Surlarını düşman değil, ilgisizlik yıkıyor

Samtay Vakfı Başkanı Suna Atun “Binlerce yıllık geçmişin insan, emek ve hayat kültürünü günümüze değin aktaran medeniyet miraslarımızdan en önemlilerine ev sahipliği yapan antik Mağusa şehri, yüzyıllardır doğaya direnen kesme taştan imar surlarını hızla yitirme tehlikesini yaşamaktadır. Her taşı, tarihten günümüze uzanan ayrı bir görsel belge olan Mağusa surları üzerinde artık geçmişin top gülleri değil ama, bir çöküşün ve hızla yok olmanın habercisi olan tehlike çanları gürlemektedir” dedi.


İlgisizliğin, sevgisizliğin ve sorumsuzluğun önünde adeta diz çöken Mağusa surlarının çaresizliğine bir basın bildirisi ile dikkat çeken Samtay Vakfı Başkanı Suna Atun; “Tehlike çanları sadece surlarımız için değil, kaleiçi Mağusa’nın her köşesinde o acı, o yardıma çağrı çığlığını duyurmaktadır” dedi.


Samtay Vakfı Başkanı Suna Atun’un konuya ilişkin basın açıklaması şöyledir :


“Kuzey Kıbrıs’ın en önemli turistik bölgesi, kuşkusuz, surları ve zengin kültür mirası ile  kaleiçi Mağusa kentidir… Buna karşın Mağusa, gerekli ilgi ve önemin verilmediği bir kentimizdir de… Örnekleri, yeryüzü üzerinde parmakla sayılacak kadar az bilinen ve görülen surlarımız, yıkılma tehlikesiyle karşı karşıyadır… Bu gerçek bilinmekle beraber, nedense her hangi bir koruyucu tedbir alınmamakta, alınması yönüne de gidilmemektedir. Kentin en önemli taş yapılarından olan Canbulat Kapısı yakınındaki surları üzerinde kısa süre önce ot temizliğine gidilmiş, ancak genişletilmesi gereken temizlik bölgesi dar bir alanda sınırlı tutulmuştur. Sur taşları arasında kökleşen, kökleştikçe de taşlara zarar veren yabani otlara kayıtsız kalınmaktadır… Surların büyük bölümünü çelik bir ağ gibi kuşatıp boğan bu köklere kayıtsız kalmanın devamı, oradaki kesme taşların, gelecek yıllar içerisinde yerlerinden sökülüp parçalanmaları demektir ki, bu basit gerçeği kavramak için kâhin olmak gerekmemektedir.. Surlarımızın sorunları ciddi, duyarlı ve toplumcu bir sorumlulukla derhal masaya yatırılmalı, bakım ve onarımları için gerçekçi ve yaptırımcı projeler üretilmeli, ‘zararın neresinden dönülürse kârdır’ özdeyişinden hareketle restorasyon çalışmaları hayata geçirilmeli; en büyük tahribatı yaşayan ‘Arsenal Burcu’ ile ‘Deniz Kapısı’ öncelikler arasında yer almalıdır.”


Başkan Atun, yaşanan trajik sorunun yalnızca surlarla sınırlı kalmadığını, Mağusa kale içinin de önemli ölçüde ihmal edildiğini ve bu ihmalin her gün biraz daha büyüğünü vurgulayarak “Yüzyıllardır doğaya direnen kültür miraslarımız, ne yazık ki artık ilgisizliğin ve sevgisizliğin önünde diz çöktü” dedi.


Atun şöyle devam etti:


“Kale içerisindeki kültür mirası eserlerimizin durumları da iç açıcı değil.. Önemli bir bölümü her an yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Buğday Camii’nin avlusunda kazı çalışmaları yapıldı, fakat kocaman çatlağına merhem olan yok…!! Buraya kültürel amaçlara hizmet edecek bir işlev kazandırılacağı duyumunu aldık, çok mutlu olduk. 1964 -1967 yılları arasında tiyatro, düğün ve kon­ferans salonu olarak kullanılan bu tarihi yapının bugün de bir an önce aynı sosyal hizmetler için değerlendirilmesini bekliyoruz. Binada açılan derin çatlağın, restorasyon için beklemeye çok fazla zamanı olabileceğini sanmıyorum… Bir kültürler mozayiği olan Mağusa kale-içi, Lüzinyanların,Venediklilerin olduğu kadar Osmanlıların da önemli izlerini taşımaktadır. Osmanlılardan günümüze kalan kimi hamam ve çeşmeler de süreç içinde bakımsızlıktan yıkılıp gitmekte, yok olmaktadır. Biz Mağusalılar, Unopsla iş birliği çerçevesinde her türlü restorasyon çalışmaların­dan izahını yapmakta zor­landığımız bir bölgecilik anlayışıyla dışlanmak değil, buradaki eski eserlerin de tüm Kuzey Kıbrıs halkına ve tur­izmine ait olduğunu hatırlatarak eşit ve adil bir yaklaşımla yarar­landırılmak istiyoruz.”


“KENTLER ARASI AYRIMCILIK”


Samtay Vakfı Başkanı Atun, kentler arası ayrımcılık yapıldığı gibi bir düşünceyi taşımak zorunda bırakıldığından dolayı da büyük üzüntü yaşadığına dikkat çekerek, şu soruları sordu :
 
– Unops katkılı projelerde Lefkoşa surları restorasyonu için ilgi gösterilirken Gazimağusa surlarına neden önem verilmiyor?
– Eski Eserler Daire’si, yeni kazılar için emek ve gider harcarken mevcut kültür eserlerinin yok olmaması için neden bütçesi yok? 
– AB tarafından Mağusa Belediyesi’ne, Mağusa sur-içi kenti restorasyonu için ayrılan bütçe içinde surların bakım ve restorasyonu için neden pay ayrılmamış?
– AB’ye giriş hazırlıkları yapılıyor… Bu bağlamda yeni park düzenlemeleri,  yol tamiri vs. yapılıyorken, kültür miraslarımızın bakım ve korunmasına neden ilgi yok?
– Lefkoşa’da eski mahalleler restore edilerek yeniden günümüze kazandırılmaktadırlar. Eski konaklar yıkılmaktan kurtarılıyor… Bizler bu çalışmaları mutlulukla ve gıpta ile uzaktan izliyoruz.. Mağusa, yıllardan beri neden hep üvey evlat muamelesi görmektedir?


İLGİLİ HABER: SAMTAY’dan Kıbrıs mirası: 12 kitap

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here