Siz hiç kelebek çiftliği gördünüz mü?

Siz hiç kelebek çiftliği gördünüz mü?

0
PAYLAŞ

Siz hiç kelebek çiftliği gördünüz mü? Ben görmemiştim. Meğer İstanbul’da bir kelebek çiftliği varmış, benim haberim yokmuş.

Türkiye’nin ilk kelebek çiftliği İstanbul Beykoz’da kurulmuş. Birkaç yıl öncesine kadar ilk ve tekmiş ama Konya Belediyesi Beykoz’daki, Kelebek Çiftliğini görünce ikincisini Konya’da kurmuş.  Her iki çiftlik tropikal  kelebek türleri için kurulmuş . Tropikal iklimlendirme ve tropikal bitkilendirmenin yapıldığı mekanlar oluşturulmuş. Ancak bir fark var; Konya’daki kurumsal bir yer, İstanbul Beykoz’daki özel bir yer. Bu çiftliğin mimarları kimya öğretmeni Çiğdem Ünlü ve akademisyen eşi Nafiz Ünlü. Türkiye’de “kelebek yetiştirebilir, kelebek çiftliği kurabilir “ sertifikası sadece Çiğdem Hanım’da var.

Çiğdem ve Nafiz Ünlü çifti tam bir doğa tutkunu. Bu tutkuları nedeniyle dünyada gitmedikleri yer bırakmamışlar. Zaten bu çiftliği kurma fikri de İngiltere seyahatleri sırasında oluşmuş.  İngiltere’de, Shakespeare’in doğduğu Stratford kasabasında ilk kez gördükleri bir kelebek bahçesi onları büyülemiş ve Çiğdem Hanım hemen bu düşünceyi projeye dönüştürmüş. Çocuklar için ekolojik bir ortam oluşturma hayali böylece gerçekleşmiş.

İstanbul Kelebek Çiftliği, Beykoz Zerzavatçıköy’de haftanın her günü ziyaretçi kabul ediyor.

Burası 7 dönüm bir arazi. 2 dönümü otopark, 5 dönümü ise kafesiyle, bahçeleriyle düğünlere, kurumsal partilere, kurumsal pikniklere ev sahipliği yapan bir yer. Bu 5 dönüm arazinin içinde 500 metrekare bir yer var ki, burası botanik bahçesi gibi kapalı bir alan, iklimlendirmesi ve bitkilendirmesi tropikal bölgeleri aratmıyor ve tabii ki tropikal kelebekler de bu 500 metre kare alanda cıvıl cıvıl uçuyor. Burada kelebeğin, ‘yumurta, tırtıl, pupa (koza) ve kelebek’ sıralamasıyla devam eden yaşam döngüsünü görmeniz mümkün. Ziyaretçilere bu döngüyü belgesel bir film şeklinde de anlatıyorlar.

Çiğdem Hanıma, kelebek çiftliği kurma fikrinin nereden geldiğini soruyoruz.

“Kimya öğretmeniyim. Çevre derslerine hep ben girdim. Çocuklara doğayla ilgili bir alan yaratmayı istiyordum. Yurt dışı seyahatlerimizden birinde eşimle İngiltere’de bir kelebek bahçesi gördük, o bizi çok etkiledi. Çok yoğun turistlerin gittiği bir kasaba olan Stratford’ta gördük gördük bu bahçeyi. Sheakesere’in doğduğu kasaba burası. Ziyaretçisi çok fazla. O kadar çok etkilendim ki, bu kelebek çiftliğinde çalıştım. Pupa bakımından kelebek beslenmesine her şeyi öğrenip burada uyguladım ve oradan “kelebek yetiştirebilir, kelebek bahçesi kurabilir” diye bir sertifika da aldım. Türkiye’de bu sertifika bir tek bende var. Döndüğümde hemen bunu projelendirdik. Bu arazi bizimdi zaten. 3 yıl gibi bir hazırlık aşaması geçirdik.”

-Kelebekleri nereden, nasıl getiriyorsunuz?

“Onlar bütün dünyaya pupa tedarik ediyorlar. Koza yani. Bizim gibi çiftlikler için pupalar üretiliyor. Bunun bir sektörü var. Mesela biz Kostarika’ya gittik. Çok güzel mavi kanatlı bir kelebeğin üretildiği bir yere. Orada aynı bizim tarımda çalışan köylülerimiz gibi bahçelerde pupa üretiyorlar.  Onları postayla bütün dünyadaki kelebek bahçelerine gönderiyorlar. Biz o pupaları alınca doğadakine uygun bir şekilde asıyoruz. Pupa dolapları var. Orda doğum gerçekleşiyor. Her sabah yeni kelebeklerimiz doğar kanatlarını kuruturlar. Bir buçuk saat sürer bu işlem. Sonra onları alıp kelebek bahçesine koyuyoruz ve orada doğal hayatlarını yaşıyorlar.  Çiftleşiyorlar, yumurta bırakıyorlar, tırtıllar oluyor. Döngüyü bahçemizde devam ettiriyorlar. Kışın yeni pupa getirtmediğimiz için kapalıyız. Marttan itibaren gene alıyoruz. Ekvator kuşağı iklimine sahip bütün çiftliklerden pupa satın alıyoruz. Dünyadaki hemen bütün çiftliklerle bağlantımız var.”

