Soma’da yaşadıklarımız, yaşanmaya devam ediyor hâlâ

Soma’da yaşadıklarımız, yaşanmaya devam ediyor hâlâ

0
PAYLAŞ

(Yitirdiğimiz bir dost. Karabekir Şengün’ün Anısına Saygıyla.)

İş kazaları ve ölümler, olağan hala geliyor neredeyse. Ölenlerin ardından dualar ediyor, taziyelerimizi belirtiyoruz, üzülüyoruz. Sonra da unutuyoruz. Kanıksar hale geliyoruz. İşçi ölümlerini, sıradan olaylarmış gibi algılar hale geliyoruz. Duyarlı olmak, farkında olmak için, toplu ölümleri mi bekleyeceğiz.

İki ay öncesine dönelim. Yaşanan acı gerçeği hatırlayalım. Siyasilerin açıklamalarını düşünelim. Ortaya çıkan gerçeklik, dünyanın hiç bir ülkesinde, maden iş kazalarında böylesine büyük kayıplarla karşılanan bir kaza olmamıştır. Parça parça basına yansıyan haberlerde, bazı bilgiler olayın ne denli ihmal olduğunu belgeliyor. Kazanın ortaya çıkmasından önce, madende yangın başlamış ve dumanlar tüterken, üretim sürdürülmeğe devam etmiş.

Kuzey Avrupa ülkeleri, yeşilliğin, ormanların, doğanın korunduğu ülkelerde, geniş maden yatakları var. Bu maden yatakları, gelecek nesilleri de düşünerek çalıştırılıyor. Ocaklarda öncelikle, çalışma ortamı düzenleniyor. Çalışacak işçiler eğitimden geçiriliyor. Eğitim sürecinde ve üretim sürecinde bir kaza olasılığına karşı, neler yapılacağı tatbikatları gerçekleştiriliyor. Onlar için, çıkardıkları kömürün tonu, maliyet-kar ilişkisi önemli değil. İstihdam koşulları ve kazasız, (ölümsüz demiyorum) üretim sürecini gerçekleştirmek. Öncelikle, kazaları önlemek için gereklilikleri yerine getirdiklerinden, ölümlü kazalarla, bizler gibi karşılaşmıyorlar. Ölüm olası bir durum değil onlar için, istisnai bir durum. Çünkü önce önlem almak önemli, kar değil.

Kısa bir seyahat sürecinde aldığımız ön bilgiler, insan yaşamına verilen önemi belgeliyor. İnsan, “ucuz” bir “metaa” değil. İş kazaları sonrası ölüm ise, “kader” değil. Önlemlerin alınmaması ya da ihmal ve eğitimin yeterli düzeyde olmamasından kaynaklanan, bir sonuç. Kaçınılmaz değil. Sonuç oraya vardığında, nedenler araştırılıp, tekrar yaşanmaması için ders alınıyor. Üretim süreci ve çalışma ilişkileri, ona göre yeniden düzenleniyor.

Ve Soma’da yaşanaların arkasından, iki ay bile geçmeden karşılaşılan, adeta yeniden yeniden üretilen bir gerçeklik. Sadece Haziran ayında, 141 işçi daha yaşamını yitirmiş. Bu say belki de tam gerçeği yansıtmayabilir. Derlenen bilgilere göre yapılan bir açıklama. Ya derlenemeyenler. Duyurulmayanlar, Ya da duyamadıklarımızı da düşünürsek, niye hala ders almıyoruz. Niye olağan bir olay gibi kabul eder hale geliyoruz diye, sorgulamamız gerekmiyor mu?

Yurt dışından gelen madenciler açıkladılar. İnceleyip, görüşlerini aktardılar. Yaşanılanlardan ve aktarılan önrilerin, dikkate alınmamış olduğunu belirttiler. Peki, neden yaşatılıyor bunlar insanlarımıza o zaman. Unutacakmıyız, yoksa sorgulamayı sürdürecekmiyiz. Bir tercih yapmamız gerekiyor. Kendi kabuğumuzun içine çekilemeyiz. Yitirdiklerimiz insan. Ve onlar adeta bu yaşamdan, boşuna veda etmişler gibi davranamayız. Şimdi bazılarınca, moda deyim haline getirilen bir deyimi, bu gerçeklik için asıl kullanmamız gerekmiyor mu? ” Yan gelip yatamayız”

İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi, emek vererek, zorlukları aşarak, yapması gerekenlerin yapmadıkları bir görevi yerine getirmeğe çalışıyor. Ve en son açıklaması, haziran ayında, 141 işçi daha yaşamını yitirdi. Siyasiler nasıl değerlendirdi. Hükümet bu soncu nasıl yorumluyor, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, bu sonuç ile ilgili incelemeler sonrası, nasıl önlemlerin getirildiğini açıkladı. Ne gazeteler de bir haber, ne de televizyonda yetkililerden bir açıklama.

Haziran ayında 141 işçi daha, yaşamını yitirdi. Evet, Soma’da yaşadıklarımızı yaşamaya devam ediyoruz hâlâ.

Gazetelerin birinde yer alan küçük bir haber. İşçi kaza sonucu, hastaneye götürülüyor ve bırakılıyor. Yapılan ön teşhis ve tedavi sürecinde orataya çıkan durum, bu bir iş kazası. Peki, iş kazası hangi işyerinde olmuş, araştırılmağa başlanıyor. Sosyal Güvenlik sisteminde bu gerekli, masrafların fatura edlmesi için öncelikle. Ve ortaya çıkan bir durum. Acı ama gerçek. İş yerinde çalışan ve iş kazası geçiren bu işçinin, işyeri tarafından, Sosyal Güvenlik Kururumuna bildirimi bile yapılmamış daha. Çalışıyor gözükmüyor yani. Önce, o iyerinde çalıştığını ispatlamaya çalışacak. Sonra da, iş kazasının bu işyerinde gerçekleştiğini.

Böyle, daha sigortası bile yaptırılmadan çalışmaların olduğu, kayıt dışı üretim ilişkirenin sürdüğü bir ortam da. böylesi çalışma ilşkilerinin olağan sayıldığı bir dönem de, iş kazaları o zaman “KADER” mi oluyor. Yoksa bu sonucun adını, doğru mu koyacağız.

Haziran ayında, 141 işçi daha iş kazaları sonucu yaşamını yitirdi. Temmuz da ne olacak, devam mı edecek bu gerçeklik, artarak veya eksilerek, peki ne yapılıyor. Bunları sorgulamayacak, denetlemeyecek, duyarlılık göstermeyecekmiyiz.

Soma’da yaşanalar devam ediyor hala…

60’lı yılların ortaları, Balıkesir Lisesi’n de yatılı okuyan genç bir Soma’lı öğrenci. Yaşamla cıvı cıvıl, içiçe büyüyen heyecanlı bir delikanlı. Hukuk öğrenimi, avukatlık. İşi nerede, memleketinde, doğup büyüdüğü yetiştiği yerde. Soma’nın simgesi, kömür işletmelerinde, yıllarca süren bir çalışma yaşamı. Kömür tozu ve görülen acılarla yoğrulan bir yaşam süreci. Emeklilik sonrası da, birikimlerini, deneyimlerini aktarmayı sürdüren, “Olmaz bunlar yahu” diye elini kaldırarak, karşı çıkmayı sürdüren, üzülen bir insan. Sınıf arkadaşım, aynı yatakhanenin tahta gıcırtları içinde başlayan, öğrencilik yılları dostlukları. Ne beden, ne can dayanamadı daha fazla. Karabekir Şengün’den, daha erken ve yapacak onca şey varken, ayrılma sonucu ile karşılaştık. Bu dünyadan, ayrıldı aramızdan. Işıklar içinde olsun diyoruz da. Ailesine, yakınlarına sabırlar diliyoruz da.

Sana karşı da mahcubuz, kızma Karabekir. Dolu dolu küfretme öyle. Elbet böyle gitmez hep.

Ancak, ” Soma’da yaşadıklarımız, yaşanmaya devam ediyor hâlâ…”

Bu bir yazgı değil, bir başka anlatımla kader de değil. Ve de böyle gitmemeli.

Bu yazı, senin anına saygı, bir son selam, güle güle güzel insan, Karabekir Şengün.

___________________

* Ankara. 8 Temmuz 2014. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK

two × 3 =