Soljenitsin öldü

Soljenitsin, ikinci dünya savaşı sırasında Sovyet ordusunda subay iken Stalin'i eleştirdiği gerekçesiyle tutuklanarak, hayatının sekiz yılını çalışma kamplarında geçirmişti.

Ama bu, ona edebiyat alanında verdiği eserler için eşsiz bir malzeme de kazandırmış oldu. İlk kitabı "İvan Denisoviç'in Hayatında Bir Gün" yayınlandıktan sonra 1970 yılında Nobel Edebiyat ödülüne layık görüldü.

Bundan üç yıl sonra ise "Gulag Takımadaları" adlı kitabı bu kez Paris'de yayımlanınca, vatan haini ilan edilen ve vatandaşlıktan ve ülkesinden atılan Soljenitsin, Amerika Birleşik Devletlerinde yalnız bir hayat sürmeye başladı. Bu ülkedeki sürgünlüğü yirmi yıl sürecekti.

Kendi ülkesinde yaşayamamıştı ama sürgüne gittiği batıyı da beğenmemiş, ahlaki çürüme içinde bulmuştu.

Sovyet rejiminin çöküşünden sonra 1994 yılında ülkesi Rusya'ya dönen Soljenitsin, bu kez oraya da yeniden uyum sağlamakta zorlandı.

Soljenitsin, son yıllarda sık sık insanların fazlasıyla maddiyatçı olduklarından şikayet ediyordu.

Yazar Rusya'ya dönüşünden sonra Rusya tarihi ve Rus kimliği üzerine bir çok polemik ve makale kaleme aldı.

Ölüm açıklamasını yapan oğlu Stepan Rus haber ajansına, babasının kalp yetmezliğinden öldüğünü söylerken, yazarın yayınevi inme geçirdiğini söyledi.

Kremlin'den yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, yazarın ailesine başsağlığı mesajlarını gönderdi.

Mahkum, hasta, yazar

Soljenitsin İkinci Dünya Savaşı'nda Kızıl Ordu'da topçu subayıydı ve savaşta gösterdiği yararlıktan dolayı madalya almıştı. Fakat, 1945 yılında bir mektupta Stalin'i eleştirdiği için ordudan ihraç edildi.

Sonraki sekiz yılını Sovyet hapishanelerinde ya da Gulag'da geçiren yazar, daha sonra Kazakistan'a sürgüne yollandı ve burada mide kanseri tedavisi gördü.

Bir Gulag mahkumunun yaşamını anlattığı ilk kitabı İvan Denisoviç'in Hayatında Bir Gün 1962 yılında yayımlanınca, Stalin sonrası yumuşama ortamında ülkesinde ün ve itibar kazandı.

Fakat, 1970'de Nobel Edebiyat ödülünü kazanan yazar yetmişli yıllarda tekrar yazdıklarından dolayı takibata uğramaya ve KGB tarafından izlenmeye başladı.

1973 yılında üç ciltlik Gulag Takımadaları'nın ilki yayımlandı. 1918 ile 1956 yılları arasında Sovyetler Birliği'ndeki çok sayıda çalışma kampı ve cezaevlerinde yaşananların en ince ayrıntılarına kadar anlatıldığı kitap, Batıda da yayımlandı.

Kitabın Batı ülkelerinde yayımlanışıyla Sovyet basını Soljenitsin'e yönelik bir kampanya başlattı. Yazar ülkesine ihanet etmekle suçlanıyordu.

Soljenitsin 1974 yılında Sovyet yönetimi tarafından vatandaşlıktan atıldı ve ülkeden sınır dışı edildi.

ABD'de Vermont eyaletine yerleşti ve Gulag Takımadalarının ikinci ve üçüncü cildini burada tamamladı.

Sovyetler Birliğinin 1992'deki çöküşünden sonra Boris Yeltsin yönetimini de eleştirdi ve diğer sürgünler gibi hemen dönmedi.

1994'de nihayet ülkesine dönme kararını verdiğinde, bunu dramatik bir yolculukla gerçekleştirdi.

Rusya'yı bir uçtan bir uca trenle ağır ağır katederek dönüşünü başlattı.

Dönüşünden sonra kaleme aldığı Rusya'nın tarihi ve geleceğine ilişkin makaleleri tartışma yarattı. 2000 yılında tamamladığı Birlikte 200 Yıl adlı eserinde ise yahudilerin Rus toplumundaki yeri ve Bolşevik devriminde oynadıkları rolü irdeliyordu. (BBC)

FOTOĞRAF: Yazarın inme geçirerek öldüğü bildirildi.
 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × two =