-Gerçekten bir gün mü yaşıyorlar?

“Yooo… Bir gün yaşayan kelebek çeşidi de var ama kelebeğin ortalama ömrü 2 ile 6 hafta. Dünyada 200 bin tür kelebek var, güvelerle birlikte. Ömrü 1 gün olanın sayısı az. Ortalama 2 haftayla 6 hafta arasında yaşıyorlar. Hatta 3 ay, 1 yıl yaşayanı bile var.”

-Sizin kelebekler ne kadar yaşıyor?

“Bizimkiler 3 aya yakın yaşıyor, 2 hafta ömürleri olan türler de var.”

-Neden tropik kelebekler?

“Çünkü daha renkli ve daha gösterişliler.”

-Türkiye’de ilk siz kurdunuz? Arkanızdan Konya Belediyesi böyle bir çiftlik kurdu. Dünyada bu tür kelebek çiftlikleri çok var mı?

“Çok… İngiltere’de  büyüklü küçüklü 25 tane olduğunu biliyorum. Hayvanat bahçelerinin içinde bile var.”

-Ziyaretçileriniz daha çok kimler oluyor?

“Her kesim ziyaretimize geliyor ama daha çok öğrenciler geliyor. Okullar getiriyor. Bu yıl 6 ayda 14 bin ziyaretçimiz olmuş.

-İlk olmak kolay değil. Bu süreçte nelerle karşılaştınız?

“Daha önce hiç kimse yurt dışından canlı bir pupa getirtmemiş. Dolayısıyla kanunlarımızda böyle bir yönetmelik yoktu. Hem tarım hem Orman bakanlığından izinler çıkarıldı. Onlar sadece büyük baş hayvan biliyorlar. Bir sürü hayvan listesinde siz hiçbir sınıfa girmediğiniz için diğer şıkkından işlem yapılıyor.  Orda da her şey o kadar pahalı ki gümrükleri vergileri falan hep biz çok yüksek meblağlar ödemek zorunda kaldık. Tek bir pupaya bir ineğin giriş ücretini ödüyorduk. 15 günde bir bize 600 – 700 pupa geliyor. Düşünün artık ne kadar ödediğimizi.

Kısaca çok zorluk yaşadık.  Yönetmelikler yeniden yazıldı. İşlemler çok uzun sürdü. Ben serayı hazırladım ama ortada kelebek yoktu. Bir ara karamsarlığa bile kapıldım, herhalde biz hiç açamayacağız çiftliği diye.”

-Kelebeklerin nesli tükeniyor diye bir yazı okumuştum. Kelebekler de tıpkı arılar gibi tozlaşmayı sağladıkları için doğal ortamlar için çok önemli değil mi?

“Elbette kelebekler de tıpkı arılar gibi sürekli çiçekleri geziyorlar. Kelebeklerin hortumları var ağızları yok. O hortumla bizim pipetle çektiğimiz gibi sıvı şeyleri çekiyorlar, polenleri taşıyıp tozlaşmayı sağlıyorlar.  Dolayısıyla bitkilerin üremesini sağlıyorlar. Arılar yok olursa dünya yok olabilir diyoruz.  Bir miktar kelebekler arıların yaptığı bu işi üstlenebilirler ama yeter mi bilmiyorum tabii. Zaten sizin de söylediğiniz gibi kimyasal ilaçlar, iklim değişiklikleri ve yaşamsal alanlarına insanların gelip yerleşmesi nedeniyle kelebeklerin de nesli hızla tükeniyor. “

-Kelebekleri nasıl çoğaltabiliriz?

“Kelebekleri mıknatıs gibi çeken bitkiler var. Bunları balkonlarınıza açık alanlara dikebilirsiniz. Kelebek çalısı denen bir bitki var. Lantana bitkisi bizde ağaç minesi diye geçiyor. Onu dikebilirsiniz. Bir de hibisküs bitkisi var, ona da japon gülü diyorlar bu bitkileri dikerseniz kelebekler hemen gelirler. 420 değişik kelebek türümüz var. Avrupa’nın en geniş kelebek türüne sahip ülke biziz. Bildiğim kadarıyla İngiltere’de 55 değişik kelebek türü var. Buna rağmen her yerde kelebek görebilirsiniz, çünkü küçücük bahçelerine, balkonlarına mutlaka kelebek çeken bitki dikerler.”

Not: İstanbul Kelebek Çiftliği’ne dair ayrıntılı bilgi ve fotoğrafları,www.istanbulkelebek.com adresinde bulabilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK