İNGİLTERE… Siyasi yanlışlar, nihayet ekonomiyi de vurdu

İNGİLTERE… Siyasi yanlışlar, nihayet ekonomiyi de vurdu

0
PAYLAŞ
Firdevs Robinson
Firdevs Robinson
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin politikaları, risk oranı yüksek, ekonomisi  gelişmekte olan bir ülkenin nasıl yönetilemeyeceği konusunda, ders kitaplarına girecek bir örnek oluşturuyor.
15 Temmuz darbe girişiminden beri, hükümetin politikalarını, iki temel unsur şekillendiriyor: içte ve dışta güvenlik tehditleri ve ülke rejiminin başkanlık sistemine dönüştürülmesi.Bu iki temel hedefe odaklanan Cumhurbaşkanı idaresindeki hükümet, olası sonuçları değerlendirmeye gerek duymadan, önüne çıkan engel olarak gördüğü herşeyi silip süpürerek yoluna devam ediyor.Son aylarda, on binlerce kişi hapse atıldı, 120 binin üstünde kişi işlerinden edildi ve ülkenin temel kurumlarının neredeyse tamamı ciddi sarsıntıya uğradı.

Geniş çaplı güvenlik önlemlerinin etkisi, toplum tarafından anında hissedildi.

Ekonomi üzerindeki etkisinin görülmesi ise biraz daha zaman aldı. Ancak, döviz kurlarında ciddi çalkantı olarak kendisini gösteren sorun, bir ekonomik krizin habercisi olma tehlikesini taşıyor.

Bu hafta, Türk lirası, Amerikan doları karşısında rekor düşüşler yaşadı. 3,55’i geçip, gelişen ekonomiler arasında dolar karşısında en fazla değer yitiren  para birimi oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik bir sabotaj tehdidiyle karşı karşıya olduğunu savunarak, halkı ‘yastık altındaki’ dövizi, Türk lirası ve altına çevirerek direnmeye çağırdı. Merkez Bankasına da faizleri indirmesi çağrısını yineledi.

Cumhurbaşkanının Cuma günü borsalar kapanmadan yaptığı çağrı, doların Türk lirası karşısındaki değerini daha da yükseltti. Cumhurbaşkanı, Cumartesi günü, aynı çağrıyı, bu kez daha sert bir dille, bir kez daha yaptı.

Ekonomiden sorumlu diğer üst düzey yetkililerin fazla sesi duyulmadı ama Cumhurbaşkanının çağrısı, önce Borsa İstanbul’da, daha sonra da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nda yankı buldu. Borsa İstanbul, Cumhurbaşkanının çağrısına destek olarak, tüm nakti varlıklarının Türk lirasına çevrilmesine karar verdiğini açıkladı. TMSF de, nakti varlıklarını Türk lirası hesaplarında tutacağını açıkladı.

Yerel yönetimler ve esnaf da tepki vermekte gecikmedi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2000 dolar bozdurduğuna dair makbuzla gelen herkese 40 dolar değerinde sucuk verme vaadinde bulundu.

Ülkenin dört bir yanında berberler, dolar bozdurma makbuzu karşılığında bedava saç ve sakal traşı yapmaya başladılar.

Hükümet, çalkantının, ekonomide geçici bir dalga olduğunu ve alınan önlemlerle atlatılacağını savunuyor.

Muhalefet ise, olaya daha farklı bakıyor.

Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisinin sözcüsü, iktisatçı milletvekili Selin Sayek Böke, ekonomik sıkıntının altında siyasi kararların yattığını, AKP hükümetinin ülkeyi bir ekonomik krize sürüklediğini düşünüyor.

Önde gelen iktisatçılar da, ekonomide kurumsal zayıflama ve siyasi  müdahalelerin olumsuz sonuçlarına dikkat çekiyorlar.

Hukuksuzluk, şeffaflığın ortadan kalması ve hükümetin hesap vermezliğinin, ülke içindeki siyasi sorunlar ve bölgesel istikrarsızlıkla biraraya gelince, zaten kırılgan olan ekonomiyi daha da zora soktuğu uyarısı yapıyorlar.

Amerika ve Avrupa karşıtı duyguları körüklemek, halkı meydanlarda dolar banknotlar yakmaya teşvik etmek, yastık altı parayı sisteme sokmak, belki hükümete bir süreliğine siyasi nefes alma şansı tanıyabilir, ama uluslararası ekonominin, yüksek risk ve yapısal dengesizliklere her geçen gün daha hassas hale geldiği gözönünde tutulduğunda, bu rahatlığın fazla uzun sürmeyeceğini tahmin etmek için müneccim olmak gerekmiyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ
http://www.firdevstalkturkey.com/

BİR CEVAP BIRAK

eleven + 20 =