Sınav soruları…

Sınav soruları…

0
PAYLAŞ

Sınavlar günlük yaşantımızı belirleyecek konuma ne zaman geldi?

Hayata başladığımız gün hayat sınavına tabi olduk ve her gün sınav ile karşı karşıyayız diye bilirsiniz, kendinizce doğrudur! Yazımda konu olan sınavlardan anladığım, okulların girişinde, işe başlarken yapılan ve kitlelerin katıldığı sınavlardır.

Üniversiteye, işe giriş, kamu personeli sınavı… diye uzayan sınavlardan bahsediyorum. Bu sınavlar, ne zaman hayatımız belirleyen ve yön verir hale geldi?

Bu konuda miladi takvimim 12 Eylül ile başlar! Daha öncesinden elbette vardı ama o sınavlarda öğrencinin tercihi hala belirleyici oluyordu. Öğretmen olmak isteyen öğretmen okulların açmış olduğu sınavlara katılırdı. Merkezi bir yapı özelliği göstermezdi. Çok seçmeli sınavlar ÖSYM ile birlikte, günlük yaşantımıza girmiştir. Sınavlar ile birlikte hemen yan sektörü de hızlı bir şekilde gelişmiştir. Bir yandan iyidir, çünkü üniversitelerden ve okullardan uzaklaştırılan öğretmenlere ve üniversite mezunlarına iş çıkmıştır. 12 Eylül karanlık döneminde bir anlamda birilerinin geçim kapısı olmuştur, fakat bu geçim kaynağı kısa zamanda başka bir yola doğru dönüşüm yaşamıştır. Konumuz bugün bu değildir.

Merkezi sistem ile yapılan sınavlar, zaman içinde okullardaki eğitimin biçim değiştirmesine yol açmıştır. Okullar, sınavlara yönelik öğrenci yetiştirmeye başlamış ama dershanelerin etkinliğinin artması ile birlikte, okuldaki öğretmenlerinde oralarda ek işte çalışmasıyla, süreci hızlandırmıştır. Okuldaki öğrencisine sınava yönelik değil, dershanedeki öğrencisine sınavda yapması gerekenlere yönelik eğitim vermesi ve okulda sorduğu soruları daha öncesinden dershanede sorması ile birlikte öğrenciler ve velilerin umut kapısı olmasının yolunu açmıştır.

Umut kapısı, dershanelerin olması öyle sıradan bir olay değildir, Türkiye’nin değişiminin yansımasıdır. Gençlerin önüne, üniversite eğitimi bir amaç ve o olmadan kişinin kurtuluşunun olmayacağı fikri aşılanmıştır. Her çocuğun gönlünde üniversite rüyası, çocuktan önce ekonomik zorluk çeken ailesinden başlamıştır. Üniversite bir kariyer ve gelecek olarak algılandı. Oradan geçen biri, her türlü ayrımcılığa sahip olacaktır. Erkek çocukların askerlik süresini bile belirler konuma gelmiştir. Üniversite mezunu demek, toplum içinde konumunu belirlemek anlamındaydı. Bir hedef ve amaç oluşturuldu. Bu amaç 12 Eylül’ün getirmiş olduğu koşullar ve 24 Ocak kararların etkisi büyüktür. Tek kanallı TV yayıncılığı içinde yayınlana programlarda bunu körüklüyordu. Tartışmalar, konuşmalar bu sınav ve sonuçları üzerine odaklanıyordu. Sınav sonucunu yayınlayan gazeteler yok satar olmuştu. Sınavın ertesi gün yayınlanan gazeteler bayiiye gelemden gece yarısından kuyruklar oluşuyordu. Her lise son sınıf ve mezunun için en önemli sınavı konuma geldi. Sınavı başarabilmek için aileler, çocukları için her türlü özveriyi göstermeye başladı. Sınavlara girecek çocuklar okulda ne kadar başarılı olursa olsun, dershanelere gidiyordu. Okulda başarılı öğrenciler bir süre sonra dershane reklamlarında kullanılmak üzere, dershaneye burslu (bedava) alınmaya başlandı. Çünkü dershanelerin başarısı, ne kadar öğrenciyi üniversiteye soktuğu ile ölçülüyordu. Bir anlamda serbest piyasa rekabet koşulları dershaneleri bu yolda hilelere başvurmasına sebep olmuştu. Konunun bu tarafı ayrı bir yazı konusundur. Kısaca geçiyorum, çünkü benim bu yazıdaki amacım daha farklı.

