar ve siyaset

0
PAYLAŞ

İş Yasası ile yeni düzenlemeler yapılmıştır. Uygulama süreci boyunca, taşeronluk ilişkisi düzenlemesi, her açıdan bir çok sorunlar yumağını oluşturmuştur. Düzeltme söylemlerine karşın, uygulamanın karmaşıklığı giderek artmıştır.

Yeni bir sendikalar ve toplu iş sözleşmesi yasası çıkartılmıştır. 12 Eylül dönemi yasalarının, değiştirleceği söylemi ile yola çıkılmıştır. Ancak, 12 Eylül düzenlemeleri daha kalıcı hale getirilmiştir. Var olan, uygulanan yasal düzenleme sürecinde, bu yeni sisteme geçerken, açıklama bile yapılmadan, toplu iş sözleşmesi düzeni bir süre (yasalara rağmen) askıya alınmış, pek tepki de gösterilmemiştir.

Türk-İş, DİSK ve Hak-İş Konfederasyonu üyesi sendikacılardan, TBMM’ne girenler de olmuştur. İktidarda olan AK Parti milletvekilleri’nin, sendikacı kimliği ile bu yapılanlar çerçevesinde bir karşı çıkışları, eleştirel bir değerlendirmeleri olmamış, aksine sahiplenme gerçekleşmiştir.

CHP Milletvekili olarak görev yapan sendikacıların, önerileri, karşı çıkışları, iktidar tarafından destek görmemiş, hatta sendikacı kimliği olan, iktidar milletvekilleri ile görüş birliği bile sağlanamamıştır.

Sendikacıları dinleyen, onlardan görüş ve öneri alma gereği duyan, sendika temsilcilerinin Parlamento da etkin görev yapmasına çalışan bir siyaset dönemi, bu dönem de adeta sona ermiştir.

Konfederasyonların, siyaset ilişkileri incelendiğinde, üç ayrı bakış açısı ve uygulama ortaya çıkmaktadır.

– Hükümet’in her yaptığına “evet” yaklaşımı içinde olanlar.

– Hükümet’in yaptıklarına karşı çıkarken, yeni politikalar üretmede etkin bir çalışma gösteremeyenler.

– Hükümet ile iyi geçinme stratejisi içinde, ilişkiler iyi tutmak için karşı çıkma yerine, zaman zaman sıkıntıları aktarabilme yolunu arayanlar.

Bu üç uygulama çerçevesinde de, siyasal iktidarın, işçi sendikalarını yeterince değil, pek önemsemediğini söyleyebiliriz.

Tekrarlanacak genel seçimlere bir kaç gün kala, işçi sendikalarından bir ses duymak ise adeta, gerçekleşmeyen bir beklenti haline dönüşmüştür. Bu sonuç bizi, her şey “güllük gülistanlık” sorun yok sonucuna götürür diyen olacak mı, sanmıyorum. O zaman, niye hiç ses seda yok. İşte bu sorunun yanıtını aramak önemli.

Geçtiğimiz günler de, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun, 40.Genel Kurulu oldu. Ne konuşuldu, ne önerildi, nasıl bir değerlendirme yapıldı, yönetiminde değişiklik oldu mu diye sorulduğunda, bu konuda bir yanıt verebilecek var mı. Ben yanıt veremiyorum doğrusu. Bilgi, gazete ve televiyonlar aracılığı ile ulaşmadı.

Bu konuda ulaşan tek bilgi, ana haber ve gazete manşetlerine yansıyan durum. Cumhurbaşkanı’nın, Genel Kurul’a katılması ve konuşma yapması.

Konuşma içeriği ise, bir gazete sahibi ile ilgili açıklamalar ve değerlendirmeler. Cumhurbaşkanı’nın nerede, hangi konuda konuşma yapacağı ya da yapması gerektiği konusun da, şüphesiz karar verecek olan kişi, Cumhurbaşkanı’dır.

Önümüzde ki günlerde Hak – İş, mutlaka çıkaracağı dergisinin kapağına, Cumhurbaşkanı’nın resmini de koyarak, genel kurul çalışmalarını da aktaracaktır. Oradan öğrenmeğe çalışırız.

Türk – İş’in önümüzdeki aylarda, 2016 olmadan Genel Kurulu yapılacak. Bakalım oraya kimler gidecek ve ne konuşmaları yapacaklar.

2016 yı karşılamağa hazırlanırken, seçimlere giderken, sendikaların siyasette ki ağırlığından değil bahsetmek, varlığından bahsetmek bile neredeyse çok zor hale gelmiştir.

Seçim sonrası, yeni yıla yaklaşırken, yeni 64. Hükümet oluşabilir mi, ya da (geçici) 63. tek başına Hükümeti devam ediyor mu olacak, ama gündem de iki konu acilen bekliyor.

– 2016 yılı bütçesi.

– 2016 için belirlenecek yeni asgari ücret.

Bakalım, neler göereceğiz, yaşayacağız ve yaşatılacağız.

İşçi sendikları ve konfederasyonlarından bahsettik sadece. Diyeceksiniz ki, işveren sendikaları ve konfederasyonu ne yapıyor bu durum da. Sahi ne yapıyor? İzninizle soruyu ben, soruyla yanıtlamış olayım.

Bu PAZAR günü önemli. GÖREV ve SORUMLULUK var.

Şöyle bir bakalım, ama bakmakla da yetinmeyip görelim. Sonra da, beynimiz ve elimiz bir bütünlük içinde sandık başına doğru, geleceğimizi belirlemeğe gidelim.

Daha güzel günlere, ötekileştirmeyen, sevgi ve barışı da, yeniden öne çıkartmakla işe başlayalım.

___________________

* İstanbul. 27 Ekim 2015. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK