Suriye’ye giden silah Niğde’de vurdu

Muhaliflere gönderilen silahlar Niğde’den çıktı. Suriye’de gerçekleştirdikleri katliamlarla tüm dünyanın tepkisini çeken terör örgütü IŞİD’in, bir yıl önce Niğde’nin Ulukışla İlçesi’nde gerçekleştirdiği, ikisi asker üç kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyla ilgili davada ilginç bir ayrıntı ortaya çıktı. Güvenlik güçlerinin yaptığı araştırmada, olayda kullanılan silahların seri numaralarının Türkiye’den Suriye’ye giden silahlarınkiyle aynı olduğu belirlendi. Yani muhaliflere gönderilen silahların bir şekilde, IŞİD militanların eline geçtiği tespit edildi. AKP hükümetinin, davayı karartmaya çalıştığına yönelik iddiaların temelinde de, seri numaralarıyla ilgili tespitin yattığı öne sürüldü.

Niğde’de geçen yıl meydana gelen ve bir astsubay ile bir polis memurunun hayatına mâl olan IŞİD saldırısının altından Susurluk benzeri bulgular ortaya çıktı. Yapılan incelemelerde 20 Mart 2014 tarihinde Niğde’nin Ulukışla İlçesi’nde yaşanan Astsubay Adil Kozanoğlu ile polis memuru Adem Çoban’ın hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili bazı ayrıntılara ulaşıldı. Yapılan çalışmalarda terör örgütü IŞİD mensubu Alman vatandaşı Benjamin Xu, İsviçre vatandaşı Çendrim Ramadani ile Makedonyalı Muhammed Zakiri’nin saldırıda kullandıkları silah ile Türkiye tarafından Suriyeli muhaliflere gönderilen silahların seri numaralarının aynı olduğu sonucuna varıldı. Güvenlik kaynaklı bilgilere göre, saldırıda kullanılan silahların seri numaralarına ilişkin detaylar, Niğde Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen IŞİD iddianamesinde de yer aldı.

BU NE ANLAMA GELİYOR

IŞİD militanlarının Niğde’de gerçekleştirdiği saldırıda kullandığı silahlar ile Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) verilen silahların seri numaralarının çakışması, ÖSO’ya verilen silahların IŞİD’in eline geçtiğine yönelik iddiaları güçlendirdi. Türkiye’nin, Suriye’deki iç savaş sırasında ÖSO üyelerine yaptığı silah ve mühimmat yardımları sık sık tartışma konusu olmuştu. Özellikle kamuoyunda “MİT TIR’ları” olarak bilinen yardımlar, Türkiye’yi uluslararası arenada da zor durumda bırakmıştı. ABD ve Avrupa ülkeleri, söz konusu yardımların IŞİD’in eline geçmesi nedeniyle duydukları rahatsızlığı Türk yetkililerine iletmişti. Bu çerçevede, Niğde Ulukışla’da yaşanan saldırıda Türk menşeli silahların kullanılması, büyük önem taşıyor.

KARARTMA İDDİASININ ALTINDAN SİLAH ÇIKTI

Niğde Ulukışla davası büyük tartışmalarla geçen ay başlamıştı. Emniyet birimleri davanın, 7 Haziran seçimlerinde legal ve illegal yapılar tarafından kullanılabileceğini öne sürerek mahkemeden davanın ertelenmesini talep etmişti. Bu talep, kamuoyunda büyük tartışmalara yol açtı ve davanın karartılmak istendiği iddiaları ortaya atıldı. Bu iddiaların temelinde de, silahlarla ilgili yapılan araştırmaların olduğu öğrenildi. AKP Hükümeti’nin, Niğde davası ile Özgür Suriye Ordusu’na yapılan silahların yeniden gündeme gelmesini istemediği, bu nedenle davanın ertelenmesine yönelik bazı girişimlerde bulunduğu öne sürüldü.

“MKE” DAMGALI SİLAHLAR DA ÇIKMIŞTI

IŞİD terör örgütünün elinde, “Makine Kimya Endüstrisi” damgalı mühimmat olduğu iddiası daha önce de gündeme gelmişti. IŞİD üyelerinin elinde MKE damgalı mühimmat bulunduğuna yönelik bilgiler, IŞİD militanlarının Erbil’de ABD güçleri ve peşmergelerle girdikleri çatışmalarda elde edildi. Çatışma sırasında öldürülen militanların silahlarını inceleyen ABD’li uzmanlar, mühimmatlar üzerinde MKE damgası olduğunu gördü. Bu gelişme üzerine, MKE damgalı mühimmatların IŞİD’in eline nasıl geçtiği araştırılmaya başlandı. ABD, IŞİD’in elindeki silahlarla ilgili olarak ek dosya hazırladı. HÜSEYİN ÖZAY / TARAF

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

two + sixteen =