Sınavlar, bir anlamda öğrenciyi ya da sınava gireni yönlendirir. Kim hangi sınava girerse girsin, sınavın soruları, sınava girenin bakış açısını ve hazırlığını etkiler. Bir kişi ister üniversite, ister kamu personel sınavı olsun, sorular gireni biçimlendiriyor. Bu biçimlendirme öğrenciyi soru yapanın istediği biçime girmesini hızlandırmaktadır. Bir anlamda sınav, hedef için bir araç olması yanında, sistemi elinde bulunduranların amacına yönelik bir silah konuma gelmektedir. Bazı okulların ve dershanelerin öğrencilerin üniversiteye istedikleri bölümde girmesi, bu tezin kanıtı olarak durmaktadır. Sınavlar, bir ölçüm aracıdır. Fakat bugün sınavlar, kişilerin dünyaya bakışını biçimlendirmek ve yönetme aracına dönüşmüştür.

İstenilen tipte ve başarıda öğrencinin (memur adayının) sınavda başarı göstermesi bir tesadüf konumda değildir. Bilinç ile hazırlanmış ve belirli bir anlayışı (açıkta olmazsa) bilinç alına seslenen sorular ve yanıtları ile yönlendirici konuma gelmiştir. Bu sınavlar başarı oranı kişinin ekonomik gücü yanında başka araçları da devreye sokmuştur.

Sınav soruları içinde, belirli bakış açısını belirten ideolojik soruların olması ve tartışılır soruların her sınavda gündeme gelmesi tesadüfi değildir. Sınav sorularını hazırlayan komisyon üyelerinin dünyaya bakış açısı ve tercihi bu konuda önemlidir.

Sınavlar, bir çok sektörü yaşam alanına katmıştır. Sektörün yan yapılarını da doğal olarak günlük yaşamımızın içine girmiştir. Okullar, günümüzde çocuğu oyalama merkezi konuma gelmiştir, çocuk sınavlara dershanelerde ya da özel eğitmenlerin gösteriminde hazırlanır hale gelmiştir. Bu siyasi bir tercihtir. Okulların özelleştirilmesi, eğitim sistemin çökertilmesi sadece bize ait sorun değildir. Global olarak okullarda eğitim çökertilmiştir. Eğitimin çökmesi elbette sonuç olarak birilerin işine gelmiştir.

Gelecek korkusu, insanların içine işlemiştir ve bu korku yüzünden, kendisini kurtarmak için her türlü özveriye hazır bir güruh yaratılmıştır. Çocuğunun geleceği için her türlü özveriyi yapan aileler, yastık altında tuttukları paraları da çocuklarının geleceği için harcamışlardır. Aileler ve bireyler borçlandırılmıştır. Bugün her kesimden insan borçlu konuma getirtilmesi ve borçların ülke ekonomisini yönlendirecek konuma gelmesinden kimler yarar görmektedir?

Dünyada sol politikanın çökmesi ve sol kültürün yaratmış olduğu değerler birer anı olarak kalması, acaba bu sürecin etkisi olmuş mudur? Almanya ve İngiltere sol partilerinin sağ partilerden daha liberal ekonomik değişimi savunur konuma gelirken, işçi örgütlerinin kan kaybetmesi nasıl açıklanır? Ülkemizde sendikaların birer tabela sendikasına dönüşmesi ve kitleselliğinden uzaklaşmasında bu sınavların etkisi nedir? Sağ partilerin alternatifi yine sağ partiler olması tesadüfi midir? Bu sorulara yanıt global olarak verilmeye çalışılırsa, birkaç ülke dışında nasıl bir sonuç ile karşılaşırız?

http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

BİR CEVAP BIRAK