Tayland’da tsunami ve darbe sonrası durum

Tütsüler, mumlar, Nirvana, anicca, dukkha, anatta, doğmak, yeniden doğmak ve yeniden doğmak… Tayland’da din sosyal hayatın önemli bir parçası. Görkemli tapınaklar, görkemli Budha heykelleri…Tayland Ülkenin resmi adı Tayland Krallığı ve kral ülkede çok sevilip, saygı görüyor. Bankgkok’ta, Kanchanaburi’de, Phuket’te, Krabi’de, nereye giderseniz gidin, sokaklarda, evlerde, alışveriş merkezlerinde, oto tamircilerinde, araçlarda, okullarda… Kısacası her yerde kralın ve aile üyelerinin resimlerine rastlamak mümkün. Nüfusun çoğunluğunu Budistler oluşturuyor. Ancak Tayland’da nüfusun yüzde 10 kadarı Müslüman. Özellikle güney bölgelerinde yaşayan Müslümanlara ülkenin orta ve kuzey bölgelerinde de rastlamak mümkün. Son zamanlara kadar Budistler ve Müslümanlar arasında pek önemli sorunlar yaşanmamış. Ancak son yıllarda iki taraftan da siviller hayatını kaybediyor. Aradaki güven ilişkisi de kaybolmuş gibi. Yoğun olarak Malay Müslümanların yaşadığı güneyde, uzun süredir sıkıyönetim uygulanmakta ve Müslüman militanlar ile güvenlik görevlileri arasında çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş. Peki ama çoğunluğu Budist olan Tayland’da Müslüman azınlığın sorunu nedir. Müslümanlar ile devlet güçleri arasında  zaman  zaman şiddetlenen çatışmaların nedeni ne. Tayland’da yaşayan Müslümanların en önemli sorunu; dışlanmışlık. Müslümanlar tarih ve kültürlerinin yeterince tanınmadığını düşünüyor. Ekonomik olarak ise fakir. Müslümanlar ülke ekonomisinden özellikle de turizm gelirlerinden yararlanamıyor ve çoğunluğu fakir.

Tabii son yıllarda Müslüman dünyayla artan bağlantılar, Filistin, Irak gibi konular, Taylandlı Müslümanlarında yüreklerinde hissettikleri sorunlar olmuş.

Tayland oldukça çalkantılı politik geçmişe sahip. 1947 yılından 2006’ya kadar ülkede çeşitli zamanlarda ordu yönetime el koyup, gitti. Kimse darbelerin kesin sayısın bilmiyor. Bu dönem, kimilerine göre 18, kimilerine göre 21 darbeye, çok sayıda darbe girişimlerine, gösterilere ve sıkıyönetimlere sahne oldu. Son olarak Eylül 2006 yılında Kara Kuvvetleri Komutanı Sonthi Boonyaratgin liderliğinde, Thaksin Shinawatra hükümetine karşı bir darbe yapılmıştır. Tayland’da aynı zamanda ilk Müslüman general olan Sonthi sözcülüğünü yaptığı Kral Bhumibol Adulyadej’e bağlılığıyla biliniyordu. Sonthi’nin Kara Kuvvetleri’nin başına getirilmesinde son üç yıl içinde 1500’den fazla kişinin hayatına mal olan Müslüman direnişine engel olmak amacıyla ordunun başına getirildiği biliniyor. Ancak hükümet Sonthi’nin çözüm önerilerini reddetmişti. Darbenin nedeni olarak, Thaksin ailesinin telekominikasyon şirketi Shin Corp’taki hisselerini devrederek vergiden kaçmak ve ülkenin ulusal sermayesini Singapurlu yatırımcılara peşkeş çekmekle suçlanması. Tayland’lıların bir kısmı darbeyi destekliyor, bir kısmı ise darbeye karşı. 50 yaşında taksicilik yapan Wararat, darbenin üzerinden yaklaşık bir yıl geçmiş olmasına rağmen ekonominin hala düzelmediğini ve turistlerin de giderek azaldığını söylüyor. Asya krizi sırasında sınıf kesimleri arasındaki çelişkilerin keskinleştiği 65 milyonluk Tayland’da nüfusun yüzde yirmisi başkent Bangkok’ta sefalet ve yoksulluk içinde yaşamakta. Güç kazanan kentli orta sınıfın darbeyi desteklediği ve darbenin aslında başbakanın yolsuzluklarına karşı değil, asıl olarak yeni palazlanan orta sınıfın yerini sağlamlaştırmaya yönelik olduğu söyleniyor. Evet geçtiğimiz Eylül ayında Tayland’da ordu yönetime el koydu. Ama ne piyasalarda bir dalgalanma, ne batı dünyasında bir kınama, ne de ekonomi de bir sıkıntı yaşanmadı. Kimse oralı bile olmadı…
Ve tsunami. Tayland hala  2004 Aralık ayında meydana gelen tsunaminin yaralarını sarıyor. Tsunamiden sonra Tayland’da geriye binlerce ölü, yokluk, yıkım ve yoksulluk kaldı. DiCaprio’nun oynadığı ‘The Beach’ filminin çekildiği dünyaca ünlü Phuket’in Phi Phi adasındayım. Batılı turistlerin gözde tatil beldesi. Tsunami sonrası bu küçük ada yerle bir olurken,  Phi Phi Adası’nda çok sayıda turist ve ada sakini suların altında kaldı. Sahilde yürürken, tsunami sonrası dikilen “deprem anında sahilden 500m. içeriye, en yüksek noktaya doğru ilerleyin” levhası o günün dehşetini bir kez daha gözler önüne seriyor…  Phi Phi Adası’nda Hippi Bar’da çalışanların gözlerinde bir gülümseme. Ama kederli bir gülümseme bu. Yaşamını 4 yıldır bu adada sürdüren ve Hippi Bar’ın müdavimlerinden olan  İrlandalı Alex, “o günü unutmak mümkün değil. Bir çok dostumuzu sularda kaybettik. En çok etkilenenler balıkçılar, sahilde dükkanları bulunanlar ve turistler oldu. Ama depremden kısa bir süre sonra hepimiz el ele verdik ve bu cenned adayı yeniden inşa ettik. Ve işte her şeye rağmen görüyorsunuz, hayat devam ediyor…”diyor.

Evet Tayland tsunami sonrası bir de askeri darbe yaşadı. Tsunaminin üzerinde yaklaşık 3 yıl, darbenin üzerinden ise bir yıl geçti. Ama her şeye rağmen Tayland’da hayat sürüyor ve Taylandlılar daha güzel yarınlar için yaralarını sarmaya devam ediyor. 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here