Sonun başlangıcı mı?

Adalet ve Kalkınma Partisi bugüne kadar süren iktidarı döneminde hatasız siyaset yapabildi mi?
Dahası “sıfır hatalı” siyaset mümkün müydü?
Partinin liderine bakarsanız AKP iktidarı sütten çıkmış ak kaşık gibi.
Keza bu iktidar yandaşları da burunlarından kıl aldırmıyorlar, AKP’te laf söyletmiyorlar.
Düne kadar da bu iktidara destek veren “hizmet erbabı” da, yani Fethullah Gülen ve müridleri de Erdoğansız bir “gelecek” düşünemez durumdaydılar.

Ne var ki görüş ayrılıkları, menfaat çatışmaları ve güç denemeleri cumhuriyet döneminin en uzun soluklu iktidarını (12 yıl doldu) sonun başlangıcına getirdi, getirecek noktaya savurdu.
Bu savrulmayı iktidarın “tek ses” ve “ tek nefes”i sayılan Recap Tayyip Eroğan önleyebilir mi?
En azından önlemek için yeni stratejiler geliştirmek durumunda.
Yeni mühendisliklere soyunmak zorunda.
Aksi halde gidiş öylesine hızlı hale gelebilir ki, yapılan hataların abartısı bir yana, bire bin ekleyerek pazara çıkarılması eşyanın tabiatına uygun hale sokulabilir.
Muhalefet ve Türk kapitalistleri aporttta beklerken.
Vesayet rejimi oyuncularının dışardaki uzantıları her an devredeyken.
Sanatcılar köpürmüşken.
Dış güçler gözlerini bu ülkeye dikmişken…
“Olmaz” olmaz dememek lazım.
Çok partili dönemde çok şeyler gördük.
Olmaz denilen nice olayların yaşandığı bu topraklar üstünde, bir gecede partilerin “tabela” değiştirdiklerine tanık olduk.
Haftalık hükümetlerle yönetildiğimiz yıllar hiç de uzak değil.

Gelelim son gelişmelere…
Yeni evlilere üç çocuk tavsiye den Erdoğan’ın üç bakanının, “üç çocuğu” büyük bir yolsuzluk olayına karıştı.
Sadece çocukları olsa neyse..
Bürokratlar…Genel müdürler ve belediye başkanları ile alt düzey yerel yönetim elemanları bir günde toparlandılar ve haklarında yolsuzluk gibi son yıllarda pek de duyulmayan bir suçlama ile gözaltına alındılar.
Cumhuriyet tarihinde böylesi görülmedi denebilir.
En azından zamanlaması manidar.
Büyük çaplı oluşu düşündürücü.
Bir yıldan fazla beklenilmesi hayret verici.
En “akıl karıştırıcı” yanı ise hükümetin bu operasyondan haberinin olmaması.
Acaba?
Tabii hemen AKP ile hoca efendi Fethullah Gülen’in “güç gösterisi” anlamına gelen rövansist çatışması akılları iyice karıştırmaya yetiyor.
Bunun altından ne çıkar?
Henüz erken.
Her yapılan yorum yanlış da çıkabilir.
Bu bir bilek güreşi mi?
Eğer bu ihtimal gerçekse Türkiye’nin işi zor.
Tabii iktidar erkini elinde bulunduran Erdoğan’ın işi daha da zor.
Hele “İnşallah sonun başlangıcıdır, bu AKP gidişinin bir işaret fişeğidir” diyenlerin ellerini oğuşturdukları bir seçim atmosferinde, “tek ses” ve “tek nefes” RTE’ nin ne yapabileceğini kestirmek de mümkün görünmüyor.
Tek tahmin edilen nokta, yarından sonra Türkiye’nin işi daha da zorlaşacak.
Hem de çok.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.