Sümer Erek karma sergide

Sümer Erek karma sergide

0
PAYLAŞ

Sümer Erek, küratörlüğünü Christina Mitrentse’nin yaptığı, “Relational Extravaganza: Arbitrary Dreams” adlı sergide yer aldı.

13 Nisan’a kadar devam eden serginin resepsiyonu 8 Nisan Çarşamba akşamı Lacey Contemporary Gallery’de geniş bir katılımcı kitlesiyle gerçekleşti. Farklı uluslardan olan, toplam dokuz sanatçılardan oluşan sergide, Sümer Erek, Alex Bunn, Jonas Ranson, Katrina Kotcheff, Nana & Felix, Gareth Lloyd, Yutaka Inagawa, Naoya Inose, değişik tekniklerden oluşan sanat eserleriyle yer aldılar.

Enstalasyon, fotograf, baskı, heykel ve yaglıboya tablolardan oluşan sergi dinamik multi-medya bir bütünsellik oluşturdu. Sümer Erek bu karma sergide “The Sound of Cicadas on Five Finger Mountains” ‘Ağustos böceklerinin Beşparmak Dağları’ndaki Sesleri’ adını verdiği enstalasyon çalışmasını sergiledi.

Müge Çetinkaya ‘Daktilo’ blog sayfafında ‘Adam Eline Dağı Almış, Senin Bundan Haberin mi Olmamış’ başlıklı değerlendirme yazısında sanatçının sergilediği eseri şöyle yorumladı:

“Sümer Kıbrıs’ın kuzeyindeki Beşparmak sıradağlarını, beşparmağı ile kilden yoğurmuş, içine bu duygusunu katmış ve uzanamadığı dağları avucunun içine almış. Bunun yanında doğanın politize edilmiş yanı da Sümer’i ilgilendiriyor. Çünkü, dağların çığırtkan bir tarafı da var. Sümer, adanın kuzeyinde yaşayanların, bu dağların diğer tarafa etkisinin nasıl olduğunu düşünüp düşünmediklerini soruyor kendisine. Nihayetinde dağlara baktığımızda, kocaman ve “çığırtkan” Beşparmaklar ve bitki örtüsünün yanısıra, bir de kocaman Türk Bayrağı görüyoruz. Bu yanıyla da dağların “agresif” duruşu inkar edilemez.

‘Çalışmada iki yan var; biri dağın sanatçı tarafından şekillendirilişi, bir de Beşpermaklar’daki ağustos böcekleri. Ağustos böceklerinin, ilk duyduğumda beni de heyecanlandıran yaşam süreçleri de Sümer’in ilgisini çekmiş. 17 yıl toprağın altında, bitkilerin köklerinde beslenerek yaşayan bu böcekler, daha sonra toprak altından gün yüzüne çiftleşmek için çıktıklarında kabuklarını bırakıyorlar.. Bundan sonra da ağustos böceğinin hayatında yeni bir süreç başlıyor. Sümer, böceklerin kalıplarını toplayarak işlemiş, pek çoğunu da tek tek elleriyle yapmış. Kısaca, ruhu olmayan kalıplar, manüpüle edilmeye müsait pasif varlıklar haline gelmiş.

Özel de ise Sümer, Kıbrıs’ın, savaşın olmadığı ama barışın da olmadığı bir ada olduğunu hatırlatıyor. Türk ve Yunan kimliği sorunu hala gündemde. O nedenle böceklerin bir kısmını ulusal renklerle boyamış.”

Sümer Erek karma sergi ve eseriyle ilgili sunları söyledi:

“Daha önce tek biri dışında tanımadığım diğer sanatçılarla bu karma sergide tanıştım. Guruptaki diğer sanatçılarla ortak farklılıklarımız sergi öncesi bir soru isaretiyken, özelikle doğa ile olan ilişki bu sergide ortak yanımızı oluşturdu, güçlü bir dinamiği yarattı. Kıbrıs’taki Beşparmak Dağları’ından esinlenerek yarattığım, bu çalışmaya kaynaklık yapan negatif olguları, bu eserimde pozitif bir oluşuma dönüştürmeye çalıştım.”

Sergi Küratörü Christina Mitrentse da sergi ile ilgili şu yorumu yaptı:

“Sergide yer alan sanatçılarla daha önce gerek stüdyolarında gerekse başka projelerinde çok yakın olarak çalıştım. Yaptıkları işlerin arasından bu sergi için uygun olanları seçtim. Sergideki işleri biraraya getirirken sergi konsepti içinde bütünleştirmeye çalıştım. Sergide dünyanın herbir tarafından gelmiş sanatçılar var. Finlandiya, Japonya, Kıbrıs ve Londra’lılar. Sümer’le bu projede çalışmaktan çok memnunum. Daha önce de birlikte çalıştık Londra’da. Özellikle burdaki işin sergilenmesi çok önemli çünkü bölünmeden ziyade birliktelikten bahseden pozitif mesaj taşıyan bir çalışma. Ben de zaten bu sergide bunu başarmaya çalıştım. Sümer’in işi hem politik hem sosyal açıdan serginin en kuvetli çalışmalarından biri. Gerçekten bu sergide yer almasından çok memnunum.”

FOTOĞRAF: Sümer Erek’in “Ağustos Böceklerinin Beşparmak Dağları’ndaki Sesleri” adlı eseri

BİR CEVAP BIRAK