‘Söyle arkadaşım seni tanıyayım!’ meselesi bu

Bu adam Hükümet çevresinin yakın arkadaşıymış, Arkadaşlarıymış! Yani aynı soyun türleri oldukları için bir birlerin çok iyi anlamaktalar! Cennet, huri derken, cenneti de huriyi de dünyalı kılmışlar! Uçkur peşinde koşmuşlar. Bunu yaparken de kuytu yerlere çekilerek gözlerden ırak kalmayı yeğlemişler! Sığındıkları yerse dinsel motifler olmuş! Dinin kutsallığı arkasına sığınarak alçakça işlerini yapmaya bakmışlar! Ölümünün ardından aynı ölçüyü dillendirmek ise onun arkasından gözyaşı dökenlerin alçaklığı olarak tarihe yazılmalı. Bu tarih öyle yazılmalı ki kutsayanların kutsallığıyla uçkur arasında iz bütünüyle açıklanmalı!

Bu yazarın kalemini hep sivri tuttuğunu, dik durduğunu söyleyen de başbakan! Bu yazar kime, neye karşı kalemini sivri, dik tutuğunu unutmuş! Bu adamın uçkurdan başka şeyler için kalemini sivri ve dik tutma diye bir hali kalmış mı? Uçkurunu da sivri ve dik tutamadığı için viagra ile destek almış. Kıldığı namaz dedikleri herhalde bu cinsel fantezileri olsa gerek!!! Yeni Akit çiler uçkur meselesinde çok başarılı olduğu Üzülmezden beri herekçe bilinen bir durum! Bu konuda her şey herkesin gözü önünde cereyan ediyor zaten. İstediğiniz kadar ulviyet yükleyin! Yapılanları görünmez hale getirin her şey ortada. Kalp krizinin izleriyle kullandığı ilaçların bağlantısı raporlarda yerini aldı.

Bu adama misyon biçenlerin ortak oldukları nokta emekçi düşmanlığı olduğu için emekçilerin hak mücadelesi karşısında kalemini dik tutmuş! Emekçilere saldırmakta sınır tanımamış. Bütün burjuva kalem ağaları gibi bu da elinden geleni ardına koymamış. Gezi olaylarında bol miktarda küfür sallamış! Nerede toplumsal bir ayaklanma varsa onlara karşı sövüp saymış! Çirkefliğini sergilemiş! Sermayenin çıkarı için bolca dikleşmiş. Sermaye için o kadar dikleşen var ki: Akit Gazetesi yazarları diklense ne olur diklenmese ne olur. Sürüden bir eksik bir fazla ne fark eder ki! Burjuvazi zaten bütün alanda örgütlü bir güç olarak şekillenmiş.

Her şeyi belirleyen de o egemenler! Sermayenin safın da olduktan sonra kalemin sivri olsa ne yazar, eğri olsa ne olur! Adamlar zaten her alanda kurumlaşmışlar. Ordusu var. Polisi var. Mahkemeleri var. Yasa, hukuk dedikleri kendileri için çalışır. Bunların saflarında ezilenlere karşı diklenmek ise sadece oradan yalanmaktan başka bir anlam ifade etmez.

Zaten cennetiniz de cehenneminiz de aldığınız kemik parçalarıyla ölçülür. Bütün yaşamınız boyunca sizleri şekillendiren o kemik parçaları olur. Tabi ölüm denen değişim yaşandı mı kemik parçalarının da bir anlamı kalmaz. Kiriniz, pisinizle toprağa karışırsınız… Gerisi fasa fiso!
2 Ocak 2016 Tahir Canan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.