Siyasette güven bunalımı

Siyasette güven bunalımı

0
PAYLAŞ

Aktif siyaseti değişik ülkelerde yirmi yılı aşkın zamandır takip ediyorum, ancak siyasetin ve siyasetçinin son yıllardaki kadar yıprandığını görmedim. Bunun nedenlerini sorgulamak için belki birkaç ciltlik kitap yazmak gerekebilir.

Türkiye siyasetinde de ciddi bir güven sorunu olduğu, halkın siyasetten soğuma noktasına doğru sürüklendiğini görmemek için başımızı kuma gömmemiz gerekir.

Ülke sorunlarını çözmesi gerekenlerin çocuk kavgalarında olduğu gibi birbirlerini suçladığı, kutuplaşma siyaseti atmosferinde siyaseti bir oyuna dönüştürdüğü, ülke sorunlarının ise giderek kökleştiği bir ortamda siyasetçilere olan güven hızla tükeniyor. İktidarda başka davranan, muhalefette başka konuşan siyasetçiler, siyaset kurumuna ve siyasetçiye duyulan güveni de hızlı biçimde erozyona uğratıyorlar.

Siyasetteki güven sorunu, ülke sorunlarının demokratik sistem içinde çözülmesi açısından çok önemsenmesi gereken bir konu. Halkın seçtiği yöneticilerine güvendiği, demokratik kurum ve kurallara güven duyduğu, birbiriyle ve güçlü kurumlarla işbirliği yaptığı ülkelerde siyasal ve ekonomik anlamda gelişme ve refah çok kolay yakalanabiliyor. Ancak, halkın güvenini kaybetmiş siyasetçiler, siyasi partiler ve kurumlarla ülkenin yönetilmesi ve geliştirilmesi de mümkün olmuyor. Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar, siyasal kültür araştırmalarından sosyal psikoloji ve sosyoloji araştırmalarına kadar bir dizi disiplini yakından ilgilendiriyor ve giderek çeşitlenerek artıyor.

Türk demokrasisi, belirli kurum ve kuralları ile Avrupa demokrasilerine parmak sırtacak noktadaydı. Bugün ise bir korku toplumu içinde yaşıyoruz. Telefonlarımız dinleniyor, insanlar birbirinden şüpheleniyor, itirafçılar her yerde kol geziyor. II. Abdülhamit’in istibdat ve jurnal dönemine geri döndük. Bütün bunlardan daha tehlikeli olan, bazı siyasetçiler ve özellikle bazı siyasi partiler ve liderleri açısından yaşadığımız güven bunalımıdır. Ülkenin geleceğini bir kenara iterek demagoji ile siyaset yapan, adeta halk dalkavukluğu yapan, popülist söylemler ile iktidarda başka muhalefette başka konuşan ve davranan, tutarsız, bir gün söylediği diğer günü tutmayan, kafası karışık, bilinci dağılmış siyasetçiler ve parti liderleri, siyasette güven bunalımı yaratıyorlar. Özellikle bugünlerde, ülke ekonomisinin içinde bulunduğu durumu, vatandaşın halini ve yaşam koşullarını önemsemeden hareket eden bazı sorumsuz yöneticileri ve siyasi parti liderlerini görünce, siyaset kurumuna karşı güven erozyonunun tırmanışa geçtiğini görmemek elde değil.

Türk askerine, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve bu ülke için kanlarını dökmüş insanlara karşı tutarsız, insafsız, mesnetsiz iddialar ortaya atan bazı siyasetçileri ve basın odaklarını görünce, ülkemizin bir savaşta olup olmadığını düşünmeye başlıyorum. Bazı siyasi parti liderlerinin yaptığı sorumsuz açıklamaları, Türkiye’nin geleceğine ve güvenliğine zarar verme noktasında tehlikeli görüyorum. Bazı siyasetçilerimizin ve siyasi parti liderlerimizin kendi kişisel çıkarlarını ülke çıkarlarının önüne koyan tavırları karşısında halkın güvenini kaybettiklerini görüyorum. Ancak, aynı isimler, ülke çıkarlarına ve siyaset kurumuna da zarar veriyorlar. Kendi partilerine verdikleri zarar yetmiyormuş gibi, bazı odakların oyununa gelerek halkımıza ve devletimize de zarar vermekten geri kalmıyorlar. Devletsiz millet olmayacağına göre, millete de zarar vermiş oluyorlar.

Siyasette güven bunalımı konusunda en çok ahkam kesen bazı köşe tutucular, nasıl halkın basına olan güvenini erozyona uğratıyorlarsa, bazı sorumsuz siyasetçiler ve parti çıkarlarını ülke çıkarlarının önüne koyan bazı parti liderleri de siyasette güven bunalımına zemin hazırlıyorlar. Halkı yönlendirmesini beklediğimiz siyasetçiler ve liderler güvenilemez olursa, halkımız kimi örnek alacak ?

Siyasette ülke sevgisi, tutarlılık, güven ve kararlılığın yerini; günü kurtarmak, yalan söylemek, tutarsızlık, ayrımcılık, vefasızlık ve yalan alırsa, bu ülkeyi kim kurtaracak?

_______________
* Doç. Dr. Birol Ertan
Siyaset Bilimci

BİR CEVAP BIRAK