Sınır tanımayan oryantalistler

Bunlar Batı dünyasının insanlarıdır, Batı dünyasının örgütleridir. Düşünceleri de eylemleri de Batı dünyasına özgüdür. 


Bir de Doğu yakası var dünyanın. Bu yakada özgür düşünce, özgür eylem henüz çimlenme aşamasındadır. Bu yakada da “sınır tanımayan oryantalistler” vardır. Bunların eylemleri ‘kıvırma’ üzerinedir. ‘Kıvırtma’ üzerinedir. Sözüm oryantallerin/dansözlerin meclisinden dışarı. Sınır tanımayan oryantalistler yalancılık alanında sınır tanımazlar. Sınır tanımayan oryantalistler iki yüzlülük, sahtekarlık, art düşüncelilik alanında sınır tanımazlar. Kıvırmaları, kıvırtmaları sırasında çimlenme aşamasındaki özgür düşünceler ayakları altında ezilir. İyiden yana güzelden yana her şeye zarar vermede sınır tanımazlar.


Doğu yakasının oryantalistleri “münferit vaka” değildir en kötüsü. Örgütlenmişlerdir. Belki de sınır tanımayan oryantalist politikacılar örgütü oluvermişlerdir. Artık kıvırma ve kıvırtma alanında onları kimse tutamaz. “Yıldızlar bile tutamaz!”


***


Daha fazla içinizi karartmadan başka konuya geçeyim en iyisi. Sözgelimi mısır konusuna. Nil mil. Keops Kefren Mikerinos falan. Hüsnü Mübarek, şey! Yok yok bildiğimiz mısır. Hani patlatılır. Amerikan usulü gevreği de yapılır. Yazları kent sokaklarında haşlanmışı da satılır hani. Süüüt mısııır! Yumurta, mısır, tavuk. Ne ilgisi var mısırın yumurtayla, tavukla. Olmaz olur mu? Mısır aynı zamanda çok çok ünlü tavuk yemidir.


“Geh bili bili bili!”


Tavukları öyle aptal bellemeyin. Öyle kuru kuru “geh bili bili” sözüne kanacaklarını mı sanıyorsunuz. Önlerine avuç avuç mısır serpeceksiniz ki size güven duysunlar. İnsanların kuru kuruya politikacıların sözlerine kandığına bakmayın, onlar insanlara fark atar akıl konusunda. “Bili bili” sözünün arkasında mutlaka mısır olacak.


Abdullah Unakıtan adında bir vatandaş da tavuklara yedirmek amacıyla bir miktar mısır ithal etmiş. Ne gereği mi var ithal mısırın? Hah! Tavuk sosyetesi yerli mısırla mı beslenecek! Asla. İlle de ithal olacak. İşte Abdullah Unakıtan adındaki vatandaş da tavuk sosyetesine hizmet amacıyla Bir miktar mısır almış. Basının ağzı torba değil ki büzesin. Kimileri bu ‘bir miktar’ın dört yüz bin ton olduğunu falan yazdılar. Zaten bizde yazar çizer takımından hayırlı insan çıkmaz. Nerdeyse tamamı ya vatan hainidir ya da kötü bir şeydir işte. Romancısı, şairi, gazetecisi hep hayırsız çıkmıştır. Bu nedenle kitaba dergiye gazeteye ‘içi ısınmamıştır’ İnsanların. İşte bu türün hayırsız basın erbabından kimileri de bu ‘bir miktar’ın dört yüz bin ton olduğunda hemfikirler. Belki dört yüz bin ton değildir de dört yüz tondur. Yanılmış olamazlar mı sanki. Ya da Abdullah vatandaşa iftira atıyor olamazlar mı?


Kuş gribinin gözü kör olmaya.. Her ne kadar Türk tavukları kuş gribinden etkilenmedilerse de, kanı bozuk tavuk cinsleri toplu halde intihar ederek ekonomiyi sabote etmeyi başardılar. Bu arada tavuk nüfusu da külliyetli miktarda azaldı. Azalırsa azalsın, yasını tutacak değiliz ya. Herkes bunların yasını tutmasa da Abdullah Unakıtan vatandaşın yas tutmak için makul bir nedeni bulunuyordu. İthal ettiği ‘bir miktar’ mısır elinde kalmıştı. Bu tam anlamıyla bir milli servetti. Göz göre göre çürüyüp gitmesine göz yumulamazdı. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti de buna göz yummadı zaten. Toprak Mahsulleri Ofisi duruma el koydu. Bu ‘bir miktar’ mısırı peşin parayla Abdullah Unakıtan vatandaştan satın aldı.


Bozgunculuk yalnızca yazar çizer takımıyla sınırlı değil ülkede. Ara sıra milletvekillerinden de birileri çıkıp bozgunculuk yapabiliyor. CHP Konya Milletvekili Attila Kart da bunlardan biri. Meclisin ortasında ulu orta yerde maliye bakanına soruyor Abdullah Unakıtan vatandaşın mısırlarıyla-Toprak Mahsulleri Ofisi arasındaki ilişkiyi. Ayıp da ediyor hani.


Bakan da ağzının payını veriyor Attila Kart’ın. Ve diyor ki:


“İstenen ticari muamelelere ilişkin bilgiler, özel yaşamlara ilişkindir. Maliye Bakanının görevinin gereği olarak, yükümlülerle ilgili öğrendiği ticari sırlar, vergi mahremiyeti kapsamında olup açıklanması mümkün değildir.”


*** 


Doğu yakasının oryantalistleri “münferit vaka” değildir en kötüsü. Örgütlenmişlerdir. Belki de sınır tanımayan oryantalist politikacılar örgütü oluvermişlerdir. Artık kıvırma ve kıvırtma alanında onları kimse tutamaz. “Yıldızlar bile tutamaz!”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.