İSVEÇ’TEN… Elveda Merhaba


“Bugün köşemde uzun yıllardır İsveç Radyosu’nda çalışan Sayın Abdullah Gürgün’ü* konuk ediyorum… Sayın Gürgün’ün yazdıkları aşağıda… Ali Haydar Nergis”

Elveda Merhaba

15 Ocak’ta kapandı ama hala Türkiye’den bazı dostlar, İsveç’in neden Türklere bu kadar düşmanca davrandığını, niye Türkçe radyoyu kapatıp Kürtçe açtığını soruyorlar. Yeterince sustum. Artık yazmaya karar verdim

Türkiye’de Merhaba’nın kapatılma kararı,  “İsveç,  Kürtleri ve Süryanileri Türklerden çok seviyor, Türkçe’yi kapatıp Kürtçe ve Süryanice yayınları arttırıyor” havasında aktarıldı.

Halkın milliyetçi duyguları kaşınarak tepki oluşturuldu. Bu yanlış bilgilendirmenin başında Merhaba’nın son program yapımcısı, Dünya Gazetesi ve NTV muhabiri Osman İkiz var.

Güngör Uras’ın Milliyet’te 4/3.2006 tarihli ve “İsveç 30 Yıldır Devam Eden Türkçe Yayına Son Verdi!” başlıklı yazısında şu satırlar dikkati çekiyor: “ İsveç Radyosu Yönetimi, “Türkçe’nin İsveç’te yaşayan Süryani ve Kürtler için çok hassas bir dil olduğunu, bu kişiler üzerinde olumsuz etki yapabileceğini, anadili Türkçe olmayanlar üzerinde psikolojik rahatsızlık yaratabileceğini göz önüne alarak” yayına son verdiklerini açıkladı.

“Bu bilgileri İsveç’te yaşayan Osman İkiz’in mektubundan aktarıyorum.”

“(Bu ne büyük Türk düşmanlığı, bu ne büyük hınç  ki), otuz yıllık yayını durduruyor”

Başka gerekçe ise, Türk Dernek ve Federasyonu artık Türklerin artık Merhaba yayınlarına gereksinim duymadıkları, Kürt ve Süryanilerin daha çok gereksinim duydukları yolunda görüş bildirmeleri. (15 Ocak tarihli NTV haberi)

Kapatılan kuşkusuz 30 yıl önceki Merhaba değildi. Osman Saffet Arolat’ların, Varlık Özmenek’lerin, Rahmi Yıldırım’ların, Can Saydam’ların, Yavuz Baydar’ların görev yaptıkları, hergün haber yayını yanında, magazin, müzik, çocuk, spor vb programların yapıldığı, BBC ile yarışan Merhaba değildi. Osman İkiz’in dinlenmeyen bir duruma soktuğu bir saatlık amatör yayındı.

Daha önce, Fransızca, Portekizce, Baltık dilleri, Lehçe, İspanyolca ve Yunanca kapatıldı. İsveç o zaman Türkleri daha çok mu seviyordu? Özellikle 12 Eylül darbesi sonrası Türk ve Türkiye dostu kalmadı İsveç’te, Kürtlere Süryanilere hemen iltica hakkı tanınıyordu. Türkçe o zaman hassas dil değil miydi? Türk dernekleri ve Federasyonu da “biz Türkçe yayın istemiyoruz, Kürtlere Süryanilere verin” dememişti…

Merhaba’nın asıl kapatılma nedenlerini sayalım:

1. İsveç toplumunu tanımayan, İsveççe bilmeyen, Türkçe’nin ses uyumundan habersiz, “yapicağız, edicağız” şeklinde bozuk bir Türkçe konuşan, Osman İkiz’in radyoya sokulması en önemli nedenlerden biridir. O kem küm İsveççe, bozuk Türkçe ile ve İsveç toplumunu doğru dürüst tanımadan radyoya giriş sınavını nasıl kazandığı sorulmalıdır kendisine. Bir çuval incirin berbat olması o zaman başlamıştır. Kendisi nitelikli programlar yapamadığı için programları kendi düzeyine çekmeyi başardı.

Böylece başka bir kuş daha vuruyordu: Merhaba’ya gereken emeği vermek yerine başka yerlere iş yapıp parasal çıkar sağlamak. O zamana kadar geçerli olan kural herkesin kendi işini dört dörtlük yapması ama başka bir radyo, gazete yardım rica ettiğinde o konuyu izleyen arkadaşın yardımcı olması şeklindeydi. Osman İkiz ise işi ticarete dökmüştür. Olan da Merhaba’ya olmuştur. Merhaba için haber peşinde koşmak yerine falan yere ne satarım diye koşuşturma, redaksiyondan habersiz başka yerlere iş yapma vs redaksiyon çalışanları arasına rekabet girmesine neden olmuştur. Aynı redaksiyonda çalışan insanlar birbirlerine güvenemez duruma gelmişlerdir.

2. Çalışanların, İkiz’i düzeltme yerine kendilerinin gevşemesi, programların ciddiye alınmaması, canlı yayınların tümden kalkması, emek harcamadan baştan savma programlar yapılması, Banda alınan programların yayın stüdyosuna bırakılmasının bile unutulduğu bir vurdumduymazlığa alışılması.

3. Dinleyicinin küsmesi, programlarda kendisini ilgilendiren konuların bulunmaması nedeniyle uzaklaşması, Türkiye televizyonlarının izlenebilmesi nedeniyle Türkiye haberlerini Merhaba’dan dinleme gereksiniminin iyice ortadan kalkması.

4. İsveç’teki Türklerin temsilcisi durumundaki dernek ve federasyonun Merhaba’daki kötüye gidişe tepki göstermemesi. Merhaba’nın 25. kuruluş toplantısında İsveç İşçi Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi ve Türk Dernekleri Stockholm İl Örgütü Başkanı Adem Okur konuyu ele almak istemiş hemen susturulmuştu. Buna rağmen bu kuruluşlar radyoya sahip çıkıp düzeltme yolunda eleştilerini uygun makamlara ulaştıracaklarına, “Ne halleri varsa görsünler” deyip boşvermişlerdir. Dört yıl önceki Federasyon Kongresinde bu durumu dile getirmiş, radyonun ele alınacağı bir toplantı önermiştim. Ancak kongre sonrası herşey yine aynı düzende gitti.

5. Yönetim herşeyin farkındaydı. Band bırakılmasının unutulduğu bir zaman, yöneticilerden biri, dinleyicinin yayın olmamasına bile ses çıkarmadığına dikkat çekerek kimsenin programı dinlemediğini söylemişti. Ayrıca redaksiyon toplantılarında bu konular ele alınıyordu. Yayın süreleri kısltıldıkça kısaltıldı. Daha sonra tüm İsveç Radyosunda olduğu gibi redaksiyonlardan adam çıkarılmaya başlandı. Sona Osman İkiz kaldı. O,  5  – 10 dakikalık göstermelik bir program bırakılacağını ve kendisinin de orada kalacağını düşünüyordu. Ancak Merhaba’nın şefi Can Saydam genç yaşta aramızdan ayrılınca Merhaba son savunucusunu da yitirdi ve kapatıldı.

6. 20 Mart’ta hükümetin yeni “İsveç Radyo – Tv” tasarısı açıklandı. Göçmen dillerinin sorumluluğu tamamen radyo yönetimine bırakılmış durumda. Her alanda olduğu gibi burda da tasarruf egemen. Eskiden beri yeni dil için ayrı para verilmez. Aynı parayla ister yeni diller konur eskiler kalkar ister azar azar birkaç dil konur diğerlerinin yayını azalır.

7. İsveç, Türkiye’de demokrasiyi ve AB’ye uyumu desteklemek için bir demokrasi programı başlatmıştır. 2009 yılına dek bu konularda sunulacak projelere para akıtılacak. Bu İsveç’in Türkiye siyasetinde eskiye göre büyük bir yumuşamanın işaretidir. Tam da bu sırada, “İsveç Türkleri değil Kürtleri, Süryanileri seviyor” demek abesle iştigaldir. Kürt ve Süryani lobileri artık iyice güçlenmiştir ama İsveç de çıkarına göre hereket eder, şimdi rüzgar Türkiye pazarından yana esmektedir. Ayrıca İsveç babamızın oğlu mu ki, bizi sevsin?!.

Sonuç:

Merhaba yayın kalitesini ve siyasetini dinleyicinin gereksinmelerine uyduramamış, sonunda da bir çalışanın çiftliğine dönmüştür. Dinleyici ve dinleyici temsilcileri Merhaba’dan ellerini çekmişler, kendi haline bırakmışlardır. Yönetim uyarılarının boşa gittiğini görüp Türkçe’yi gözden çıkarmıştır. Diğer bir deyişle söylersek,”çuvaldızı başkasına batırmadan önce iğneyi kendimize değdirelim.”  Osman İkiz, bu yaştan sonra bu rahat çiftliği bir daha bulamayacağı için ağıt yakmaktadır.  Ama yazık ki, kendi düşen ağlamaz…

Yazık oldu Merhaba’ya. Elveda yıllarca emek verdiğim Merhaba…

Not: Osman İkiz’in çok iyiliklerini gördüğü Varlık Özmenek ve Gürhan Uçkan’a verdiği zarar da ayrı bir öykü konusudur.

———————

AÇIK GAZETE’NİN NOTU:Yayınına son verilen İsveç Radyosu Türkçe yayınlar servisi Editörü Sayın Osman İKİZ’in bu yazılanlar karşısında söyleyecek şeyi olduğunu düşünüyoruz. Yanıt göndermesi halinde, yayıncılık etiğimiz açısından onu da yayımlayacağımızı bildiririz.

* İsveç Radyosu Türkçe Yayınlar Bölümü Merhaba Eski Çalışanlarından

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.