‘Seri Katil’ davasında Bakan Eroğlu’na ret kararı

‘Seri Katil’ davasında Bakan Eroğlu’na ret kararı

0
PAYLAŞ

Başsavcılık, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin emsal kararlarına atıfta bulunarak kamu adına soruşturma yapmaya gerek olmadığına hükmederken, bu tür haberlerden dolayı cezalandırma yoluyla yapılan müdahalenin ‘orantılılık’ ilkesine aykırı olduğunun altını çizdi.

HABERİ CEZALANDIRMA ‘ORANTILILIK’ İLKESİNE AYKIRI

Doğa Derneği Başkanı Güven Eken’in Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu hakkında söylediği ‘Doğanın seri katili’ sözlerine önce tazminat davası açan ardından da Antalya basınında yer alan benzer bir haber için suç duyurusunda bulunan Bakan Eroğlu’na Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine (AİHS) atıfta bulunarak yanıt geldi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararına göre kamu adına soruşturma yapmaya gerek olmadığına karar veren Başsavcılık, bu tür haberlerden dolayı cezalandırma yoluyla yapılan müdahalenin gerekli olmadığı ve orantılılık ilkesine aykırı olduğunun altını çizdi. Savcılık, Doğa Derneği Başkanı Güven Eken’in, sözlerinin basın yoluyla kamuoyuna aktaran gazeteciler Songül Başkaya ve Adnan Çoban hakkında da soruşturmaya gerek olmadığına karar verdi.

‘DOĞANIN SERİ KATİLİ TARTIŞMASI’

Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (AKÇAM) 2010 Mayıs ayında Eroğlu’na verdiği ‘çevre özel ödülü’ hakkında yaptığımız haberde sorularımızı yanıtlayan Güven Eken, Bakan Eroğlu’nu Türkiye doğasının tarih boyunca karşılaştığı en büyük yıkımı gerçekleştiren insan olduğunu öne sürerek “Bütün derelerimizi inşaat makinelerine açmış, çok sayıda gölün kurumasına neden olmuş, korunan alanları madencilere açmış, Anadolu kırsalını insansızlaştırmış ve ormanların yağmalanmasına sessiz kalmıştır. Eroğlu doğanın seri katilidir” ifadelerini kullanmıştı. Bakan Eroğlu bu ifadelerin ardından Eken hakkında tazminat davası açmıştı.

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DEMOKRATİK TOPLUMUN TEMELİ’

Bakan Eroğlu’nun yaptığı suç duyurusuna Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) dayanarak yanıt veren Antalya Başsavcılığı kararında şu görüşlere yer verdi. Başsavcılığın yanıtında, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) göre ifade özgürlüğünün demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden biri ve toplumun ilerlemesi ve her bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil ettiğini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10/2 maddesi uyarınca ifade özgürlüğünü korumak kabul gören veya zararsız ve kayıtsızlık içeren bilgiler ve fikirler için değil aynı zamanda kırıcı veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir” görüşüne yer verildi.

‘KAMU ADINA ÇALIŞANLAR YAPTIKLARINDAN SORUMLUDUR’

Konuyla ilgili açıklama yapan Güven Eken’in Avukatı Berna Babaoğlu Ulutaş yaptığı açıklamada, “Bu zaten beklediğimiz, olması gereken bir karardı. Savcılığın burada ayrıca AHİM içtihatlarına atıfta bulunması oldukça olumlu ve eleştiri hakkının evrensel ölçekte kişiye tanınan bir insan hakkı olduğunun ortaya konması açısından son derece önemlidir. Kamu yararı adına çalışan kişiler yaptıklarından sorumludur ve eleştirilere de açık olmalıdır.” diye konuştu.

BAKAN EROĞLU’NU KIZDIRAN SÖZLER

Eken, Türkiye’nin dört bir yanından gelen doğa kıyımı haberlerinin yoğunlaştığı dönemde Çevre ve Orman Bakanı’na ‘çevre özel ödülü’ veren Akdeniz Üniversitesi’nin bu uygulaması üzerine şunları söylemişti: “Bakan Eroğlu Türkiye doğasının tarih boyunca karşılaştığı en büyük yıkımı gerçekleştiren insandır. Bütün derelerimizi inşaat makinelerine açmış, çok sayıda gölün kurumasına neden olmuş, korunan alanları madencilere açmış, Anadolu kırsalını insansızlaştırmış ve ormanların yağmalanmasına sessiz kalmıştır. Eroğlu doğanın seri katilidir. Bir katile ödül vermek ancak yine katliamcıların işi olabilir. Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi zaten daha önceki yıllarda doğayı katleden başka insanlara ödül vererek gerçek niyetini ortaya koymuştur. Bu ödülle merkez, adının içinde geçen hiçbir kelimeyle uyumlu hareket etmeyen bir yapı olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu enstitüyü yönetenlerin Antalya çevresinde Bakan Eroğlu imzasıyla gerçekleştirilen dere katliamlarını yerinde görmelerini tavsiye ederim. O zaman yaptıkları hareketin ne kadar yüz kızartıcı olduğunu belki onlar da anlar.”

BİR CEVAP BIRAK